Ekonomi


Toygun ATİLLA

Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya üreticisi Petkim, yıllardır üzerinde çalışılan Master Plan’da kritik bir eşiği geçti.

Ancak 24 Eylül akşamı KAP’a yapılan açıklamadaki “yaklaşık 70 milyon dolarlık yatırım harcaması” ifadesini, Petkim’in yeni tesislerinin yatırım bedeli olarak okumamak gerekiyor.

70 milyon dolar, çok daha büyük bir yatırım kararına ulaşmak için yapılacak mühendislik, teknoloji lisanslama ve bunlara bağlı çalışmaların faturası.

Petkim henüz yeni tesislerin kurulmasına ilişkin nihai yatırım kararını vermiş değil.

ÜÇ DEVLE SÖZLEŞME İMZALANDI

Petkim’in KAP açıklamasına göre Master Plan kapsamında üç ayrı anlaşma imzalandı.

Technip Energies Italy ile FEED hizmetleri ve Mixed Feed Steam Cracker (MFSC) teknolojisi lisans sözleşmesi yapıldı.

Univation Technologies ile kurulması planlanan polietilen ünitesinin teknoloji lisansı için anlaşmaya varıldı.

Lummus Novolen Technology ile de polipropilen ünitesi için lisans ve mühendislik sözleşmesi imzalandı.

Böylece Master Plan’ın FEED, yani nihai yatırım kararından önceki son mühendislik aşaması resmen başladı. Petkim, bu çalışmaların 2027 yılı sonuna kadar tamamlanmasını ve süreç boyunca yaklaşık 70 milyon dolar yatırım harcaması yapılmasını planlıyor.

70 MİLYON DOLAR NEYİN PARASI?

İşte KAP açıklamasındaki en önemli ayrıntı burada.

Petkim açık biçimde FEED aşamasını “nihai yatırım kararı öncesindeki son mühendislik aşaması” olarak tanımlıyor.

Bu aşamada projenin teknik tasarımı, kullanılacak teknolojiler, maliyet tahminleri, uygulama modeli ve ekonomik fizibilitesi ayrıntılandırılacak.

Dolayısıyla 70 milyon dolar, yeni petrokimya kompleksinin toplam yatırım bedeli değil.

Petkim’in o yatırımı yapıp yapmayacağına ilişkin nihai kararın teknik ve ekonomik altyapısını oluşturacak sürecin harcaması.

Nihai yatırım kararının ise FEED çalışmalarının tamamlanmasının ardından yapılacak değerlendirmeler sonucunda verilmesi öngörülüyor.

ASIL BÜYÜKLÜK PETKİM’İN ESKİ SUNUMLARINDA

Patronlar Dünyası, Petkim’in daha önce yatırımcılara yaptığı açıklamaları da inceledi.

Burada Master Plan’ın ölçeğini ortaya koyan önemli rakamlar bulunuyor.

Petkim’in yatırımcı sunumuna göre KBR tarafından yapılan fizibilite ve teknik fizibilite çalışmasının sonuçları doğrultusunda;

1,2 milyon ton/yıl kapasiteli yeni etilen tesisi,

550 bin ton/yıl kapasiteli yeni polipropilen tesisi,

827 bin ton/yıl kapasiteli yeni HDPE/LLDPE tesisi

kurulması hedefleniyor.

Bu rakamlar henüz nihai yatırım kararı anlamına gelmiyor. Ancak 70 milyon dolarlık FEED harcamasının arkasındaki projenin gerçek ölçeğini gösteriyor.

MEVCUT TESİSLER DE MASADA

Master Plan yalnızca yeni tesislerden oluşmuyor.

Petkim’in 9 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında plan kapsamında yeni etilen, polipropilen ve yüksek yoğunluklu/doğrusal düşük yoğunluklu polietilen ünitelerinin yanı sıra mevcut aromatikler kompleksi, ftalik anhidrit ve düşük yoğunluklu polietilen üniteleri ile yardımcı işletmelerin modernizasyonunun da değerlendirildiği açıklanmıştı.

Yani masadaki proje yalnız kapasite artırımı değil; Aliağa’daki Petkim üretim altyapısının önemli bölümünün yeniden yapılandırılmasını içeriyor.

TÜRKİYE NEDEN BU YATIRIMI İZLİYOR?

Petkim’in 2025 Entegre Faaliyet Raporu’na göre şirket Türkiye’nin petrokimyasal hammadde ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor.

Petkim’in sektör sunumlarında da Türkiye iç talebinin büyük ölçüde ithalatla karşılandığı görülüyor. Özellikle polipropilen ve yüksek yoğunluklu polietilen gibi ürünlerde mevcut yerli kapasite ile tüketim arasındaki fark yüksek.

Bu nedenle Master Plan’ın hayata geçirilip geçirilmemesi yalnız Petkim bilançosunu ilgilendirmiyor.

Karar; Türkiye’nin petrokimya ithalatı, sanayinin hammadde tedariki ve SOCAR’ın Aliağa’daki STAR Rafineri-Petkim entegrasyonunun geleceği açısından da önem taşıyor.

SOCAR ve Petkim de Master Plan’ın hedeflerinden birinin rafineri-petrokimya entegrasyonunu daha ileri taşımak olduğunu daha önce açıkladı.

patronlarduyasi.com