Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kurulacak olan yeni tesis, klasik kömür yakımından farklı çalışan “coal-to-chemicals” yani “kömürden kimyasal üretim” teknolojisini kullanacak.
Bu sistemde kömür doğrudan yakılmıyor; yüksek ısı altında parçalanarak sentez gazına dönüştürülüyor. Ortaya çıkan hidrojen ve karbonmonoksit gibi gazlar daha sonra farklı kimyasal süreçlerden geçirilerek metanol, plastik hammaddesi, sentetik yakıt ve çeşitli petrokimya ürünlerine çevriliyor.

ÇİN SON YILLARDA BU ALANA YATIRIMI ARTIRIYOR
Uzmanlara göre bu teknoloji yalnızca kimyasal üretimle sınırlı değil. “Coal-to-liquids” (CTL) adı verilen yöntemle kömürden dizel, benzin, uçak yakıtı ve gemi yakıtı gibi sıvı yakıtlar da elde edilebiliyor. Süreçte kömür önce gazlaştırılıyor, ardından açığa çıkan gazlar soğutulup kimyasal olarak işleniyor. Son aşamada ise katkılarla farklı yakıt türlerine dönüştürülüyor.
Çin son yıllarda özellikle enerji güvenliği nedeniyle bu alana büyük yatırım yapıyor. Reuters’a göre ülkede kömürden gaz, yakıt ve kimyasal üretim kapasitesi hızla büyüyor. Pekin yönetimi, olası jeopolitik krizlerde petrol ve LNG ithalatının kesintiye uğraması riskine karşı bu tesisleri stratejik güvenlik unsuru olarak görüyor.

YENİ BİR TEKNOLOJİ DEĞİL
Kömürden sıvı yakıt üretimi aslında onlarca yıllık bir teknoloji. Özellikle petrol kaynaklarının sınırlı olduğu dönemlerde birçok ülkede kullanıldı. En bilinen örneklerden biri, apartheid döneminde uluslararası yaptırımlarla karşı karşıya kalan Güney Afrika oldu. Ülkede kömürden sentetik benzin ve dizel üretimi uzun yıllar yaygın şekilde kullanıldı.
Benzer yöntemler geçmişte bazı Afrika ülkelerinde de uygulandı. Ağır sanayi bölgelerinde ortaya çıkan hava kirliliği ve kimyasal emisyonların sağlık sorunlarına yol açtığına dair çok sayıda tartışma yaşandı.
Uzmanlar, modern tesislerde filtreleme ve karbon yakalama teknolojileri kullanılsa da kömür bazlı kimya endüstrisinin hâlâ yüksek çevresel risk taşıdığına dikkat çekiyor.
patronlardunyasi.com