Patronlar


Toygun ATİLLA 

Bir girişimcinin geçmişte söyledikleriyle bugün yaptıklarını karşılaştırmak için bazen yıllar öncesine gitmek gerekir.

Bazen de bir gün öncesine bakmak yeterlidir.

Martı’nın kurucusu Oğuz Alper Öktem, yıllardır taksicilerle yaşadığı mücadele, mahkeme süreçleri ve sosyal medya paylaşımlarıyla gündemde.

Bu mücadelenin merkezine de hep sürücüleri koydu.

Onların ekonomik kazanç elde etmesini, ailelerini geçindirmesini ve ulaşım sektöründe kendilerine yer açmasını savundu.

Ancak şimdi Martı’dan gelen yeni bir açıklama, geçmişteki bütün bu sözleri yeniden hatırlattı.

Çünkü Öktem’in yeni hedefi sürücüsüz ulaşım.

DÜN SÜRÜCÜLERİNE KAHRAMAN DEDİ

Tarih 27 Ekim 2026.

Öktem, sosyal medya hesabından yayımladığı videoda bu kez taksicilere barış çağrısı yaptı.

“Şimdi barışma vakti” diyerek bütün taksi sürücülerini Martı platformuna davet etti.

Üstelik komisyon almadan çalışmalarını önerdi.

En çok yolculuk yapan taksiciye otomobilini hediye edeceğini açıkladı.

Ardından TAG sürücülerine döndü.

Kullandığı ifade dikkat çekiciydi:

“Şehrin kahramanı Martı sürücüsü kardeşlerim. Sizi de unutmadım.”

Öktem, mahkeme süreçlerinde kullandığı ve Karaoğlan adını verdiği otomobilini de altı ay boyunca en düzenli çalışan TAG sürücüsüne hediye edeceğini söyledi.

Yani 27 Ekim’de Martı’nın merkezinde yine sürücüler vardı.

Öktem onları kahraman ilan ediyor, ödüllendiriyor, şirketinin büyük ailesinin parçası olarak gösteriyordu.

ŞİMDİ SÜRÜCÜSÜZ MARTI GELİYOR

28 Ekim’de ise gazetelere Martı’dan yeni bir basın açıklaması ulaştı.

Başlığı şöyleydi:

“RoboMartı ile Sürücüsüz Ulaşım Dönemi Başlıyor.”

Şirket, yapay zekâ destekli otonom araç projesinin ilk test sürüşlerini başarıyla tamamladığını duyurdu.

Açıklamaya göre araçlar yüksek çözünürlüklü kameralar, radar ve lidar sensörleriyle donatıldı. Trafik ışıkları, yaya geçitleri ve şerit değişiklikleri gibi durumlarda yapay zekâdan yararlanılıyor.

Testler uzman operatörlerin gözetiminde gerçekleştirildi.

Öktem, açıklamasında RoboMartı ile Türkiye’de sürücüsüz ulaşımın geleceğine ilk adımı attıklarını söyledi.
Martı’nın sürücüsüz araç hedefi aslında yeni değil. Şirket, temmuz ayında ABD’li Tensor ile otonom araçlara ilişkin anlaşmasını duyurmuştu.

Dolayısıyla RoboMartı, bir günde alınmış ani bir karar değil. Martı’nın bir süredir hazırlığını yaptığı teknolojik dönüşümün yeni aşaması.

Ancak bu dönüşüm önemli bir soruyu da beraberinde getiriyor.

Dün sürücülerin ekmeğini savunan Martı, yarın sürücüye ihtiyaç duymayan bir ulaşım modeline mi geçecek?

AMERİKA’DA BİR KADIN ARACIN ALTINDA SÜRÜKLENDİ

Elbette teknolojiye direnmek akılcı değil.

Dünyanın birçok ülkesinde sürücüsüz araçlar geliştiriliyor. ABD ve Çin’de bu alana milyarlarca dolarlık yatırımlar yapılıyor.

Ancak sürücüsüz ulaşımın öncülerinden ABD’de bile teknolojiye yönelik ciddi itirazlar var.

Üstelik bunlar yalnızca işini kaybetmekten korkan sürücülerin itirazları değil.

2 Ekim 2023’te San Francisco’da yaşanan olay bunun en çarpıcı örneklerinden biri.

Bir otomobilin çarptığı kadın, Cruise şirketine ait sürücüsüz aracın önüne savruldu.

Cruise aracı kadına çarptıktan sonra onu altında yaklaşık altı metre sürükledi.

Kaliforniya Motorlu Taşıtlar Dairesi, 24 Ekim’de Cruise’un sürücüsüz test ve ticari faaliyet izinlerini askıya aldı.

Resmî kararda yalnızca aracın güvenliği değil, şirketin güvenlikle ilgili bilgileri eksik veya yanıltıcı biçimde sunması da gerekçe gösterildi.

İTFAİYENİN ÖNÜNÜ KESTİ

San Francisco’da bir başka olayda ise Waymo’ya ait sürücüsüz otomobil, acil müdahaleye çıkmaya hazırlanan itfaiye aracının önünü kapattı.

İtfaiyenin olay raporuna göre aracın kaldırılması iki dakikadan uzun sürdü.

Bu olaylar, sürücüsüz ulaşımda yalnızca yolcunun güvenliğinin değil, kentteki acil müdahale sistemlerinin de dikkate alınması gerektiğini gösterdi.

SENDİKADAN WAYMO’YA YASAK ÇAĞRISI

ABD’de tartışmalar 2026 yılında da devam etti.

2 Şubat’ta Teamsters sendikası, Kaliforniya Kamu Hizmetleri Komisyonu’na çağrıda bulunarak Waymo’nun faaliyet izninin süresiz askıya alınmasını istedi.

Çağrının arkasında, Santa Monica’da bir Waymo aracının çocuğa çarpması ve ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi’nin olayla ilgili inceleme başlatması vardı.

Ancak sendikanın itirazı yalnızca güvenlikle sınırlı değildi.

Teamsters, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâyı insan emeğinin yerine koyarak çalışanların geçim kaynaklarını tehdit ettiğini savunuyordu.

Bir başka ifadeyle, Amerika’da tartışma artık yalnızca araçların güvenli olup olmadığıyla ilgili değildi.

Direksiyondaki insanın geleceği de tartışılıyordu.

ATLANTA’DA SÜRÜCÜLERDEN ROBOTAKSİ VERGİSİ TALEBİ

Ağustos 2026’da bu kez Atlanta’daki araç paylaşım sürücüleri harekete geçti.

Axios’un haberine göre Atlanta Rideshare Drivers Union, sürücüsüz taksilerin her yolculuğundan 50 sent ile 1 dolar arasında katkı alınmasını talep etti.

Amaç, otomasyon nedeniyle ekonomik kayba uğrayabilecek sürücülerin desteklenmesiydi.

Sendika ayrıca sürücüsüz araçların Atlanta Havalimanı’ndan yolcu almasının engellenmesini istedi.

Sürücüler, Waymo’nun faaliyetlerinin yaygınlaşmasıyla gelirlerinin azaldığını ileri sürüyordu.

Ancak bu iddiayı doğrulayan kapsamlı gelir verileri henüz bulunmuyordu.

Waymo ise sürücüsüz ulaşımın yeni iş alanları yaratacağını savunuyor.

Dolayısıyla Amerika’da da tartışmanın kesinleşmiş bir sonucu yok.

Fakat ortada artık somut bir talep var:

Sürücüsüz araçlardan elde edilen ekonomik kazancın bir bölümü, bu dönüşümden etkilenecek insanlara aktarılmalı.

MARTI’NIN SÜRÜCÜLERİNE NE OLACAK?

Şimdi yeniden Türkiye’ye dönelim.

Oğuz Alper Öktem, yıllardır Martı TAG sürücülerini savunuyor.

Onların ekonomik kazanç elde etmesini ulaşım sektöründeki mücadelesinin önemli gerekçelerinden biri olarak gösteriyor.

Sosyal medyada sürücülerine sesleniyor, onlarla birlikte mahkeme süreçlerini takip ediyor, onları kahraman ilan ediyor.

Şimdi ise geleceğin ulaşım sisteminde sürücüye ihtiyaç duymayan bir teknoloji geliştirmeye çalışıyor.

RoboMartı henüz ticari yolcu taşımacılığına başlamış değil. Şirketin kaç araçla, hangi tarihte, hangi koşullarda hizmet vereceği de açıklanmadı.

Dolayısıyla bugün Martı sürücülerinin işlerini kaybettiğini söylemek mümkün değil.

Üstelik sürücüsüz ulaşım, bakım, uzaktan operasyon ve teknoloji alanlarında yeni işler de yaratabilir.

Ancak bütün bunlar, mevcut sürücülerin geleceğine ilişkin soruları ortadan kaldırmıyor.

Martı, sürücüsüz ulaşımı yaygınlaştırdığında TAG sürücülerinin ekonomik faaliyetleri nasıl etkilenecek?

Şirketin sürücüler için bir dönüşüm ve eğitim programı olacak mı?

Amerika’da tartışıldığı gibi, otomasyondan elde edilen gelirin bir bölümü mevcut sürücülerin desteklenmesi için kullanılacak mı?

Oğuz Alper Öktem’in bugün şehrin kahramanları olarak tanımladığı sürücüler, yarın Martı’nın yeni ulaşım modelinde hangi rolü üstlenecek?

Oğuz Alper Öktem’in yıllarca savunduğu sürücüler ile şimdi geliştirmeye çalıştığı sürücüsüz ulaşım modeli arasında açıklanması gereken önemli bir mesele var.

Martı’nın geleceğinde otomobillerin direksiyonunda kimse olmayabilir. Peki o direksiyonlardan geçimini sağlayan insanlar nerede olacak?

patronlardunyasi.com