Aktüel


STİL CADISI 

#video_9757870#

Uğur Dündar, X hesabında eski bir fotoğraf paylaştı.

1984 yılı.

Zeki Müren’in Levent’teki evinde çekilmiş bir kare.

Hülya Koçyiğit, Zeki Müren, Yıldız Kenter ve Uğur Dündar yan yana.

Stil Cadısı olarak fotoğrafa baktım.

Sonra bugünün galalarına, davetlerine, ödül törenlerine katılan ünlülerimizi düşündüm.

Ve içimden tek bir cümle geçti:

Meğer paçozluk henüz moda olmamış!

ZEKİ MÜREN: GÖSTERİŞİN BİLE BİR TERBİYESİ VARDI

Sahnede taşlar, pullar, tüyler, ihtişam…

Ama evinde konuklarını ağırlayan Zeki Müren’e bakın.

Çizgili koyu renk takım elbise, kusursuz bir saç, büyük güneş gözlükleri ve renkli kravat.

Biraz Hollywood, biraz eski İstanbul beyefendisi.

Üstelik bu fotoğrafın en önemli moda dersi de burada.

Zeki Müren sahnede dünyanın en gösterişli insanlarından biri olabilirdi. Ama nerede ne giyeceğini biliyordu.

Bugünse bazı ünlülerimiz sabah kahvaltısına bile sahne kostümüyle gidiyor!

HÜLYA KOÇYİĞİT: ŞIKLIK İÇİN SOYUNMAK GEREKMİYORMUŞ

Hülya Koçyiğit’in üzerinde pembe tonlarında, kat kat etekli, romantik bir elbise var.

Kabarık kızıl saçları, sade ayakkabıları…

Ne bağıran bir dekolte ne de kıyafetin önüne geçen bir aksesuar.

Kadın güzel. Elbise güzel. Ama asıl güzellik, ikisinin birbirini ezmemesinde.

Bugünün bazı davetlerinde kıyafet mi kadını taşıyor, kadın mı kıyafeti taşıyor, anlamak mümkün değil.

YILDIZ KENTER: SİYAHIN ASALETI

Fotoğraftaki en sessiz ama belki de en güçlü stil Yıldız Kenter’e ait.

Siyah balıkçı yaka, siyah pantolon, uzun çizmeler ve ince bir kolye.

Hepsi bu.

Ne büyük logolar ne de baştan aşağı marka gösterisi.

Yıldız Kenter’in kıyafeti sanki şunu söylüyor:

Benim kim olduğumu anlatmak için üzerimdeki etikete ihtiyacım yok.

Bugünün moda dünyasının en çok unuttuğu cümle belki de bu.

UĞUR DÜNDAR: KRAVATIN DA BİR AĞIRLIĞI VARDI

Uğur Dündar.

Koyu renk takım elbise, açık mavi gömlek, bordo kravat.

Özenli ama abartısız.

1980’lerin televizyon dünyasında ekrana çıkan insanların kıyafetleri de mesleki kimliklerinin bir parçasıydı.

Bugün bazı erkek ünlülerimizin davet kıyafetlerine bakınca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Terzinizle kavga mı ettiniz?

PAHALI GİYİNMEKLE ŞIK OLMAK AYNI ŞEY DEĞİL

Şimdi fotoğrafa bir kez daha bakın.

Dört insan.

Dört farklı meslek ve kişilik.

Hiçbiri birbirine benzemeye çalışmıyor.

Hiçbiri kıyafetiyle yanındakini gölgede bırakma telaşında değil.

Bugün milyonluk kıyafetler, devasa mücevherler, stil danışmanları, makyaj ekipleri, sosyal medya stratejileri var.

Bazen eksik olan tek şey zevk.

Elbette 1984’te de kötü giyinenler vardı. Bugün de çok zarif insanlar var.

Bu fotoğraf bize unutulmuş bir şeyi hatırlatıyor. 

Eskiden şıklık, dikkat çekmek için değil, kendine yakışanı bilmek için vardı.

Stil Cadısı’nın bu haftaki hükmü şudur… 

Moda değişir. Zevk değişebilir. Klasın modası geçmez.

Ne yazık ki para, her zaman klas satın alamaz.

patronlardunyasi.com