Feramuz ERDİN
Patronlar Dünyası dün Tesla’nın yıllardır vaat ettiği Cybercab’in artık bir prototip olmadığını yazdı.
Dün sabah yayımladığımız ikinci haberde ise kritik soruyu sorduk:
Washington bu otomobile izin verecek mi?
Aradan yalnızca saatler geçti ve sorunun cevabına ilişkin ilk ciddi gelişme geldi
ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi NHTSA, 4 Eylül’de Tesla Cybercab hakkında resmi bir Audit Query (AQ) başlattığını açıkladı.
İncelemenin merkezinde Cybercab’in yola çıkmasından bile daha önemli bir soru var:
Tesla bu otomobilin Amerikan federal güvenlik standartlarına uygun olduğuna hangi gerekçeyle karar verdi?
TESLA KENDİ OTOMOBİLİNE “UYGUNDUR” DEDİ
Amerikan sisteminin önemli bir özelliği var.
ABD’de NHTSA genel olarak her yeni otomobil modeline satıştan önce Avrupa tipi bir ön onay vermiyor. Üretici, aracının yürürlükteki Federal Motor Vehicle Safety Standards’a (FMVSS) uyduğunu kendisi sertifikalandırıyor; NHTSA ise bu beyanı denetleyebiliyor.
Tesla da Cybercab için bu yolu kullandı.
NHTSA’nın resmi açıklamasına göre kurum şimdi Tesla’nın bu öz sertifikasyonu hangi teknik verilere, süreçlere ve hukuki değerlendirmelere dayandırdığını inceleyecek.
Asıl düğüm tam burada.
Çünkü Cybercab, mevcut otomobil mevzuatının onlarca yıldır üzerine kurulduğu bazı temel parçaları taşımıyor:
Direksiyon yok.
Fren pedalı yok.
Gaz pedalı yok.
Geleneksel aynalar yok.
NHTSA özellikle Tesla’nın bazı federal güvenlik standartlarının Cybercab için uygulanabilir olmadığı sonucuna varıp varmadığını ve sertifikasyonunu buna dayandırıp dayandırmadığını araştıracağını açıkladı.
NHTSA: KURALLAR DEĞİŞENE KADAR MEVCUT KURALLAR GEÇERLİ
NHTSA’nın açıklamasındaki belki de en önemli cümle Cybercab’den çok bütün otonom otomobil sektörünü ilgilendiriyor.
ABD yönetimi sürücüsüz otomobillerin önünü açmak için mevcut standartları değiştirmeye hazırlanıyor. NHTSA; fren pedalları, silecekler, aydınlatma ve dikiz aynaları dahil çeşitli alanlarda yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Ancak kurum hemen arkasından kritik sınırı çizdi:
Yeni düzenlemeler tamamlanıncaya kadar mevcut standartlar yürürlükte.
NHTSA Başkanı Jonathan Morrison da kurumun otonom araçların güvenli biçimde geliştirilmesini desteklediğini ancak federal düzenleyici olarak yasaların uygulanmasını sağlamak zorunda olduğunu söyledi.
Yani Washington’ın Tesla’ya verdiği mesaj oldukça açık:
Teknoloji mevzuattan hızlı ilerleyebilir.
Ama mevzuat değişmeden kurallar ortadan kalkmış sayılmıyor.
İNCELEME YAKLAŞIK 1.000 CYBERCAB’İ KAPSIYOR
Reuters’a göre NHTSA’nın incelemesi yaklaşık 1.000 Cybercab’i kapsıyor.
Burada önemli bir ayrıntı var.
Texas kayıtlarında cuma sabahı itibarıyla Tesla adına kayıtlı toplam 420 otonom araç bulunurken bunların yalnızca 45’i Cybercab idi.
Dolayısıyla 1.000 rakamı, bugün Austin sokaklarında 1.000 Cybercab bulunduğu anlamına gelmiyor.
İncelemenin kapsamını gösteriyor.
Tesla ise Cybercab filosunu hem araç sayısı hem de faaliyet gösterdiği bölgeler bakımından kademeli olarak büyütmeyi planlıyor.
MUSK NEDEN MUAFİYET İSTEMEDİ?
Dosyanın PD açısından en ilginç tarafı burada başlıyor.
ABD’de mevcut güvenlik standartlarına tam olarak uymayan araçların kamuya açık yollarda kullanılabilmesi için bir muafiyet mekanizması bulunuyor.
Ancak Reuters’ın aktardığına göre bu yol, yılda 2 bin 500 araçlık bir sınıra tabi.
Tesla ise Cybercab için bu yolu seçmedi.
Şirket daha önce Cybercab’in söz konusu sınıra tabi olmayacağını savundu. NHTSA da Tesla’nın muafiyet başvurusu yapmadığını belirtmişti.
Bunun yerine Tesla, Cybercab’in yürürlükteki standartlara zaten uygun olduğu görüşüyle aracı self-certification, yani öz sertifikasyon yoluyla piyasaya çıkardı.
İşte NHTSA’nın şimdi açtığı Audit Query tam olarak bu iddiayı test ediyor.
ZOOX AYNI KAPIYI DENEDİ
Üstelik bunun önemli bir emsali var.
Amazon’un sürücüsüz otomobil şirketi Zoox da geleneksel sürüş kumandaları bulunmayan aracı için öz sertifikasyon yolunu kullanmayı denedi.
NHTSA inceleme başlattı.
Süreç sonunda Zoox bu sertifikasyon iddiasını geri çekti ve daha sonra sınırlı ticari kullanım için federal muafiyet aldı.
Tesla şimdi benzer bir hukuki tartışmanın çok daha büyük ölçekli versiyonuyla karşı karşıya.
Çünkü Elon Musk’ın hedefi birkaç düzine Cybercab’i Austin sokaklarında dolaştırmak değil.
Tesla, Cybercab’i kitlesel ölçekte üretmek ve robotaksi ekonomisinin temel aracı haline getirmek istiyor.
MESELE 45 OTOMOBİL DEĞİL
Dün Patronlar Dünyası’nda şu soruyu sormuştuk:
45 Cybercab binlerce araca çıkabilecek mi?
Bugün o sorunun neden önemli olduğu daha iyi anlaşılıyor.
Tesla standartlara tam uyumlu olduğunu kanıtlayabilirse, muafiyet sistemindeki yıllık 2 bin 500 araçlık sınırın dışında çok daha büyük bir Cybercab filosunun önünü açabilir.
Ancak NHTSA Tesla’nın sertifikasyon gerekçesini kabul etmezse şirketin önünde düzenleyici mücadele, muafiyet süreci ve hatta mahkemeye kadar uzanabilecek yeni bir yol açılabilir.
Reuters’a konuşan eski NHTSA yetkilileri de Tesla ile düzenleyici kurum arasında öz sertifikasyon konusunda çıkabilecek bir anlaşmazlığın mahkemeye taşınabileceğine dikkat çekiyor.
DÜN TEKNOLOJİ HABERİYDİ, BUGÜN MİLYAR DOLARLIK BİR MEVZUAT MESELESİ
Cybercab hikâyesi iki günde üç ayrı aşamadan geçti.
Önce direksiyonsuz otomobil Austin’de gerçek yolcu taşımaya başladı.
Ardından NHTSA Tesla ile temas kurduğunu ve durumu değerlendirdiğini açıkladı.
Şimdi ise resmi Audit Query açıldı.
Bu nedenle mesele artık yalnızca Elon Musk’ın sürücüsüz otomobil hayalinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği değil.
Tesla’nın robotaksi ekonomisini hangi hızla büyütebileceği, kaç Cybercab üretebileceği ve bu iş modelini ABD geneline taşıyıp taşıyamayacağı da Washington’daki bu dosyanın sonucuyla yakından ilişkili olacak.
patronlardunyasi.com