Patronlar


Toygun ATİLLA

Bugün Patronlar Dünyası’nda bir haber gördüm. Habertürk HT Kulüp’ten alınmış klasik bir paparazzi haberiydi. Esra Çiğdem Koç, Bodrum’da arkadaşlarıyla tatil yaparken görüntülenmişti. Gülüyor, sohbet ediyor, zodyakla kıyıya çıkıyordu. Magazin gazeteciliği açısından bakınca haber tamamlanmıştı.

Ancak...

O karedeki genç kadın yalnızca Bodrum’da tatil yapan tanınmış bir soyadının sahibi değildi. Mustafa Koç’un kızıydı.

BABALARI ÖLDÜĞÜNDE 18 VE 14 YAŞINDAYDILAR

Takvim yapraklarını biraz geriye çevirelim.

21 Ocak 2016…

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç hayatını kaybetti. 55 yaşındaydı.

Türkiye iş dünyası çok önemli bir ismini kaybetmişti. O büyük kaybın bir de evin içinde yaşanan tarafı vardı. Caroline Koç eşini, iki genç kız babalarını kaybetmişti.

19 Mart 1997 doğumlu Esra henüz 18, 25 Nisan 2001 doğumlu Aylin ise 14 yaşındaydı. 

Mustafa Koç’un kızlarından söz ederken söylediği bir cümle vardı: “Allah bana şahane kız evlatlar verdi.”

Aradan tam on yıl geçti. O iki kız büyüdü.

Esra bugün 28, Aylin 24 yaşında.

Artık karşımızda yalnızca Mustafa Koç’un kızları değil, Türkiye’nin en büyük iş ailelerinden birinin yeni kuşağı var.

İKİ KARDEŞİN YOLU AMERİKA’DA AYNI YERDE BULUŞTU

Esra, Koç Okulu’nu 2015’te bitirdi, Amerika’ya gitti. Brown Üniversitesi’nde sanat tarihi ve tarih okudu. Kardeşi Aylin’in yolu önce İngiltere’ye uzandı. Koç Okulu’ndan sonra Marlborough College’da eğitim gördü. Henüz 17 yaşındayken, 2018 yazında TEGV ve Koç Holding’de çalıştı. Sonra o da ablasının izinden Amerika’ya gitti. Üstelik aynı üniversiteye...

Aylin 2023’te sanat ve sanat tarihi eğitimini tamamlayarak mezun oldu. Türkiye’nin sanayiyle büyümüş en büyük ailelerinden birinin iki genç ferdi üniversitede işletme, finans ya da mühendislik okumadı. İkisi de sanata yöneldi.

Esra’nın daha sonra attığı adımlara baktığınızda ise bu tercih biraz daha anlam kazanıyor.


Esra Koç, annesi Caroline Koç ile birlikte

SANAT TARİHİNDEN YÖNETİM KURULU MASASINA

Esra Koç artık yalnızca aile şirketlerinin hissedarı olarak karşımıza çıkmıyor. KAP’ın güncel kayıtlarında adı Bilkom Bilişim Hizmetleri Yönetim Kurulu Üyesi olarak yer alıyor.

Üstelik icracı olmayan yönetim kurulu üyesi.

Aynı masada kimler var?

Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç, Başkan Vekili Ömer Koç, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu…

Esra Çiğdem Koç.

Esra Koç'un adı Setur’un KAP kayıtlarında da yönetim kurulu üyesi olarak karşımıza çıkıyor.

Yani yıllarca cemiyet sayfalarında annesiyle, kardeşiyle, davetlerde ya da tatilde gördüğümüz genç kadın, sessiz sedasız başka bir masaya oturmaya başlamış. Yönetim Kurulu masasına.

EN ÇOK DİKKATİMİ ÇEKEN MÜZE OLDU

Esra Koç'un aldığı eğitimi hatırlayın: Sanat tarihi ve tarih.

Sonra Rahmi M. Koç Müzesi’nin bugünkü yönetim kuruluna bakın.

Başkan: Rahmi M. Koç.

Başkan Yardımcısı: Ömer M. Koç.

Yönetim Kurulu üyelerinden biri:

Esra Çiğdem Koç.

İşte benim için hikâyenin en anlamlı yerlerinden biri burası.

Neden derseniz, Koç Ailesi'nde kültür ve sanat, zengin bir ailenin boş zaman uğraşı değil. Neredeyse sanayi kadar kuşaktan kuşağa aktarılan başka bir miras.

Sadberk Hanım Müzesi, Arter, Meşher, Rahmi M. Koç Müzesi, Ömer Koç’un yıllardır süren koleksiyonerliği…

Şimdi sanat tarihi okuyan yeni kuşaktan bir Koç, bu kültür mirasının yönetildiği masalardan birinde oturuyor. Bana sorarsanız bu, Bodrum’da zodyaktan inerken ne giydiğinden çok daha ilginç.


Semahat Arsel (Sağda) Koç Vakfına, Amerikan Türk Derneğince verilen Hayırseverlik ve Mükemmellik Ödülünü, Peggy Rockefeller Dulany’den alırken görülüyor

ASLINDA İLK FOTOĞRAF 2019’DA ÇEKİLMİŞTİ

Biraz daha geriye gittim.

1 Kasım 2019.

New York…

American Turkish Society, 50’nci yılını kutlayan Vehbi Koç Vakfı’na “Hayırseverlikte Mükemmellik Ödülü” veriyor. Ödülü Semahat Arsel, Peggy Rockefeller Dulany’nin elinden alıyor. Sahnede Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım da var.

Bir de 22 yaşında genç bir kadın. O genç kadın, Esra Koç. O gün çekilen fotoğrafa bugün yeniden bakınca daha anlamlı geliyor. O genç kadın Koç Grubu şirketlerinin ve ailesinin önemli kültür kurumlarından birinin yönetiminde görünmeye başlayacaktı.

Belki de kuşak değişiminin ilk karelerinden biriydi. Biz ise o zaman henüz bunu bilmiyorduk.

SONRA TEKNENİN ADINA TAKILDIM

Araştırmayı bitirmiştim. Ya da bitirdiğimi sanıyordum. Sonra Bodrum’daki fotoğrafa yeniden döndüm.

Haberde küçük bir ayrıntı vardı. Esra Koç’un üzerinde görüntülendiği yatın adı: Caress’ti. 

İsim bana bir yerden tanıdık geldi. Arşive girdim. Karşına Mustafa Koç çıktı.

Meğer Caress sıradan bir yat değilmiş. Mustafa Koç’un eski yatıymış.

MUSTAFA KOÇ İTALYA’DAN ALMIŞTI

Caress, 1975 yılında İtalya’da Benetti tarafından inşa edilmiş klasik bir motoryat. 26 metre uzunluğunda. Çelik gövdeli, alüminyum üst yapılı.

Mustafa Koç tekneyi İtalya’dan satın alıp Türkiye’ye getirmişti. Yaklaşık yedi yıl kullandı.

Sonra yakın arkadaşı, Fujifilm’in Türkiye’deki eski mümessili Mehmet Garan’a sattı. Yıllar içinde tekne birkaç kez el değiştirdi.

2012’deki sahibi Avukat Can Doğancan Caress’i 785 bin euro fiyatla satışa çıkarmıştı. Doğancan o günlerde tekne için 'Yatların Cadillac’ı benzetmesi yapıyordu. 

Aradan yıllar geçti. Caress halen denizde.

Bugünkü uluslararası yat kayıtlarında da aynı kimlikle karşımıza çıkıyor. 

1975 Benetti.

26 metre.

127 gross ton.

Klasik bir motoryat.

Bugünkü sahibinin kim olduğunu açık kaynaklardan kesin olarak tespit edemedim.

Esra Koç o gün teknenin sahibi miydi, misafiri miydi?

Bunu da bilmiyoruz. 

Ama bildiğimiz çok daha güzel bir şey var. Bodrum’daki o fotoğrafta Esra Koç, babasının yıllarca denize açıldığı Caress’in üzerindeydi.

BABALARINDAN KALAN DENİZ

Bodrum’daki o fotoğrafa tekrar döndüm. Esra Koç denizdeydi. Hikâye başladığı yere geri dönüyordu. Mustafa Koç’un hayatındaki en büyük tutkulardan biri denizdi. Yelken yaptı, daldı.

Kızlarını da küçük yaşlarda o dünyaya götürdü. Marmara Yelken Kulübü’nün Mustafa Koç için hazırladığı yayında Esra ile Aylin’i de dalgıç yaptığı anlatılıyor.

Fakat denizle aile arasındaki bağ bununla bitmiyor.

Koç Grubu’nun kendi yayınlarında Ditaş filosuna katılan gemilere yıllar boyunca aile üyelerinin isimlerinin verildiğini görüyoruz.

Caroline…

Esra…

Aylin…

Mustafa Koç’un ölümünün ardından onun adını taşıyan bir tanker de filoya katıldı. Baba ve kızlarının isimleri denizde yeniden yan yana geldi.

FOTOĞRAFLARDA HEP VARDI

İşte bütün bunları öğrendikten sonra Bodrum’daki o paparazzi fotoğrafına bir kez daha baktım. Aslında Esra Koç yıllardır haber oluyor. Doğum gününde, annesiyle, dedesi Rahmi Koç’la, bir davette, bir restoranda…

Şimdi de Bodrum’da…

Fotoğraflarda hep var.

Galiba biz yıllardır fotoğrafa bakarken hikâyeyi ıskalıyoruz.

Habertürk HT Kulüp açısından bunda garip bir durum yok. Onların yaptığı magazin gazeteciliği. Esra Koç’u Bodrum’da görüntüler ve yayınlar.

Biz ise Patronlar Dünyası’yız. Bizim hikâyemiz fotoğrafın bittiği yerde başlamalı. Bodrum’da zodyaktan inerken gördüğümüz genç kadın, Mustafa Koç’un 18 yaşında bıraktığı kız çocuğu değildi artık.

Aradan on yıl geçmişti.

Brown’da sanat tarihi okumuştu.

28 yaşına gelmişti.

Bilkom’un yönetim kurulundaydı.

Ailesinin kültür mirasının en önemli kurumlarından Rahmi M. Koç Müzesi’nin yönetimindeydi.

Koç ailesinin yeni kuşağının sessizce öne çıkan isimlerinden biri olmuştu. O nedenle bugün dönüp o fotoğrafa baktığımda şunu düşünüyorum:

Fotoğraf aslında çok kıymetliymiş.

patronlardunyasi.com