Toygun ATİLLA
Dört yıl önce bana yönelik kullanılan sözlere aynı dille karşılık vermedim.
Hakaret etmedim.
Sosyal medyada linç kampanyası başlatmadım.
Kalemimi kişisel hesaplaşmanın silahına çevirmedim.
Tek bir şey yaptım. Adalete başvurdum.
Hilal Kaplan’ın 26 Ağustos 2022 tarihinde sosyal medyada şahsıma yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle avukatım Hasan Gürbüz aracılığı ile manevi tazminat davası açtım.
İlk derece mahkemesi davayı reddetti.
“Adalet yok” demedim.
Mahkemeye saldırmadım.
Karara saygı duydum ama hukuken yanlış olduğunu düşündüğüm için hakkımı yine hukuk içinde aradım.
İstinafa gittim. Avukatım Hasan Gürbüz davanın her aşamasını titizlikle takip etti.
Dört yıl sonra karar çıktı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi beni haklı buldu.
İlk derece mahkemesinin ret kararını kaldırdı ve açtığım manevi tazminat davasının kısmen kabulüne hükmetti.

PD Genel Yayın Yönetmeni Toygun Atilla
MAHKEMENİN TESPİTİ AÇIK
Kararın benim için en önemli bölümü 15 bin liralık tazminat değil.
Şu tespit: Bölge Adliye Mahkemesi, dava konusu eylem nedeniyle manevi zarara uğradığım iddiasını ispat ettiğime ve kişilik hakkının zedelenmesine ilişkin Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesindeki koşulların oluştuğuna hükmetti.
Sonuçta Hilal Kaplan’ın 15 bin TL manevi tazminatı, olayın gerçekleştiği 26 Ağustos 2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödemesine karar verildi.
Yargılama giderleri ve 15 bin TL vekâlet ücreti de davalıya bırakıldı.
Karar, miktar itibarıyla kesin.
Üstelik oy birliğiyle.
15 BİN LİRANIN HİÇBİR ÖNEMİ YOK
Dört yıl süren bir hukuk mücadelesini 15 bin lirayla ölçmek zaten mümkün değil.
Ben para kazanmadım.
Hukuk mücadelemi kazandım.
Aradaki fark benim için çok büyük.
Gazetecilik yaparken başkalarından hukuk içinde kalmalarını istiyorsak, sıra kendimize geldiğinde de aynı sınavı vermek zorundayız.
Öfkelendiğinizde de.
Haksızlığa uğradığınızı düşündüğünüzde de.
İlk mahkeme aleyhinize karar verdiğinde de.
Ben dört yıl bekledim.
Bugün elimde sosyal medya hükmü yok.
Bir polemik galibiyeti yok.
Bir intikam cümlesi hiç yok.
Türkiye Cumhuriyeti adına verilmiş kesin bir yargı kararı var.
Bu nedenle bugün Hilal Kaplan’a söyleyecek tek bir kötü sözüm yok.
Gerek de yok.
Cevabı artık ben vermiyorum.
Karar verildi.
Bana düşen de dört yıl sonra iki kelime söylemek.
Teşekkürler Türkiye Cumhuriyeti Adaleti…
patronlardunyasi.com