Sağlık


Günümüzde biyoteknoloji ve transhümanizmin ve bu akımın en büyük alt dalı olan uzun ömürlülük (longevity) artık milyarlarca dolarlık küresel bir pazar haline gelmiş durumda. İyi yaşam ekonomisi içindeki uzun ömür odaklı pazar hacminin 610 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Sadece doğrudan biyoteknolojik ilaç, gen terapisi ve hücresel gençleştirme araştırmalarını kapsayan pazarın büyüklüğünün ise 31 milyar doları aştığı değerlendiriliyor.

MİLYARDERLERİN ÖLÜMSÜZLÜK VE GENÇ KALMA ARAYIŞI

Silikon Vadisi milyarderleri ve küresel teknoloji liderleri, tıpkı destanlardaki gibi, ölümsüzlüğün ve uzun ömürlülüğün (longevity) peşinde. 

Jeff Bezos, yaşlanmayı ve hücrelerin işlevini kaybetmesini tersine çevirmeyi hedefleyen Altos Labs'a milyarlarca dolar yatırım yaparken, Sam Altman, Retro Biosciences adlı girişime yaşlanmayı geciktirip insan ömrüne 10 yıl daha eklemek amacıyla 180 milyon dolar aktardı. 

Elon Musk'ın Neuralink şirketi de insan beynine yerleştirilen çipler aracılığıyla doğrudan insan-bilgisayar arayüzü oluşturmayı hedefliyor. 

Ölümsüzlük ve uzun ömürlülük hayali peşinden koşan isimlerden biri de Bryan Johnson. 

ÖLÜMSÜZLÜK HAYALİ İÇİN YILDA 2 MİLYON DOLAR HARCADI

Amerikalı ünlü biyohacker, 400 milyon dolarlık bir servete sahip. Johnson, bu servetin büyük bir kısmını 2007 yılında kurduğu mobil ödeme şirketi Braintree'yi 2013 yılında 800 milyon dolara PayPal'a satarak elde etmişti. 

18 yaşına dönmek için kendisine tuttuğu 30 doktor ve bunun için yıllık 2 milyon doları gözden çıkardığı haberleriyle gündeme gelen Amerikalı milyoner, bu kez de sağlık sorunlarıyla gündemde. 

'MİDEM KENDİ KENDİNİ YİYOR'

Bryan Johnson, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada tedavisi bulunmayan bir otoimmün hastalığa sahip olduğunu duyurdu.

48 yaşındaki Johnson, "Midem kendi kendini yiyor" ifadelerini kullanarak kendisine otoimmün gastrit teşhisi konulduğunu açıkladı. Hastalığın toplumun yalnızca yüzde 2 ila 5'ini etkilediğini belirten Johnson, "Bunu da çözmeye çalışacağım" dedi.

FAST FOOD, ŞEKERLİ İÇECEKLER, STRES, KİLO, DEPRESYON...

Çocukluk döneminde sık sık fast food tükettiğini ve şekerli içecekler içtiğini açıklayan Johnson, sonraki yıllarda stres, kilo artışı ve kronik depresyonla mücadele ettiğini anlattı.

Bu süreçte bağışıklık sisteminin hem tiroit bezine hem de mide zarına saldıran bir otoimmün süreç geliştirdiğini belirten Johnson, yıllarca hastalığının farkında olmadığını söyledi. Johnson'a göre hastalık bu süre içinde vücudunda geri dönüşü olmayan hasarlara yol açtı. Bunlar arasında besin eksikliği, kansızlık ve mide kanseri riskinde artış olduğu ifade edildi.

21 YAŞINDA DA TİROİT HASTASI OLDU

Johnson, 21 yaşında kendisine tiroit bezinin yeterince hormon üretememesi nedeniyle hipotiroit teşhisi konulduğunu ve o tarihten bu yana söz konusu hastalık için ilaçlar kullandığını açıkladı. Herhangi bir terslik hissetmemesine rağmen otoimmün gastritin erken işaretlerinin olduğunu belirten Johnson, özellikle demir depolarını gösteren ferritin seviyelerinin sürekli düşük olmasının önemli bir uyarı olduğunu ifade etti.

HASTALIĞINI NASIL ÖĞRENDİ?

Johnson, hastalığını öğrenmesinde de demir takviyesi almasına rağmen ferritin değerlerinin normal seviyeye çıkamamasının etkili olduğunu anlattı. 
Johnson'un aktardığına göre önce kolonoskopi yapıldı ve kolon kanserinin belirtileri arandı. Ardından sindirim sisteminin tamamını incelemek amacıyla üst ve alt endoskopi ile çeşitli kan testleri yapıldı. Kan testlerinde mide hücrelerine karşı gelişen antikorların yüksek olduğu tespit edildi. Kesin tanı ise mide biyopsilerinde mide iç yüzeyinde erken hasar belirtilerinin saptanmasının ardından konuldu.

HASTALIKLARI BİRBİRİNİ TETİKLEDİ

Johnson demir eksikliği, otoimmün tiroit hastalığı ve otoimmün gastritin birbirleriyle bağlantılı olduğunu belirtti.

Milyonere göre düşük demir seviyesi tiroit hormonlarının aktif forma dönüşmesini zorlaştırırken yetersiz çalışan tiroit bezi de vücudun demiri kullanmasını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle her iki hastalık birbirini besleyerek tedavi sürecini zorlaştırıyor.

Johnson, otoimmün gastritin tamamen iyileştirilemediğini ancak B12 vitamini enjeksiyonları ve damardan demir tedavisi ile kontrol altında tutulabildiğini söyledi.

patronlardunyasi.com