Toygun ATİLLA
12 Kasım’da Londra’da düzenlenecek müzayedede yüzlerce tarihî eser yeni sahiplerini arayacak.
Aralarında iki halı var ki hikâyeleri fiyatlarından çok daha ilginç.
Biri Uşak’ta dokunmuş olabileceği belirtilen 17. yüzyıl başlarına ait bir Lotto halısı. Diğeri 17. yüzyıl sonu ile 18. yüzyıl başına tarihlenen Gördes seccadesi.
İki halının da geçmişi aynı kişiye uzanıyor.
Osmanlı Padişahı II. Mustafa’nın huzuruna çıkan Habsburg İmparatorluğu’nun büyükelçisi Kont Wolfgang IV von Oettingen-Wallerstein’a.
TOPKAPI SARAYI’NDA BAŞLAYAN HİKÂYE

Yıl 1699.
Osmanlı İmparatorluğu ile Habsburglar arasında uzun yıllar süren savaşlar, Karlofça Antlaşması’yla yeni bir döneme girmişti.
Avrupa’nın siyasi haritasını değiştiren bu anlaşmanın ardından diplomatik ilişkilerin yeniden düzenlenmesi gerekiyordu.
Habsburg İmparatoru I. Leopold’un temsilcisi Kont Wolfgang IV von Oettingen-Wallerstein, bu tarihî dönemde İstanbul’a geldi.
1699-1701 yılları arasındaki büyükelçilik görevi sırasında Topkapı Sarayı’nda II. Mustafa ile görüştü.

Aradan üç asırdan fazla zaman geçti.
Şimdi Londra’daki Christie’s müzayede evinin kataloğu, bu görüşmelerden günümüze uzanan dikkat çekici bir aile hikâyesini anlatıyor.
Katalogdaki bilgiye göre iki Anadolu halısı, padişah tarafından konta hediye edilmişti.
Ancak Christie’s bu bilgiyi kesin bir tarihî belgeye değil, ailenin kuşaktan kuşağa aktardığı anlatıya dayandırıyor.
HALILAR ÜÇ ASIR BOYUNCA AİLEDEN ÇIKMADI
Hikâyenin belki de en dikkat çekici bölümü burada başlıyor.
Christie’s kayıtlarına göre iki halı da 1708 yılında hayatını kaybeden kontun soyundan gelen aile üyelerinde 2000’li yılların başına kadar kaldı.
Ardından bugünkü sahipleri, halıları doğrudan ailenin mirasçılarından satın aldı.
Böylece Osmanlı sarayına uzandığı ileri sürülen iki eser, üç asırdan uzun süren aristokrat aile geçmişinin ardından uluslararası sanat piyasasına girmiş oldu.
PATRONLAR DÜNYASI 1699 TARİHLİ HEDİYE LİSTESİNE ULAŞTI

Christie’s kataloğundaki aile anlatısının izini sürerken önemli bir tarihî belgeye ulaştık.
Avusturya Bilimler Akademisi’nin 2026 yılında yayımladığı Osmanlı-Habsburg diplomasi kaynakları arasında, II. Mustafa’nın İmparator I. Leopold’a gönderdiği hediyelerin listesi de bulunuyor.
Yaklaşık 1699 yılına tarihlenen bu belge, İstanbul’daki Osmanlı Arşivi’nin Nâme-i Hümâyûn Defterleri arasında kayıtlı.
Belgede yalnızca halılar yok.
Değerli taşlarla süslenmiş at takımları, gösterişli bir çadır, kıymetli kumaşlar, mücevherler ve atlar da bulunuyor. Hatta gümüş zincirli iki leopar bile hediye listesinde yer alıyor.
Ancak bizi özellikle ilgilendiren iki satır var.
15 adet işlemeli Uşak seccadesi.
4 adet büyük, işlemeli Acem halısı.
Bu kayıt, II. Mustafa döneminde halıların hükümdarlar arasındaki diplomatik hediyeleşmenin önemli parçalarından biri olduğunu doğrudan gösteriyor.
Fakat burada tarihî bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekiyor.
Osmanlıca belgedeki hediyeler İmparator I. Leopold’a gönderilmiş. Christie’s kataloğundaki iki halının ise büyükelçi konta şahsen verildiği anlatılıyor.
Dolayısıyla elimizdeki belge, müzayedeye çıkan iki halının padişahın hediyeleri olduğunu tek başına kanıtlamıyor.
Buna karşılık aynı dönemde, aynı diplomatik ilişkiler çerçevesinde Osmanlı sarayından halılar gönderildiğini doğruluyor.
AVRUPALI RESSAMIN ADINI TAŞIYAN ANADOLU HALISI
.jpg?mode=max)
Müzayededeki ilk eser, Lotto adıyla tanınan bir Anadolu halısı.
Bu isim, İtalyan Rönesans ressamı Lorenzo Lotto’dan geliyor. Sanat tarihçileri, onun resimlerinde görülen karakteristik geometrik desenli halıları bu adla sınıflandırıyor.

Christie’s, 177’ye 123 santimetre ölçülerindeki halıyı 17. yüzyıl başlarına tarihlendiriyor ve muhtemel üretim merkezini Uşak olarak gösteriyor.
İkinci eser ise 193’e 136 santimetre ölçülerinde bir Gördes seccadesi.
Christie’s kataloğunda benzerlerinin Romanya’nın Sibiu kentindeki Brukenthal Müzesi ile Viyana’daki Uygulamalı Sanatlar Müzesi koleksiyonlarında bulunduğu belirtiliyor.

ŞİMDİ LONDRA’DA YENİ SAHİPLERİNİ ARIYORLAR
Lotto halısının müzayede öncesi tahmini değeri 30 ila 40 bin sterlin.
Ancak bu rakam henüz gerçekleşmiş bir satış bedeli değil.
Halıların nihai fiyatları, 12 Kasım’daki müzayedede belli olacak.
Bu iki eseri diğer tarihî halılardan ayıran ise yalnızca dokumaları veya yaşları değil.
Bir Osmanlı padişahının, bir Habsburg büyükelçisinin ve Avrupa aristokrasisinin üç asırlık aile geçmişinin aynı koleksiyonda buluşması.
patronlardunyasi.com