Medya


İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, gazeteci Nagehan Alçı ve müşteki hakim Hakkı Yalçınkaya, avukatlarıyla birlikte katıldı. 

Duruşmada ilk kez savunma yapan Alçı, hakkındaki suçlamayı kabul etmediğini ve yazısında hakaretin söz konusu olmadığını belirterek, "Anayasanın ilgili maddelerinde düzenlenen fikir ve kanaatleri açıklama, yayma özgürlüğümü kullandım. Ben yazımda Hrant Dink'in katledilmesiyle sonuçlanan süreci anlatmaya çalıştım. Dink'in katledilmeden önce nasıl linç edildiği ortadadır. Katledilmesinden sonra oğlu Arat Dink ile Agos gazetesinin imtiyaz sahibi Sarok Sarkisyan TCK'nın 301. maddesinde düzenlenen suçtan yargılandılar" ifadelerini kullandı.  

Hrant Dink ve oğlu Arat Dink'in 301. maddeden yargılandığı davaya bakan hakim Hakkı Yalçınkaya'nın sanıkların cezalandırılmasına karar verdiğini hatırlatan Alçı, "Ben Hrant Dink'i ölüme götüren linçi gündeme getirdim. Bu linçi yapanların başında da Kemal Kerinçsiz gelmektedir. Müşteki ile Kerinçsiz'in görüşmeleri kamuoyuna yansımıştır. Ben Kemal Kerinçsiz'in zihniyetiyle mücadele ediyorum ve etmeye de devam edeceğim. Yazımın hakaret teşkil etmediğini düşünüyorum. Beraatimi talep ediyorum." şeklinde konuştu. 

Bu sırada müşteki Yalçınkaya, Alçı'ya, "Sanık eşi hakkında karar verdiğimden haberdar mı?" diye sorulmasını istedi. Bu soruyu yanıtlayan Alçı, "Haberim yoktu." dedi. 

Beyanda bulunan müşteki Yalçınkaya, şikayetinin devam ettiğini ve davaya katılmak istediğini belirterek, Dink'in öldürüldüğü tarihte Malatya'da icra hakimi olduğunu ve baktığı dava dosyasının Yargıtay'da onandığını vurguladı. 

'Hiçbir millet açık açık hakarete izin vermez'

Yalçınkaya, 301. maddeyle ilgili verdiği kararı sanığın huzurunda tartışmaya hazır olduğunu dile getirerek, "Hiçbir millet kendisine açık açık hakaret edilmesine izin vermez. Anayasanın başlangıç metni anayasaya dahildir. Sanık ayrıca adalet bakanı ve HSYK başkanı hakkında övgüler yazarken bizim de defterimizin dürülmesi gerektiğini ve Dink'in katline sebebiyet unsuru olduğumu açıkça dile getirmiştir. Bunun kanaatle izah edilir bir durumu yoktur. Sebebi de kocası hakkında verdiğim (karar), göçmen kardeşlerimizi aşağılamasından duyduğu kin ve öfkedir." ifadesini kullandı.  

Tekrar konuşan Nagehan Alçı, "Ben bu faşist zihniyetle her zaman mücadele edeceğim. Bu yazıyı yazmamda eşimin davasının herhangi bir etkisi bulunmamaktadır." beyanında bulundu.

Esas hakkında görüşü sorulan duruşma savcısı mahkemeye mütalaasını sundu. Mütalaada, Alçı'nın dava konusu yazılarından bahsedilerek, somut olayda sanığın kamu görevlisi olan katılana yönelik kamu görevinden dolayı "Hrant Dink ve oğlu Arat Dink'i sadece Ermeni oldukları için mahkum eden ve Hrant Dink'i ölüme götüren o malum kararı veren Hakim Hakkı Yalçınkaya" şeklinde, aleni bir biçimde, somut bir fiil ve olgu isnadında bulunduğu kaydedildi. 

İsnada ilişkin herhangi bir mesnet bulunmadığı, sanığın yargılamaya konu ifadelerinin eleştiri, haber verme ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı kanaatine varıldığı aktarılan mütalaada, sanık Nagehan Alçı'nın, "kamu görevlisine alenen hakaret" suçundan 1 yıl 2 aydan 2 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. 

Mütalaaya karşı beyanda bulunan Alçı ve müşteki Yalçınkaya arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ve hakimin uyarması üzerine müşteki Hakkı Yalçınkaya, duruşma salonundan kendi isteğiyle ayrıldı. Yalçınkaya, koridorda bekleyen gazetecilere, Alçı'nın kendisine faşist dediğini söyledi. 

Ara kararını açıklayan mahkeme, müşteki Hakkı Yalçınkaya'nın suçtan zarar görme ihtimaline binaen müdahilliğine karar verdi. 

Sanık ve avukatına mütalaaya karşı yazılı savunmalarını sunmaları için süre veren mahkeme, duruşmayı erteledi. 

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, halen İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim olan müşteki Hakkı Yalçınkaya'nın, 28 Mayıs 2020'de bir dilekçesi sunarak, Nagehan Alçı'dan yazdığı bir yazı nedeniyle şikayetçi olduğu belirtiliyor. 

Yalçınkaya'nın, "şüpheli Alçı'nın Hrant Dink'in ölümüne neden olduğu yönünde iddialarda bulunduğu, Dink'in katledildiği tarihte Malatya icra hakimi olarak çalıştığı, bahse konu yazının hakaret ve iftira içerikli olduğu, terör örgütlerine hedef gösterildiği ve Alçı'nın cezalandırılmasını talep ettiği" suç duyurusu dilekçesi üzerine soruşturma başlatıldığı bildirilen iddianamede, dava konusu 15 Haziran 2018 tarihli yazıda geçen, "Mesela Çağlayan Adliyesi'nde hala, Hrant Dink ve oğlu Arat Dink'i sadece Ermeni oldukları için mahkum eden ve Hrant Dink'i ölüme götüren o malum kararı veren hakim Hakkı Yalçınkaya, asliye ceza hakimi olarak görev yapıyor. Bu hukuksuz zihniyetteki yargı personeliyle ilgili gereken süreçlerin işletilmesi için HSK çok önemli bir kurum…" ifadelerine yer veriliyor.

'Dink öldürüldükten sonra dahi hapis cezası verdi' 

Soruşturma aşamasında sanık Alçı'nın ifadesinde "müşteki hakim Yalçınkaya'nın, Dink'i ölüme götüren 301. maddeye göre 'Türklüğü aşağılamak' suçundan yargılandığı davanın hakimlerinden biri olduğunu ve hapis cezası kararında imzası bulunduğunu" belirttiği aktarılan iddianamede, Alçı'nın şu ifadeleri kullandığı kaydediliyor:

"O süreçle ilgili somut gerekçelere dayanarak kanaatimi açıkladım. Bu bir düşünce açıklamasıdır. Hakim Yalçınkaya, Dink öldürüldükten sonra dahi görevli olduğu Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde, Hrant Dink'in oğlu ve Agos gazetesi Yazı İşleri Müdürü Arant Dink ile gazete sahibi Serkis Seropyan hakkında, 'Türklüğü aşağılamak' suçundan hapis cezası vermiştir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum."

Nagehan Alçı tarafından kullanılan ifadelerin müştekinin onur ve saygınlığını rencide edebilecek içerikte olduğu belirtiliyor.