Kültür-Sanat


Elif YILDIZ HARMANKAYA

Lucas Cranach the Elder’in yaklaşık 1530 tarihli iki büyük boyutlu “Adam” ve “Eve” panelinin arkasında yaklaşık bir asırlık olağanüstü bir mülkiyet zinciri var.

Berlin’den Amsterdam’a, Hermann Göring’in koleksiyonundan savaş sonrası Hollanda devletine, oradan bir Rus aristokratına ve sonunda California’daki Norton Simon Museum’a uzanan bir zincir…

Şimdi bu zincirin son halkası yeniden mahkemede.

DAVA 14 EYLÜL’DE AÇILDI

Jewish Federation Los Angeles, Goudstikker’in hayattaki tek mirasçısı Marei von Saher’in kendisine verdiği yetkiye dayanarak 14 Eylül 2026’da Los Angeles’ta yeni bir dava açtı.

Davanın hedefinde Norton Simon Museum’da sergilenen iki Cranach var.

Yaklaşık insan boyutlarındaki iki panelin her biri 190,5 santimetre yüksekliğinde ve 69,9 santimetre genişliğinde.

Federation, eserlerin müzeden alınmasını talep ediyor.

Bu ilk dava değil.

Aynı eserler için başlayan önceki hukuk mücadelesi yaklaşık 12 yıl sürdü. ABD 9. Temyiz Mahkemesi 30 Temmuz 2018’de müze lehine verilen kararı onadı. ABD Yüksek Mahkemesi ise 20 Mayıs 2019’da Marei von Saher’in başvurusunu incelemeye almadı.

Yüksek Mahkeme, eserlerin mülkiyeti konusunda esastan yeni bir karar vermedi; alt mahkeme kararının incelenmesi talebini reddetti.

HER ŞEY 1931’DE BERLİN’DE BAŞLADI

İki tablonun modern dönemde izlenebilen hikâyesi 1931’de Berlin’deki bir müzayedeye uzanıyor.

Sovyet yönetimi tarafından satışa çıkarılan ve “Stroganoff Collection” adıyla sunulan eserleri dönemin önemli Hollandalı Yahudi sanat tüccarlarından Jacques Goudstikker satın aldı.

Ancak burada bile provenans dosyasında tartışmalı bir halka bulunuyor.

Eserlerin gerçekten Stroganoff ailesine ait olup olmadığı kesin biçimde ortaya konulabilmiş değil. Önceki Amerikan yargılamasında da bu konu tartışıldı.

Kesin olan ise tabloların 1931’den sonra Goudstikker’in sanat şirketinin envanterinde bulunduğu.

GOUDSTIKKER HOLLANDA’DAN KAÇARKEN ÖLDÜ

Mayıs 1940…

Nazi ordusu Hollanda’yı işgal etti.

Jacques Goudstikker, eşi Desi ve oğluyla ülkeden kaçmaya çalıştı. Goudstikker, 16 Mayıs’ta İngiltere’ye doğru giden SS Bodegraven gemisinde geçirdiği kazada hayatını kaybetti.

Geride Avrupa’nın önemli Old Masters koleksiyonlarından biri kaldı.

Ve küçük siyah bir defter…

Goudstikker kaçarken yanında galerisindeki eserleri kaydettiği envanter defterini taşıyordu.

Yıllar sonra yüzlerce eserin provenansının ve restitüsyon taleplerinin belirlenmesinde bu defter önemli delillerden biri haline gelecekti.

“Adam” ve “Eve” de kayıtlı eserler arasındaydı.

CRANACH’LAR GÖRING’E GİTTİ

Goudstikker’in ölümünden sonra şirketin varlıkları iki ayrı işlemle el değiştirdi.

Banker ve sanat tüccarı Alois Miedl şirketin bazı varlıklarını, gayrimenkullerini ve bir grup eseri aldı.

Hermann Göring ise başka bir anlaşmayla sanat eserlerinin büyük bölümünü satın aldı.

İki Cranach da Göring’in aldığı eserler arasındaydı.

Sonraki Amerikan yargılamalarında bu işlemin baskı altında gerçekleştiği konusu taraflar arasında esaslı bir ihtilaf olmaktan çıktı.

Böylece yaklaşık 1530’da yapılmış “Adam” ve “Eve”, Nazi Almanyası’nın en güçlü isimlerinden birinin sanat koleksiyonuna girdi.

MÜTTEFİKLER BULDU, HOLLANDA’YA VERDİ

Savaşın sonunda eserler Müttefik kuvvetler tarafından Almanya’da bulundu.

1946’da Hollanda devletine teslim edildi.

Fakat hikâyenin en tartışmalı bölümlerinden biri bundan sonra başladı.

George Stroganoff-Scherbatoff, tabloların geçmişte kendi ailesine ait olduğunu ileri sürdü.

Hollanda devleti 1966’da iki eseri Stroganoff-Scherbatoff’a devretti.

Beş yıl sonra tablolar yeniden el değiştirdi.

1971’DE 800 BİN DOLAR

Norton Simon Art Foundation iki Cranach’ı 1971’de Stroganoff-Scherbatoff’tan bir aracı üzerinden 800 bin dolara satın aldı.

Eserler o tarihten beri Pasadena’daki Norton Simon Museum ile özdeşleşmiş durumda.

Bugün için güvenilir ve güncel bir piyasa değerlemesi kamuya açık değil.

Dolayısıyla “tablolar bugün şu kadar milyon dolar ediyor” demek mümkün değil.

Ancak Lucas Cranach the Elder’in müze kalitesindeki eserlerinin uluslararası Old Masters piyasasının önemli varlıkları arasında bulunduğu biliniyor.

Asıl ekonomik soru da burada başlıyor.

HOLLANDA 202 ESERİ İADE ETTİ, BU İKİSİNİ EDEMEDİ

Goudstikker dosyasında yıllar sonra çok önemli bir gelişme yaşandı.

Hollanda’nın restitüsyon politikasını yeniden değerlendirmesinin ardından Goudstikker mirasçılarının talebi yeniden ele alındı.

2006’da Hollanda devleti, Göring işlemi kapsamında el değiştirmiş 202 eseri Marei von Saher’e iade etti.

Fakat “Adam” ve “Eve” bunların arasında değildi.

Basit bir nedenle:

Hollanda devleti iki Cranach’ı 40 yıl önce elinden çıkarmıştı.

Aynı tarihsel el değiştirme zincirinin parçası olan yüzlerce eser mirasçıya dönerken, Cranach’lar California’daki müzenin duvarında kaldı.

19 YIL ÖNCE BAŞLAYAN HUKUK SAVAŞI

Von Saher, 2007’de Norton Simon’a karşı dava açtı.

Dosya Amerikan mahkemelerinde yıllarca dolaştı.

2018’de 9. Temyiz Mahkemesi müze lehindeki kararı onadı. Kararda özellikle Hollanda devletinin savaş sonrası gerçekleştirdiği resmi işlemlerin Amerikan mahkemelerince geçersiz sayılmasının doğuracağı hukuki sorunlar belirleyici oldu.

2019’da ABD Yüksek Mahkemesi dosyayı incelemeyi reddetti.

Dosya kapanmış görünüyordu.

Ta ki California yasaları değişene kadar.

2024’TE ÇIKAN YASA KAPIYI YENİDEN AÇTI

California Valisi Gavin Newsom, Eylül 2024’te AB 2867 düzenlemesini imzaladı.

Düzenleme, Holocaust dönemi dahil siyasi zulüm sonucunda kaybedilen sanat eserleri ve kişisel malların geri alınmasına yönelik davalarda California hukukunun uygulanmasını güçlendirdi ve siyasi zulüm sonucu kaybedilmiş mallar için yeni bir dava hakkı oluşturdu.

Yasanın hazırlanmasında Nazi döneminde el değiştiren sanat eserlerine ilişkin uzun süredir devam eden restitüsyon davaları etkili oldu.

Şimdi Jewish Federation Los Angeles bu yeni hukuki zemine dayanarak Cranach dosyasını yeniden mahkemeye taşıyor.

MÜZE: MÜLKİYETİMİZ DAHA ÖNCE TEYİT EDİLDİ

Norton Simon Museum ise geri adım atmıyor.

Müze adına yapılan açıklamada, yıllar süren yargılamalarda mahkemelerin Norton Simon Art Foundation’ın eserler üzerindeki mülkiyetini teyit ettiği savunuldu.

Müze yeni dava dilekçesini incelediğini belirtirken, “Adam” ve “Eve”in 1971’den beri kamuya açık biçimde sergilendiğine dikkat çekiyor.

Dolayısıyla bugün itibarıyla eserlerin Goudstikker mirasçılarına veya Jewish Federation’a döneceğini söylemek mümkün değil.

Mülkiyet yeniden yargının önünde.

PEKİ FEDERATION DAVAYI KAZANIRSA TABLOLAR NE OLACAK?

Dosyayı klasik bir restitüsyon haberinden ayıran bölüm tam da burada başlıyor.

Jewish Federation Los Angeles, dava başarılı olursa elde edilecek net gelirin çoğunu Los Angeles bölgesinde ekonomik güçlük yaşayan Holocaust kurtulanlarının bakımına ayırmayı taahhüt ediyor.

Bu açıklama önemli bir ihtimali gündeme getiriyor:

Yaklaşık 55 yıldır müze duvarında bulunan iki Cranach yeniden sanat piyasasına çıkabilir mi?

Federation’ın açıklaması satış ihtimalini ekonomik açıdan anlamlı hale getiriyor. Ancak henüz ortada kesinleşmiş bir mülkiyet kararı olmadığı gibi, eserlerin satılacağına ilişkin tamamlanmış bir satış süreci de bulunmuyor.

Sanat piyasasında bir eserin arkasındaki mülkiyet zinciri bazen değerinin en kritik unsurlarından biridir.

Bu iki Cranach’ın zinciri ise 20’nci yüzyıl Avrupa tarihinin neredeyse tamamını taşıyor.

ŞİMDİ İKİ SORUNUN CEVABI BEKLENİYOR

Los Angeles’ta başlayan yeni davanın önünde iki büyük soru bulunuyor.

Birincisi hukuki:

2024’te çıkarılan California yasası, daha önce sonuçlanmış bu mülkiyet savaşının yeniden görülmesine gerçekten imkân verecek mi?

İkincisi ise sanat piyasası açısından çok daha çarpıcı:

Eğer mülkiyet el değiştirirse, 1971’den beri müzede bulunan iki Cranach yarım asır sonra yeniden piyasaya çıkacak mı?

“Adam” ve “Eve” yaklaşık 500 yıldır insanın ilk günahını anlatıyor.

Fakat bugün sanat dünyasının tartıştığı mesele başka:

Bir eserin tarihindeki ilk haksızlık, aradan 86 yıl ve sayısız hukuki işlem geçtikten sonra düzeltilebilir mi?

patronlardunyasi.com