Aktüel


Küçük yaşlardan itibaren yabancı dillere yatkınlığıyla dikkat çeken Irmak Öztaş, İngilizceyi kendi kendine öğrendi. Abisi 9 Eylül Üniversitesi'nde resim bölümünden mezun olan Irmak’ın çocukluğu aynı üniversitede oyunculuk okuma hayalleri kurarak geçti. Fakat dilde yeteneği olunca babasının tavsiyesini dinleyip İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde mütercim-tercümanlık okuyan Irmak, ikinci yabancı dil olarak İtalyancayı seçmiş. Üniversite yıllarında tesadüf eseri modelliğe adım atan genç kadın, kısa sürede defilelerde ve çekimlerde yer alarak podyumun tozunu yutmuş. Ancak onun hikâyesi, dışarıdan göründüğü kadar parlak ilerlememiş. "Okulun ilk günü Moda Tasarım Bölüm Başkanı sevgili Filiz hoca beni kantinde keşfetti" diyen Irmak, “Sonrasında hem okulda hem AVM’lerde hem dışarda birçok defileye ve çekime katıldım. Podyumda olmayı seviyordum açıkçası. Bir yandan okulumu bitirince kurumsal bir işe girdim fakat kendimi her boşlukta İstanbul’daki ajansları araştırırken buldum. Ben de ilk fırsatta ailemle ters düşme pahasına da olsa modellik hayallerim için İstanbul’a taşındım” şeklinde konuştu.

‘IŞIK VAR AMA DİŞLERİNİ YAPTIR ÖYLE GEL DEDİLER’

"Yaklaşık 6 - 7 ay gibi bir süre orada tutunmayı denedim fakat çok zordu" diyen Irmak, “O süreçte İngilizce’den Türkçe’ye iki kitap, Türkçe’den İngilizce’ye bir belgesel çevirdim. Bir yandan modellikte tutunmaya çalışsam da o dönem hem ofis koordinatörlüğü hem de modellik yaptığım ajansın sahibi dolandırıcı çıktı. Hepimizi çalıştırdı kimsenin de parasını ödemedi. Kendisi kaçsa da ben onunla kendimi tanıtmış olduğum için ben de uzun süre iş alamadım. Miss Turkey’e girişim de yine aynı sene 2018'de oldu. O dönem son 70’ten elendim. Şevval Şahin’in 1. seçildiği yıldı. Sonrasında İzmir’e döndüm ve bir süre halkla ilişkiler, karşılama, satış ve pazarlama, tercümanlık gibi bulabildiğim işlerde çalıştım” dedi ve ekledi:

“Bir gün tesadüfen bir cenazede tanıdığımızın yönlendirmesiyle Erasmus projesine katılıp iki kısa filmde başrol oynadım. Bu filmler İngiltere, Almanya, Irak, İran gibi birçok ülkede gösterildi. Kısa film festivalleri finalisti oldu. Böylelikle oyunculuğun beni modellikten daha çok beslediğini anlamış oldum. İzmir’de bir kursa yazıldım, hatta tiyatro oyunu kadrosuna seçilsem de pandeminin patlamasıyla beraber daha turneye çıkamadan kurs kapandı. Benim bu kez oyunculuk hayalim için İstanbul’a tekrar taşınmam da böyle gerçekleşti. Ama ilk taşınmamdan daha iyi geçmedi açıkçası. Hatta unutamadığım bir anım var. Bir diziye audition vermek için yapım şirketine gitmiştim. Kayıttan sonra bana ‘Işık var ama dişlerini yaptır öyle gel’ denmişti.”

 

‘PODYUMDA HAYRANLIKLA İZLENİRKEN, FIRINDA YÜZÜNÜZE BİLE BAKMIYORLAR’

Irmak, tüm bu olanlardan sonra yine kendini İstanbul’da 6 - 7 ay kalıp İzmir’e dönerken buldu... "Artık epey de yıpranmıştım açıkçası. Hayallerime İzmir’de devam ettim" diyen genç kadın, “İşin mutfağını öğrenmek için 2022’de İzmir’de çekilen bir dizinin yapım ekibi asistanı olarak girdim ve proje bitene kadar çalıştım. O sene Best Model’a da katıldığım sene oldu. Best Güneydoğu Anadolu güzeli seçildim. Sonrasında kendi rakiplerimin yaptığı elemede 1. seçilerek ülkemizi o sene 31.'si düzenlenen World Miss University yarışmasında temsil etmek için Güney Kore’nin Seul kentine gittim. İlk kez Türkiye'yi ben temsil ettim. Orada herhangi bir derece alamadım. Güney Kore’de 1 ay kaldım ve aslında çok güzel tepkiler aldım oradayken. Korelilerin sıcakkanlılığı hâlâ beni gülümsetir” bilgisini paylaştı.

"Best Model Türkiye’ye katıldığım dönemde açıkçası yine rekabetçi bir ortamda olduğumun ve bir şeylerin bana kolaylıkla gelmeyeceğinin farkındaydım" diyen Irmak, “Sadece kendime tutunarak elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordum. Teklifler bekliyordum aslında ama pek beklediğim gibi de gitmedi. Sanırım yarışmalar da eskisi kadar geçerli değil artık. Modellik, oyunculuk gibi işlerde eğer çok tanınmış değilseniz düzenli bir gelirinizin olması çok zor. Ben hayatımda hiçbir ajansla veya menajerle sözleşme yapmadım, zaten bu da portföyümü daraltmıştı. Aylardır elle tutulur bir iş alamamıştım. Sadece bu alanda değil hiçbir alanda hiçbir işe giremedim. Birçok kişiye, yere CV’mi bıraksam da kimseden dönüş alamadım. Bu kez dedim ki 'Neden küçük düşünüyorum? Daha önce hiç yapmadığım ve hatta beni zorlayacak, dolayısıyla da geliştirecek bir işe başvurayım!' Derken bir gün tıpkı benim gibi İzmir’den İstanbul’a oyunculuk hayali için taşınıp İzmir’e geri dönen sevgili arkadaşım Mert ile oturuyorduk. Kendisi de 2 yıldır aynı fırında çalışıyor. Ona biraz yakındım. 'Mert artık çok kötüyüm, sizin fırın eleman arıyor mu?' dedim. O da 'evet' deyince hikaye başlamış oldu” ifadelerine yer verdi.

‘SAĞLIKSIZ DERECEDE ZAYIF OLMANIZ GEREKİYOR

Milliyet'in haberine göre, podyumdan esnaflığa geçişte kendisini en çok zorlayan şeyin neler olduğunu sorduğumuz Irmak, “Podyum daha bireysel olduğunuz, insanlarla konuşmadan, onlara beden dilinizle kendinizi aktardığınız bir yer. Esnaflık ise bir o kadar tersi. Bireysellik falan kalmıyor, tabii bu geçiş beni biraz zorlamıştı ama hızlı adapte oldum desem yeridir. Bir de hayatımda içmediğim kadar çay içmeye başladım. Daha fazla kıyaslayacak olursam podyumda insanlar sizi hayranlıkla izliyorlar ama fırın tezgahında bazen yüzünüze bile bakılmıyor” şeklinde konuştu ve ekledi:

“Özellikle eğer isim yapmamışsa 2013 ve 2018’li yıllarda Türk modellerden çok yabancı modeller tercih ediliyordu. Çok zayıf olmam gerekiyordu, sağlıksız boyuttaki bir zayıflıktan söz ediyorum. Miss Turkey’e seçildiğimde 52 kiloydum ki boyum 1.76. Sektörde perde arkasında birçok entrika zaten var. İnsan yıpranıyor. Eski menajerlerim, eski ajanslarım, insanların ‘umut’ satmaları, modellere gerekilen saygının duyulmaması gibi çok fazla etken var. İnanın dışarıdan gözüktüğü kadar kolay bir iş değil. Uzun ve yorucu provalar, koreografiler, yeri geliyor yüksek yüksek topuklularla saatlerce yürüyorsunuz. 1 saat içinde onlarca farklı kombinle çekime giriyorsunuz, kamera karşısında rahat olmalı, pozlar üretebilmeli ve ekiple o enerjiyi yakalamalısınız.”

‘HER YIL BENZER HAYALLERLE BİNLERCE KİŞİ İSTANBUL’A GELİYOR’

Her sene binlerce kişinin aynı hayallerle İstanbul’a gittiğini söyleyen Irmak, “Güzellik standartları ayrı, güvenilir insan bulması ayrı, sağlam iş bulması ayrı, sürdürülebilir olması ayrı hepsi ayrı dert açıkçası. Bunlar beni soğutsa da içimde tamamen bitirememişim ki hâlâ bunlardan bahsediyorum. Ben ilk başta tabii ki biraz toz pembe bakıyordum ilk başta, hep bir şekilde keşfedileceğime inandım. Belki modelliğe keşfedilerek başlamamın da etkisi vardır bunda. Sıkı çalışırsam, işime ve kendime saygı duyarsam yükselirim diye düşünüyordum ama sektörün zemini gerçekten kayganmış. Güzellik standartları, insanların beklentileri, isim yapmamış kişilerle isim yapan kişilere yaklaşımların arasındaki uçurum gibi birçok etken oldu. Sonuç olarak insan tutkusundan ne kadar vazgeçebilir ki, içimde bir yerlerde hâlâ setteki Irmak’ın ilk günkü heyecanı taze, bunu hissedebiliyorum” şeklinde konuştu.

7 aylık işsizlik sürecinde kendisini en çok zorlayan duygunun yararsızlık hissi olduğuna değinen Irmak, “Ben aslında bir yandan liseden beri çalışan bir insanım. Hayatımda hiç bu kadar uzun süre çalışmadığımı hatırlamıyorum. En zorlandığım his bu olmuştur herhalde. İkinci olarak da düşünecek çok vaktimin olması. Geçmiş, gelecek her şeyin iç içe geçtiği asla durulmayan düşünceler döngüsü. Ailemden (iyi ki tabii ki) geçiniyor olmak da beni çok yıprattı. Dışarı çıkmak istesem harcayacak bir para yok, insan bunaldıkça bunalıyor. Bir de potansiyelimi harcadığımı hissetmek çok zordu. Elimden birçok iş gelmesine rağmen aylarca hiçbir iş bulamamak kendime ‘yazık’ oluyormuş gibi hissettirdi. Evde boş durmamak adına yapay zeka eğitimi üzerine proje bazlı bazı işlerde çalıştım ama hem bütçeleri düşük hem de yurtdışından bu tarz platformlardan ödeme alabilmek de kolay değil. Zamanla hobilerimden bile soğumuştum. Çünkü bir yerden sonra boşluktan hep aynı şeyleri yapmak zorundaymışım gibi buldum kendimi” bilgisini paylaştı.

FIRINDA İLK GÜN HEM ÜRÜNLERİ ÖĞRENİP HEM FİYATLARI EZBERLEMEYE ÇALIŞTIM’

"Fırında beni görüp şok olan tanıdıklarım oldu" diyen Irmak, “Ne işin var orada gel buraya deyip iş teklifi edenler oldu onlara verdiğim tepki ise ‘Ben iş ararken neredeydiniz?’ oldu. Çok güzel, destekleyici tepkiler aldım. Benimle gurur duydular. Zaten fırında işe başlayışımı da desteklemişlerdi. Olay viral olduktan sonra bir de ekstra gurur duyma kısmı eklendi. Ailecek tebrik telefonları aldık. Fırında ilk gün çok heyecanlıydım. Acaba yapabilecek miyim? Bir yandan ürünlerin adını bir yandan fiyatlarını ezberlemeye çalışıyorum, bir yandan biraz tuhaf hissediyordum. Ancak genel olarak mutluydum. Yaptığım her işte zaten güler yüzümü eksik etmemeye özen gösteririm. Daha ilk günden modellikten bir kız arkadaşım fırına alışverişe gelip beni gördüğünde şok olmuştu ve o an biraz çekinmiştim açıkçası. Şimdi gururla 'ilk iş günüm' diyordum. Aylarca mecburi yatıştan sonra bir anda böyle bir tempoya girmek vücudumu da şok etti tabii o günün akşamı saat 19.30’da uyuyakaldım” dedi ve ekledi:

“Bu işte beni en çok mutlu eden şey kesinlikle iş ortamım. Tam bir aile ortamı var ki zaten fırının sahipleri ailecek oradalar, çalışıyorlar. Herkes kendi işinde gücünde, birbirinin işini kolaylaştırma, birbirine yardımcı olma peşinde. Zaten Mert, 15 yıllık yakın arkadaşım. Diğer çalışma arkadaşlarım da hemen beni içlerine aldılar, sahiplendiler. Tabiri caizse onların da ‘kızı’ oldum. Bu içimi sıcacık eden bir his. Bazen herhangi bir sebepten moral düşüklüğü yaşasam bile bu durum beni toparlıyor. Fiziksel olarak o kadar yorulmak insanın zihnini de durduruyor. İşsizken zihnime doluşan tüm düşünceler artık oluşmaya fırsat bile bulamıyor ve bu kısmı tabii ki çok iyi hissettiriyor. Ayrıca genellikle erkeklerin çalıştığı bir alanda kadın olarak çalışıyor olmak da gurur verici. Vücudumun ağrılarla beraber güçlendiğini hissediyorum. Kısacası madden ve manen güçlendiriyor diyebilirim. Zaten daha önce hiç yapmadığım bir iş yapma isteğimin özünde de bu vardı.”

‘HİÇBİR DÜZGÜN AJANS ÇEKİM İÇİN MODEL YA DA OYUNCUDAN PARA İSTEMEZ’

"Müşteriler beni tanıyınca utanıyorum" diyen Irmak, “Heyecanlananlar oluyor, neredeyse hepsi gurur duyduklarını belirtiyor ve destekleyen cümleler kuruyorlar, beni mutlu ediyorlar. Fotoğraf çektirenler oluyor bazen. Nadiren acıyan cümleler kuranlar oluyor ama onlara da her türlü işin işsizlikten daha iyi olduğunu belirtiyorum. Bazıları akıl veriyorlar. Herkesi dinlemeye çalışıyorum tabii pek konuşamadıklarım da oluyor çünkü dükkan zaten yoğun, önünde kuyruklar olan bir dükkan. Umarım bana alınmıyorlardır. Özellikle de sosyal medya üzerinden çok mesaj alıyorum, mesajlara yetişemiyorum, cevaplayamadıklarım hatta göremediklerim oluyor. Lütfen kimse kusuruma bakmasın, ben her ne kadar cevap veremesem de herkesin güzel dileklerini ve tebriklerini gördükçe çok mutlu oluyorum. Buradan da toplu bir teşekkür etmek isterim” şeklinde konuştu.

Yeniden modellik ya da oyunculuk teklifleri gelirse değerlendirebileceğine de değinen Irmak, “Mesela önümüzdeki izin günümde bir çekime katılacağım, tarihi bir fırında moda çekimi. Bu işleri fırın ile beraber yürütmeyi mümkün oldukça çok isterim. Sevdiğim şeyleri birleştirmiş olurum. Fırındaki herkes bu süreçte bana çok destekleyici davrandılar. Patronum da hep arkamda oldu. Süreç nasıl ilerleyecek göreceğiz. Fırıncılıkta da ilerlemeyi düşünebilirim gelecekte. Neden olmasın, kendimi ihtimallere kapatmıyorum. Daha bu alanda da öğrenebileceğim çok şey var. Belki bir gün kendi fırınımı açarım belli mi olur. Fırıncılık zaten hiç bitmeyecek bir sektör. Şimdiden de bana çok şey öğretti diyebilirim hem fırına hem hayata dair” dedi ve sözlerini şöyle sonlandırdı:

"Benim hikayemden ilham alacak gençlere söylemek istediğim birkaç şey var. Kendinizi değersiz hissettiğiniz, yıprandığınız yerlerde eğer mümkünse durmayın. Özsaygınızı ve özdeğerinizi yitireceğiniz şeylerden uzak durun. Yeni deneyimlere açık olun, boş duran değil koşturan sevilir. Modellik ve oyunculuk yapmak isteyenler de beraber çalıştıkları kişileri araştırsınlar, iyi seçsinler. Hiçbir düzgün ajans kayıt veya çekim için hiçbir modelinden/oyuncusundan para istemez, bu konuda da dikkatli olsunlar. Tavsiyem, yıpranmamaları adına bu işten düzenli gelir elde edene dek başka işler yapma konusuna kendilerini kapatmamaları olur.”

patronlardunyasi.com