Spor


Elif Yıldız HARMANKAYA

RENKLERİN ÖTESİNDE BİR VEDA: MIRCEA LUCESCU

Bazı insanlar vardır isimleri formaların, renklerin ve stadyumların çok ötesine geçer. Mircea Lucescu bizim için sadece bir "hoca" değil, futbolun fırtınalı denizinde yönünü hiç kaybetmeyen bir pusulaydı.

"Köpekler istedi diye atlar ölmez" dediğinde aslında bize sadece bir duruşu anlatmıştı. O, dışarıdaki gürültüye kulak asmayan, haksızlığa karşı öfkeyle değil akılla ve işiyle cevap veren bir adamın portresiydi. Türkiye’de rekabetin en sert, polemiklerin en karanlık olduğu yıllarda o, bir beyefendi ceketiyle kenarda durur; kimsenin rolünü çalmadan, kimseye bağırmadan sadece o yeşil sahayı bir dahi gibi yönetirdi.


Elif Yıldız Harmankaya, 2000 yılında UEFA Süper Kupasını kazanan Galatasaray'ın teknik direktörü olan Mircea Lucescu ile birlikte.

Galatasaray ile Avrupa’nın zirvesine dokunurken de, Beşiktaş’ın yüzüncü yılına o tarihi mührü vururken de hep aynıydı: Mütevazı ama sarsılmaz. 

Shakhtar’da kurduğu o muazzam düzen, sadece oyuncu yetiştirmek değil bir kültürü inşa etmekti.

Onun bu topraklardaki izi sadece kulüp renkleriyle de sınırlı kalmadı. 

Türk Milli Takımı’nın başına geçtiğinde, o gün eleştirilen ama bugün meyvelerini toplayan o büyük değişim operasyonunu başlatan isimdi. Hatta bugün Dünya Kupası'na giden bu jenerasyonun tohumlarını o günlerde büyük bir vizyon ve cesaretle atan yine "Il Luce"ydi. Tıpkı ömrünün son demlerinde vatanı Romanya’da yaptığı gibi; hep bir sonrayı, hep daha derinini düşündü.

Onun için futbol, sadece 90 dakikadan ibaret değildi; futbol, bir strateji, bir disiplin ve her şeyden önce bir karakter sınavıydı. Biz onu sadece kupalarla değil; omuzlarına attığı paltosuyla, basın toplantılarındaki bilgece sözleriyle ve en önemlisi, "futbolun sadece futbol olmadığını" bize her fırsatta kanıtlayan o derin bakışıyla hatırlayacağız.

Sahada başlayan bu uzun ve onurlu yolculuk, yine bir sahanın kenarında, vatanının renklerine hizmet ederken sona erdi. Belki artık o kenarda değil ama bıraktığı o "sessiz güç" yetiştirdiği her oyuncuda ve dokunduğu her taraftarın kalbinde yaşamaya devam edecek.

Renklerin ötesinde, her taraftarın saygıyla önünü iliklediği bir efsaneyi uğurluyoruz.

Güle güle Lucescu; ışığın, her zaman sevdiğin o yeşil sahaları aydınlatmaya devam etsin.

patronlardunyasi.com