Bakan Yıldırım, KDV oranında da bir indirimin öngörüldüğünü söyledi.
Antalya"da 6 Kasım"da başlayan ve kapanışı bugün yapılacak Uluslararası Telekomünikasyon Birliği Tam Yetkili Temsilciler Konferansı"na katılan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi.
Konferansın yapıldığı Sungate Port Royal Otel"deki odasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Binali Yıldırım, iletişim vergisinin yüksek olduğuna işaret etti. 1999"da yaşanan deprem felaketinin ardından yüzde 25 oranında faturalara yansıtılan iletişim vergisinin gelinen noktada GSM"de yüzde 56, sabitte ise yüzde 44 seviyesine ulaştığına dikkat çeken Yıldırım, Uganda"da bile faturalara yüzde 30 yansıyan iletişim vergisinin bazı ülkelerde yüzde 3"e kadar düştüğünü belirttti. Yıldırım, “Bizdeki sıkıntı vergi çeşitliliğinin fazla olması. Başka ülkelerde vergi tek kalem, bizde ise 4- 5 çeşit vergi var” dedi.
VERGİ İNDİRİMİNİ TIKIYOR
Telekom"un hisse devriyle iletişimde tekelciliğin kaldırıldığını belirten Yıldırım, “Sektörde rekabet devam ediyor, kampanyalar devam ediyor, fiyat indirimi oldu. Ancak fiyat indirimi bir yerde tıkanıyor. Vergi oranı yüksek olunca firmalar fiyatı daha fazla aşağıya çekemiyor” diye konuştu. Maliye Bakanlığı ile vergi oranını düşürecek çalışma yaptıklarını bildiren Bakan Yıldırım, “Bize düşen daha önce başlattığımız çalışmayı Maliye Bakanlığı ile koordinasyon halinde 2007"de yapıp hem indirim oranı, hem de uygulanacağı takvimi belirlemek. 2007"deki işimiz bu olacak, hem orana yönelik hem uygulamaya yönelik çalışma yapacağız” dedi.
SANTRALLER DİJİTAL OLUYOR
Bakan Yıldırım, bir basın mensubununAnadolu'daki santrallerin dijital olması yönünde bir çalışma olup olmadığı yönündeki sorusu üzerine, diğer şirketlerin elinde ne varsa özelleştirilen Türk Telekom'un elinde de onun olduğunu söyledi. Türkiye'de 3 yıl önce santrallerin tamamının analog olduğuna dikkati çeken Yıldırım, ''Türk Telekom yeni ortaklık yapısına kavuşmadan santralların yüzde 90'ını sayısal çevirdik. Şu anda yüzde 10'luk bir aboneye sahip santral hala sayısal değil. Onun da planlamasını yaptılar, yatırım kararını aldılar. 2007 yılı içinde bitecek'' dedi.
Türk Telekom'un da bu gelişime ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Bakan Binali Yıldırım, telekomünikasyonda bilgi iletişim kısmının çok geliştiğini, internet, katma değerli hizmetler, mesaj servisi, operatörler arasındaki bağlantı gibi konularda sayısal santral olmayınca başarılı olunmadığını kaydetti. Türk Telekom'un maliyeti yüksek olmasına rağmen bunu yapmak yönünde adımlar attığını belirten Yıldırım, şöyle konuştu: ''Bir sene içinde, Türkiye'nin hiçbir yerinde sayısal olmayan santral kalmayacak. 2 milyondan az abone kaldı sayısal olmayan, diğerlerinin tamamı oldu. 2007'de bitecek bu proje. Zannediyorum 100 milyon dolara yakın bir yatırım gerektiriyor. Önemli değil. Ülkemizin buna ihtiyacı var. Orta ve uzun vadede de Türk Telekom bunun karşılığını alacaktır diye düşünüyorum. Santral değişimine katkı sağlamamız da söz konusu değil. Onlar kendi imkanlarıyla yapacaklar. Türk Telekom'un bugün Turkcell ve Telsim ile farkı yok. Vatandaşın artık seçim yapma şansı var. İyi hizmet verirsen seninle devam eder, vermezsen, kim iyi hizmet veriyorsa onunla devam eder.''
OGER TELEKOM
Binali Yıldırım, bir gazetecinin, Türk Telekom'un yüzde 55'ini satın alan Oger Telekom'un ilk yıl içinde yapacağını taahhüt ettiği yatırımları yapmadığı yönündeki iddiaları hatırlatması üzerine, şunları söyledi: ''Bu konularda ileri geri, yerli yersiz laflar oluyor. Bunların esası şudur: Türk Telekom'un yeni bir ortağı vardır. Yüzde 55 oranında hissesi Türk Telekom ile yapılan imtiyaz sözleşmesinin devamı olarak 20 yıl süreyle bir ortak alınmıştır. Türk Telekom'da değişen sadece budur, bu ortakla bundan sonra yoluna devam edecektir, süresi bitinceye kadar. Bu süre içinde de yatırım yapma zorunluluğu vardır. Ama bu yatırımın şu güne kadar, şu kadar yatırım diye rakamlarla telaffuz edilmesi söz konusu değil. Zaten bu yatırımı yapmazsa rekabet gücü zayıflar. Yapmak zorunda. Sadece sözleşmeyle yükümlü olduğu için değil, şirket kendi geleceği için yatırım yapmak zorunda da. Bunu da yapıyorlar. Bu anlamda bir sıkıntımız yok. Türk Telekom'da ortaklar, hissedarlar sözleşmesini ihlal edecek herhangi bir olumsuzluk söz konusu değil.'' Bakan Yıldırım, şu ana kadar yapılan yatırımın tahminen 500 milyon doların üzerinde olduğunu da belirtti. Türkiye'nin kruvaziyer turizmde rekora gittiğini belirten Yıldırım, ''12 liman uğrak yeri olarak planlarını yapan büyük turist gemileri, aşağı yukarı rekor sayıya ulaşmış durumdalar. Bunlar alınan tedbirlerle oldu. Liman ücretlerini düşürdük. Kabotaj hattında yakıt ücretini düşürdük. Mevzuatı kolaylaştırdık. Girişimcinin önünü açtık'' dedi.
DENİZCİLİK SEKTÖRÜ
Bakan Binali Yıldırım, Türkiye'nin son dört yıldır altın yılını yaşadığını söyledi. Özellikle yat ve gemi inşaatında önemli adımlar atıldığını ifade eden Yıldırım, ''Türkiye özellikle gemi inşaatında üs haline geliyor, bölgesel güç haline geliyor dersek yanlış olmaz'' diye konuştu. Yıldırım, 2002 yılı itibariyle Türkiye'nin dünya sıralamasında 23. ülke olduğunu, bugün ise 8. sıraya yükseldiğini söyledi. Dört yıl içinde çok önemli bir adım atıldığını belirten Yıldırım, ''Önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye'nin üçüncü, dördüncü sıraya yükselmesi işten bile değildir. Bunun adımlarını da attık'' dedi.
Geçmişte gemilerin yapılmasının yıllar aldığını, şimdi ise haftada iki geminin denize indiğini belirten Yıldırım, yılda ise 80-90 geminin tesliminin yapıldığını bildirdi. Ulaştırma Bakanı Yıldırım, Türkiye'nin özellikle yat imalatında dünyayla boy ölçüşecek düzeye ve marka haline geldiğini kaydetti. Denizcilik sektörünün döviz kazandıran bir sektör olduğuna da dikkati çeken Binali Yıldırım, ''2003 yılı başında sektörün kazandırdığı döviz miktarı 300 milyon doları geçmezken, bugün 2,5 milyon doları aştı'' diye konuştu. Binali Yıldırım, Tuzla bölgesinde toparlanmış 35-40 tersaneye bir-iki sene içinde 60'ın üzerinde yeni tersanenin ekleneceğini de vurguladı.
LİMANLARIN ÖZELLEŞTİRİLMESİ
Yıldırım, Mersin Limanı'nın geçen aylarda özelleştirildiğini, ancak bu konuda bir yargı sürecinin devam ettiğini bildirdi. Yargı sürecinin uzamasının liman, yatırımcılar ve yapılacak işlerin devamlılığı açısından hoş olmadığını belirten Binali Yıldırım, kararın bir an önce verilmesinin istendiğini kaydetti. Bakan Yıldırım, özelleştirme lafının ''itici'' olduğunu belirterek, şöyle konuştu: ''Özelleştirmeyi bazıları ülkenin imkanlarını, alt yapısını başkalarına sunmak, adeta kaynaklarımızı, ülke hak ve menfaatlerini korumada zaafa düşme gibi algılıyorlar. Böyle bir şey yok. Bir kere ülkenizde güven ortamı olacak ki insanlar gelip ülkenize yatırım yapsın. Limanları yerli veya yabancı yatırımcı geldi aldı. Ne olacak? Limanların kurallarını siz koyuyorsunuz. Giriş-çıkışlarını, liman ücret tarifelerini idare olarak siz belirliyorsunuz. Hal böyle olunca, bunun işleticisinin kim olduğunun ne önemi var. Yanlış bir şey olduğunda defterini dürersin ister yabancı, ister yerli olsun. Oyunun kurallarını koyan sizsiniz. Ben bu endişeleri yersiz buluyorum.''
İSTANBUL'UN TRAFİK SORUNU
Bakan Binali Yıldırım, İstanbul'un trafik sorununa ilişkin soruya da kentte her gün 650 yeni aracın trafiğe çıktığını dile getirdi. Türkiye genelinde 12 milyon araç bulunduğuna dikkati çeken Yıldırım, bunun 2,5 milyondan fazlasının İstanbul'da bulunduğunu vurguladı. Yıldırım, bakanlığının sorumluluk alanının çok geniş olduğunu belirterek, ''Ulaştırma bakanı olunca insanlar beni çok hatırlıyorlar. Günün her saatinde hatırlıyorlar. Yolda lastiği patlayan sürücümüz bizi yad ediyor. Uçağını kaçıran bizi yad ediyor. Trafikte sıkışan bizi hatırlıyor. Cep telefonu çekmeyen, kapsama alanı dışında kalan bizi hatırlıyor. Sağ olsunlar milletimiz her zaman bizi hatırlıyor'' diye espri yaptı.
İstanbul'un kapasitesinin var olan araç sayısını kaldırmadığını ifade eden Bakan Yıldırım, bu büyüme sonucunda mucize beklenmemesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, İstanbul'un raylı sistemde geç kaldığını belirterek, Londra'nın 400 kilometre raylı sistemi 100 yıl önce yaptığını, İstanbul'un ise bu sürede sahip olduğu tek raylı sistemin Karaköy ile tünel arasındaki 800 metrelik tünel olduğunu kaydetti. Yıldırım, 1990'lı yılların başından günümüze İstanbul'a 130 kilometrelik raylı sistem kurulduğunu, bunun da yetersiz olduğunu belirterek, şöyle konuştu: ''Marmaray, ikinci tüp geçit, üçüncü köprü. Bunlar yapılırken İstanbul Büyükşehir Belediyesi de kavşak düzenlemeleriyle İstanbul trafiğini kısmen rahatlatmaya çalışıyor. Ama İstanbul'da olduğu gibi dünyanın bütün büyük şehirlerinde trafik sorunu var. Bunu çözebilen ülke yok ama hafifleten ülkeler var'' dedi.
KONFERANS
Bakan Binali Yıldırım, ITU Tam Yetkili Temsilciler Konferansı'nın bugüne kadar yapılan genel kurullar içinde katılım oranı en yüksek olanı olduğunu vurguladı. Birleşmiş Milletler çatısı altında 191 ülke olduğunu ve bunların 166'sının konferansa katıldığını belirten Yıldırım, ''Katılanların da 80'den fazlası bakan. Haberleşmeden, bilgi iletişim teknolojileri ve ulaştırmadan sorumlu bakan. 30-40 civarında bakan yardımcısı var. Türkiye'den katılanlar hariç toplam 2 bin 100 delege var'' dedi.
MEKTUP YAZMAK ZOR
Binali Yıldırım, deniz piyadesi olarak Lübnan'a giden oğlu Bülent Yıldırım'a mektup gönderip göndermediği yönündeki bir soruya da henüz yazmadığı yanıtını verdi. Yıldırım, mektup yazmayı beceremediğini ve sevmediğini belirterek, ''Mektup eskiden yazılıyordu. Şimdi cep telefonu, internet çıkınca mektubun pabucu dama atıldı. Ama mektubun verdiği duygusallığı da vermiyor'' diye konuştu. Oğlunun belirli aralıklarla Magosa'ya geldiğini belirten Bakan Yıldırım, bu günlerde oğluyla telefonla görüştüğünü, ancak oğlunun kendilerinden önce eşi ve çocuğunu aramayı tercih ettiğini vurguladı.