Deniz DALLI
Kararda 6493 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (e) bentlerine de atıf yapıldı.
Bu iki hüküm önemli.
Kanunun 16/1-ç maddesi, kuruluşun faaliyet izni için aranan şartları kaybetmesini; 16/1-e ise TCMB’nin kuruluşun faaliyetlerine devam etmesinin ödemelerin güvenliğini tehdit ettiği sonucuna varmasını faaliyet izninin iptal nedenleri arasında sayıyor.
Resmî Gazete’de yayımlanan karar, Papel özelinde hangi somut tespitlerin bu hükümlerin uygulanmasına yol açtığını ayrıntılandırmıyor.
Bu nedenle lisans iptalini devam eden ceza soruşturmasındaki herhangi bir suç isnadının doğrudan sonucu olarak göstermek şu aşamada doğru değil.
OCAKTA KAYYUM, HAZİRANDA İDDİANAME, EYLÜLDE LİSANS İPTALİ
Papel’in dosyası aslında 23 Ocak 2026’da açıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şirkete operasyon düzenlendi, malvarlığına el konuldu ve TMSF şirkete kayyum olarak atandı. Soruşturmanın TCMB denetim raporu ile MASAK analizleri doğrultusunda yürütüldüğü açıklanmıştı.
Soruşturmanın ardından haziran ayında 44 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi.
İddianamede yasa dışı bahisten elde edildiği öne sürülen gelirlerin Papel üzerinden aklandığı iddia edildi; şüpheliler hakkında 9 yıldan 27 yıla kadar değişen hapis cezaları talep edildi. Bunlar iddianamedeki suçlamalar ve henüz kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri değil.
Şimdi bu zincire üçüncü halka eklendi:
23 Ocak: TMSF kayyum.
22 Haziran: 44 şüpheli hakkında iddianame.
18 Eylül: TCMB’nin lisans iptali kararı.
23 Eylül: Kararın Resmî Gazete’de yayımlanması.
PEKİ PAPEL’DE PARASI OLANLAR NE OLACAK?
Asıl kritik nokta burada başlıyor.
Elektronik para kuruluşlarındaki müşteri bakiyeleri sıradan şirket varlığı gibi değerlendirilmiyor.
6493 sayılı Kanun’un 22’nci maddesi, elektronik para kuruluşlarının elektronik para ihracı karşılığında topladığı fonların korunmasını zorunlu tutuyor.
Daha önemlisi aynı maddenin üçüncü fıkrası açık bir öncelik getiriyor:
Bir elektronik para kuruluşunun faaliyet izninin iptal edilmesi veya tasfiyeye girmesi halinde kabul edilen fonlar ve bunların tutulduğu hesaplar, başka kanunlardaki önceliklere bakılmaksızın fon sahiplerinin haklarının karşılanması amacıyla kullanılıyor. Kuruluş da fon sahiplerinin haklarının tazmininden sorumlu.
Yürürlükteki yönetmelik de elektronik para karşılığında alınan müşteri fonlarının kuruluşun diğer paralarından ayrıştırılarak bankalarda elektronik para koruma hesabında tutulmasını öngörüyor.
Faaliyet izninin iptali halinde ise bu koruma hesapları ilgili banka tarafından bloke edilerek fon sahiplerinin haklarının karşılanması için kullanılıyor.
TMSF MEVDUAT SİGORTASI DEĞİL
Burada önemli bir ayrım var.
Papel bir banka değil. Elektronik para kuruluşlarının elektronik para karşılığında aldığı fonlar, kanun gereği mevduat veya katılım fonu sayılmıyor. Dolayısıyla müşterinin korunmasının hukuki mekanizması bankalardaki klasik TMSF mevduat sigortası değil; 6493 sayılı Kanun’daki fonların ayrıştırılması ve koruma hesapları sistemi.
Papel’de TMSF’nin bulunmasının nedeni ise şirkete soruşturma kapsamında kayyum olarak atanmış olması.
ŞİMDİ DÖRT SORU CEVAP BEKLİYOR
TCMB’nin lisans iptaliyle birlikte Papel dosyasında bundan sonraki aşamanın netleşmesi gerekiyor:
Mevzuat müşterinin fonlarının korunmasına ilişkin çerçeveyi çiziyor.
23 Eylül sabahı itibarıyla Papel müşterilerine özel geri ödeme takvimi, başvuru yöntemi ve operasyon planı kamuoyuna açıklanmış değil.
TCMB’nin lisans iptalinin ardından Papel dosyasının artık en öne
patronlardunyasi.com