Borsa DEDEKTİFİ
Yeni yıla tam umutla başlayacakken yine “bize huzur yok” dedirtecek bir gelişme oldu.
ABD, film sahnelerinde olacak bir operasyonla Venezuela Başkanı Maduro’yu başkent Caracas’tan alıp ABD’ye götürdü.
Hafta sonu yaşanan bu gelişme sonrası yatırımcılar piyasaların nasıl bir açılış yapacağını merak ediyor.
Öncelikle şunu belirteyim, konu direkt olarak bizi petrol fiyatlarından etkileyebilir. Çünkü Türkiye, petrol ithal eden bir ülke ve petrol fiyatlarındaki hareket cari işlemler dengesi üzerinde belirleyici.
Eylül ayında açıklanan 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) bu yıl için Brent türü ham petrolün varil fiyatının 65 dolar olacağı tahmin edilmişti. Söz konusu rakam 2027 yılı için 65.1, 2028 yılı için 65.6 dolar olarak hesaplamalara girdi.
Yani Cuma günü 60.75 dolar seviyelerinden kapanan Brent türü petrolün fiyatının önümüzdeki 3 sene boyunca ciddi bir yükseliş beklenmiyordu.
Peki ABD’nin Venezuela operasyonu petrol fiyatlarını nasıl etkiler?
Bu sorunun cevabı aslında Venezuela’nın petrol piyasasındaki konumuyla alakalı. Venezuela, her ne kadar rezerv anlamında dünyanın en büyük petrol kaynaklarına sahip olsa bile üretimde o kadar payı yüksek değil. Son rakamlar, Venezuela’nın toplam küresel üretimdeki payının yüzde 1’in altında olduğunu gösteriyor.
Bu rakamlara bakarak petrol fiyatlarında yukarı yönlü bir baskı oluşturma ihtimali düşük. Hem de dünyada petrol arzının fazla olduğu bir dönemde…
Ama ne olursa olsun jeopolitik gerginliği artıran bir gelişme. Dolayısıyla kısa vadede yukarı bir hareket olabilir ama sınırlı kalma ihtimali oldukça yüksek…
Venezuela saldırısının görünmeyen tarafı aslında daha kritik. Demem şu; ABD’nin Venezuela operasyonuna karşı Çin’in Tayvan’a bir müdahalesi olursa o zaman endişe yerini paniğe bırakabilir. Umarız böyle bir şey olmaz!
Bölge, gümüş madenlerinin ve ticaretinin kuvvetli olduğu bir bölge. Petrolden çok gümüş ve altın tarafı son gelişmelerden daha fazla etkilenebilir.
Gelelim bizim piyasaya…
Yıl başının ardından yılın ilk işlem günü Cuma günü yapıldı. Borsa yüzde 2.10’luk yükselişle iyi bir başlangıç yaptı. Gözler pazartesi açıklanacak aralık ayı enflasyon rakamlarına çevrilmişti.
Piyasaların beklentisi enflasyonun aralık ayında yüzde 0.96 civarı geleceği yönünde. Rakamın bu şekilde gelmesi halinde 2025 yılında enflasyon yüzde 31 olacak.
Enflasyon rakamını beklerken araya ABD-Venezuela olayı girdi. Bizim piyasanın bu tip olaylara nasıl bir tepki vereceğini artık kestirmek zor. Geçmişte benzer gelişmelere olayın merkezindeki borsadan daha kötü tepki verdiğimiz ortada…
Normal şartlar altında, Venezuela olayı bizim borsayı çok fazla etkilemesi beklenmemeli. İşte geçmiş tecrübeler “ama” dedirtiyor maalesef… Her ne olursa olsun Venezuela gelişmesine verilecek aşağı yönlü bir tepki çok abartılı olmayacaktır.
Enflasyonun beklentilere paralel veya altında gelmesi halinde borsada olumlu seyrin devamını sağlayabilir.
Borsanın son 20 yıldaki Ocak ayı performanslarına bakıldığında yılın ilk ayının çoğunlukla yükseliş şeklinde olduğu görülüyor. Süreyi biraz daha kısaltıp 10 yıla indirirsek borsa son 10 yılda sadece 1 kez ocak ayını eksi kapattı.

Yukarıdaki tablo gösteriyor ki piyasalar yeni yıllara hep umutla başlıyor ve ocak aylarını yükselişle tamamlıyor.
Teknik seviyelere bakarsak, BIST 100 Endeksi 11.498 puandan haftaya başlayacak. Yani TL bazlı tarihi zirvesi olan 11.605 puana ulaşması için sadece yüzde 1 yükselmesi gerekiyor.
Eğer küresel piyasalar Venezuela olayını abartmaz ve enflasyon beklentilerden kötü gelmezse bu hafta rekor haberlerini sık sık duyabiliriz. 11.600 puanın üzerinde kalıcı olunursa borsada 300 dolar (12.900) seviyeleri hedef olarak belirlenebilir.
Bereketli bol, kazançlı günler dilerim…
Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.
patronlardunyasi.com