Necla DALAN
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uyguladıkları ekonomik programın rüştünü ispat ettiğini Türkiye’nin dayanıklılığı artırdığını vurguladı. Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Şimşek, “Türkiye'nin dayanıklı olduğuna inanıyoruz. Bunu geçen yıl kanıtladık. Bu yıl da kanıtlıyoruz. Biz geçen yılki şokları programda çok önemli kayıplar yaşamadan atlattık. Programımızda üçüncü aşama şokla başladı. Savaş üçüncü aşamanın süresini uzatır. Sadece ihtiyaç duyduğumuz süre 2.5 yıla tekabül edecek” dedi.
Şimşek’in konuşmasından satır başları şöyle:
“ENFLASYON 3 PUAN DAHA YÜKSEK GERÇEKLEŞEBİLİR”
"Savaşın rakamsal etkilerine bakarsak; yılbaşından bu yana ortalama petrol fiyatı yaklaşık 81 dolar. Vadeli piyasalarda da yıl ortalaması yine 81 dolar civarında görünüyor. Oysa orta vadeli programda petrol fiyatı 65 dolardı. Bu yaklaşık 15 dolarlık bir fark demek. Buna göre enflasyon yaklaşık 3 puan daha yüksek gerçekleşebilir."
"Cari açık yüzde 1,5’in altında öngörülüyordu; şimdi yaklaşık 1 puan daha yüksek olabilir ama yönetilebilir düzeyde. Altın hariç cari açık geçen yıl milli gelire oranla yüzde 0,6 idi. Bu yıl yüzde 0,4 öngörüyorduk. Ancak petrol fiyatlarındaki artış ve savaş etkisiyle bu oran yüzde 2,5’a, maksimum yüzde 3’e kadar yükselebilir. Bunu da yönetilebilir görüyoruz. Orta ve uzun vadede ise cari açıkta iyileşme bekliyoruz."
"Büyüme yüzde 4 civarı öngörülüyordu; yarım ila bir puan daha düşük olabilir. Bütçe açığı yüzde 3,5 öngörülmüştü; yaklaşık 40 baz puan daha yüksek olabilir. Ancak mesajım şu: Bütün bu etkiler yönetilebilir. Programı rayından çıkarmaz; sadece etkiler."
"Enflasyon yüzde 65’lerden yüzde 30 civarına kadar düştü. Bizim bu yıl için öngörümüz ideal olarak yüzde 20’nin altıydı. Ancak savaşla birlikte piyasalar beklentilerini yüzde 25 seviyesine çıkarmış durumda. Mart ayı itibarıyla Merkez Bankası’nın geniş katılımlı anketinde piyasa enflasyonu yaklaşık yüzde 25 olarak görülüyor."
“BÜTÇE GELİRLERİNDEN FERAGAT ETTİK”
"Bütçedeki imkanları enflasyon etkisini sınırlamak için devreye aldık. Eğer eşel mobil sistemi devreye alınmasaydı ve petrol fiyatları ortalama 80 dolar olsaydı, manşet enflasyon 3,6 puan daha yüksek olurdu. Oysa 80 dolar seviyesinde kalınırsa bu etki yaklaşık 1,1 puan civarında olacak. Burada benzin ve mazot gibi akaryakıt ürünlerinin doğrudan enflasyona etkisinden bahsediyorum. Yani bütçe gelirlerinden feragat ederek dezenflasyonu önceliklendirdik."
"Dezenflasyonu ne sürükleyecek diye merak ediyor olabilirsiniz. Bir kere Merkez Bankamızın çabaları çok değerli. Maliye ve gelirler politikası destekleyici. Bunun yanında arz yönlü de birçok tedbir aldık. Özellikle sosyal konut, deprem bölgesinin yeniden inşası gibi alanlarda Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor."
"Toplam borçluluğa bakarsak; hane halkı, kamu ve özel sektör dahil olmak üzere Türkiye’de toplam borçluluk geçmiş şoklara kıyasla düşük. Bu nedenle bu şoku en az zararla atlatabileceğiz ve ülkemizi yeniden güçlü bir şekilde konumlandırabileceğiz. Şokun başlangıcında özellikle uluslararası rezervler anlamında önemli bir tampon inşa etmiştik. Bu savaşla birlikte risk iştahında düşüş oldu ve Türkiye’den bir miktar sermaye çıkışı yaşandı. Şimdi ateşkesle birlikte bunun geri geldiğini görüyoruz. Ayrıca içeride firmalardan ve vatandaşlardan sınırlı da olsa bir döviz talebi oluştu."
"Piyasa tepkisine bakarsak Türkiye'nin olumlu ayrıştığını söyleyebiliriz. Borsa İstanbul gelişmiş ülkelere göre daha iyi bir performans sergiledi. Risk priminde bir miktar artış oldu ama temeller sağlam olduğu için ateşkesle tekrar düşüşe geçti. En önemli konulardan biri vatandaşlarımızın programa olan güvenidir."
"Bankacılık sektörü sağlıklı. Sermaye yeterlilik oranı yüzde 17 civarında. Problemli kredilerin toplam kredilere oranı yüzde 2.6 seviyesinde, oldukça makul bir düzeyde ve karşılıklar da yüksek. Karlılık tarafında son yıllarda reel anlamda bir zayıflama yaşandı ancak toparlanma süreci başlamıştı. Bu şokla birlikte geçici bir bozulma olsa da bunun geçici olmasını bekliyoruz. Bankacılık sektörü bu yapısıyla ekonomiyi ve büyümeyi desteklemeye devam edecek."
“TURİZM TARAFINDA BELİRSİZLİK VAR”
"İthalat tarafında ağırlıklı olarak mücevher ve altın Birleşik Arap Emirlikleri’nden geliyor. Gerekirse bu tedarik başka kaynaklardan sağlanabilir."
"Turizm tarafında ise belirsizlik var. Bölgeden gelen turist sayısı yaklaşık 7 milyon ve bunun 3 milyonu İran’dan geliyor. Yaklaşık 8 milyar dolarlık bir gelirden bahsediyoruz. Ancak bu süreçte bölgeye gidemeyen turistlerin Türkiye’yi tercih etme ihtimali yüksek. Özellikle Rusya’dan o bölgeye giden turistlerin Türkiye’ye yönelmesi beklenebilir. Ateşkes devam ederse turizmin çok sınırlı etkileneceğini, hatta hiç etkilenmeyebileceğini düşünüyoruz."
"Dış ticaret nasıl etkilenir? Bölgeye ihracatımız ağırlıklı olarak Irak, BAE, Suudi Arabistan ve İran’a. Bu ülkeler toplam ihracatımızın yaklaşık yüzde 11’ini oluşturuyor. Irak ile şu anda bağlantı açısından bir sorun yok, sevkiyatlar devam ediyor. İran’la ticaret büyük ölçüde doğalgaz üzerinden ve biz İran’a nakit ödeme yapamıyoruz. Bu nedenle doğalgaz karşılığında mal ticareti dengeleniyor. Burada da önemli bir hassasiyet yok. Suudi Arabistan ile ise Suriye üzerinden bağlantısallık devam ediyor. Bu nedenle ihracat etkisinin sınırlı olmasını bekliyoruz."
ŞİMŞEK'İN İNCİ DİŞLİ, SIRMA SAÇLI SHAKESPEARE'I

Türkiye’nin sağlık turizmi ve teknolojik ilerlemesini anlattığı sırada ekrana, İngiliz edebiyatının efsane ismi William Shakespeare’in dijital ortamda saç ekimi uygulanmış bir fotoğrafını yansıtan Mehmet Şimşek, salondaki katılımcıların gülümsemesi üzerine, şu ifadeleri kullandı:
“Gülümsediniz biliyorum. Ben bu görseli sosyal medyada gördüm ve sunuma eklemek istedim.”
patronlardunyasi.com