Marakeş’in mistik atmosferi, cemiyet hayatının sevilen ismi Melisa Sabancı Tapan’ın büyüleyici keşifleriyle buluştu.
Tapan, sadece bir tatil değil, adeta bir "estetik yolculuğa" çıktığı Fas’ta, şehrin ruhunu yansıtan notları paylaştı. Melisa Sabancı Tapan, seyahatine bir koleksiyonerin evindeki büyüleyici detayları inceleyerek başladı.
Tarzı kendi stiliyle örtüşmese de, her objenin arkasındaki "düşünülmüş dengeye" hayran kalan Tapan, Marakeş’in o ünlü "hesaplanmış karmaşıklık" hissini her adımda takip etti.
Ünlü isim, Majorelle Bahçeleri’nde yürürken arkadaşının “Her şeyin bir yeri var gibi” sözünü notlarına iliştirerek, şehirdeki renklerin bile bir tasarımcı disipliniyle yerini bildiğini vurguladı. Tapan’ın rotası, moda dünyasının efsanesi Yves Saint Laurent’in dünyasına ve Fas zanaatına kırıldı.
Maison ARTC ve Berberi Müzesi’nde kıyafetlerin ve takıların sadece birer aksesuar değil, birer "anlatıcı" olduğunu belirten Tapan, geçmişin bugüne taşınma biçimine hayran kaldı. Şehirdeki yatay mimariyi ve ikonik terakota tonlarını "Estetik bir tercih değil, bir hafıza disiplini" olarak yorumlayan Melisa Tapan, Marakeş seyahatini şu etkileyici cümleyle noktaladı:
"Zamanla yoğunlaşan karmaşıklık, kendi dilini kuruyor. Ve yeterince dikkatli bakarsan burası, o dili duymayı öğretiyor."
patronlardunyasi.com