Ekonomi


Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel ekonomiye ilişkin güncel tahminlerini açıkladı . Kurum raporunda İran çatışmasının 2027’ye uzaması halinde küresel çapta bir dizi durgunluğa işaret etti.

Küresel GSYİH’nin 2025’teki yüzde 3,4’ten bu yıl yüzde 2,1’e düşeceği bir uzun süreli aksama senaryosunu ortaya koyan OECD’ye göre Orta Doğu çatışması gelecek yıla uzarsa, küresel büyümeyi ciddi şekilde etkileyecek, bazı ekonomileri durgunluğa sürükleyecek ve enerji kıtlığına neden olacak.

Bundan en çok gelişmekte olan ekonomilerin etkileneceğini belirten OECD, çatışmanın gelişimine ilişkin belirsizlik nedeniyle iki senaryo ortaya koydu.

Çatışmanın 2027’ye uzamadığı, Körfez ekonomilerinde enerji üretimi ve ticaretinin 2026 ortalarından itibaren kademeli olarak çatışma öncesi seviyelere döndüğü ve aksaklıkların yavaş yavaş ortadan kalktığı öngören senaryoda ise özellikle Asya’da olmak üzere bazı ekonomilerde sınırlı enerji kıtlığı yaşanmaya devam edeceğini öngördü.

Yine de küresel GSYİH büyümesinin yüzde 2,8 olacağını tahmin edildi ki bu geçen yıla göre bir düşüş olsa da uzun süreli aksama senaryosuna göre önemli ölçüde daha güçlü. Ardından 2027’de yüzde 3,1’e yükseleceği bildirildi.

ENFLASYON VE BORÇLANMADA RİSKLER ARTIYOR

Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan piyasa ekonomilerinde enflasyonist baskıların arttığı vurgulanırken, sınırlı süreli aksama senaryosunda, G20 ekonomilerinde yıllık tüketici fiyat enflasyonunun, 2027’de yüzde 3,1’e düşmeden önce, 2025’teki yüzde 3,4’ten 2026’da yüzde 4’e yükselmesi bekleniyor.

Uzun süreli aksama senaryosunda ise enflasyon önemli ölçüde daha yüksek olacak.

Her iki senaryoda da OECD’nin endişesine göre, güven kaybı nedeniyle şirketlerin borçlanma maliyetinin artması muhtemel.

OECD, G20 ekonomilerindeki toplam şirket borcunun 2025’in üçüncü çeyreğinde 90 trilyon dolar (66 trilyon sterlin) olduğunu ve bunun dörtte birinin önümüzdeki üç yılda vadesinin dolacağını, bunun da daha yüksek faiz oranlarına yol açabileceğini belirtti.

Ayrıca 2008 mali krizinden bu yana şirketlere giderek daha önemli bir kredi sağlayıcısı haline gelen şeffaf olmayan özel kredi sektörünün riskliliği konusundaki endişelere de dikkat çekti.

OECD, özel kredinin finans sektörünün diğer bölümleriyle olan bağlantısının, bir düzeltme durumunda “olumsuz yayılma riskleri” yaratabileceği konusunda uyardı.

patronlardunyasi.com