Spor


Açıkçası, hastanelik olacak kadar hasta olmama rağmen ben de bu tarihi maçı kaçırmak istemedim. Rams Park’taki atmosfer uzun zamandır gördüğüm en güçlü ambiyanslardan biriydi. Tribünlerde, başarıya alışmış ve bunu artık standart hâline getirmiş bir taraftar kutlaması vardı.

YOKLUKLA DEĞİL, TOKLUKLA İMTİHAN 

Tribünler coşkuluydu. Ancak kulübün Samsun mağlubiyetinin ardından rehavete yol açmamak adına bilinçli şekilde büyük bir kutlama planlamadığı hissediliyordu. Diğer şampiyonluk gecelerinin aksine ne Florya’da ne de Kemerburgaz’da herhangi bir kutlama organize edilmemişti.

Daha ilginç olan ise sokaklardaki sessizlikti. Normal şartlarda şampiyonluk gecelerinde İstanbul’un ritmi değişir. Kornalar sabaha kadar susmaz, caddeler bayraklarla dolar. Dün gece ise şehre garip bir sükûnet hakimdi.

Sanırım bunun temel nedeni, Galatasaray taraftarının başarıya fazla alışmış olmasıydı.

Artık lig şampiyonluğu, Galatasaraylılar için gece boyu kutlanacak olağanüstü bir olay olmaktan çıkmış durumda. Maçın bitiş düdüğünden hemen sonra tribünde açılan “Hedef 27” pankartı da bunun en net göstergesiydi. Galatasaray taraftarı için artık bir hedef sona ererken aynı anda bir yenisi başlıyor. Bu durumun doğal sonucu olarak da en küçük tökezlemede teknik heyete ya da yönetime yönelik serzenişlerin dozu artıyor. Çünkü çıta artık yalnızca Türkiye’de şampiyon olmak değil; sürekli bir üstünlük kurmak ve Avrupa’da daha büyük bir hikâye yazmak.

İşte tam da bu nedenle Galatasaray’ın önümüzdeki sezon işi bu yıldan daha zor olacak.

Büyüklerimizin de dediği gibi: “Tok ağırlamak zordur”. Uzun süre kazanmaya alışmış bir camiayı heyecanlandırmak, taraftarı mutlu etmek kolay değil.

Artık Galatasaray’da yalnızca şampiyonluk yeterli olmayacak. Avrupa’da daha güçlü bir oyun ve daha istikrarlı bir sistem inşası beklenecek. Bu da yönetimin, teknik ekibin ve oyuncuların üzerindeki baskıyı doğal olarak artıracak.

Ben önümüzdeki sezon Galatasaray’ın köklü bir yapılanmaya gideceğini düşünüyorum. Yönetim tarafında çok büyük bir revizyon yaşanmasa da kadro tarafında ciddi değişimler görebiliriz. Uzun süredir başarı yaşayan bazı oyuncuların doğal bir doyum noktasına ulaştığı bir süredir açıkça hissediliyor. Bu nedenle daha dinamik, daha aç ve fiziksel seviyesi daha yüksek bir oyuncu grubuna yönelim olacağını düşünüyorum.
Özellikle Şampiyonlar Ligi’nde bu sezondan daha ilerisi hedefleneceği için, Galatasaray’ın bu yaz transfer dönemini agresif geçirmesi sürpriz olmayacaktır.

ICARDI'NİN VEDASI

#video_9737537#

Dün geceye damga vuran anlardan biri şüphesiz Mauro Icardi’nin vedasıydı. Muhtemelen Galatasaray taraftarı kendi evinde Icardi’yi son kez izledi. Icardi, dört yıl boyunca bizlere yalnızca büyük bir golcü değil, gerçek bir Galatasaray efsanesi izletti. Maç sonunda “Aşkın Olayım” şarkısı çalarken hem ağladı hem de ağlattı. Tribünlerde çok duygusal anlar yaşandı. Ben de gözlerim dolu bir şekilde şarkıya eşlik ederken, en son eski Ali Sami Yen Stadyumu’nun veda maçında bu kadar duygulandığımı hatırladım.

Ancak bir gerçek var ki, Galatasaray gibi köklü camialar için isimler gelip geçicidir.

Yıldızlar gider, dönemler kapanır…

Bunun bilincinde olan Galatasaray taraftarının, Icardi’ye veda ettikten sonra hep bir ağızdan söyledikleri beste de tam olarak şöyle bitiyordu:
“Bize her sevdadan geriye kalan, sadece Galatasaray.”

patronlardunyasi.com