Burak ARTUNER
Londra denince akla gelen birkaç sembol vardır. Buckingham Sarayı, Big Ben, kırmızı telefon kulübeleri ve elbette Knightsbridge'deki Harrods...
Yıllardır zenginliğin, ihtişamın ve lüksün adresi olarak görülen Harrods'un vitrinlerinde dünyanın en pahalı markalarını bulmak mümkün.
Ama vitrinin arkasında yıllarca başka bir hikâye de yaşandı. Bugün o hikâyenin faturası bilanço tablolarında görünüyor.
Harrods'un eski patronu Mohamed Al Fayed, mağazayı 1985 yılında satın aldı ve 2010'a kadar yönetti. Daha sonra Harrods, Katar'ın egemen varlık fonuna yaklaşık 1,5 milyar sterline satıldı.

Al Fayed 2023'te hayatını kaybetti.
Ancak ölümünden sonra dosya kapanmadı; tam tersine büyüdü.
BBC'nin 2024'te yayımladığı belgeselin ardından çok sayıda kadın Al Fayed'i cinsel taciz, saldırı ve tecavüzle suçladı. Harrods da geçmişte yaşananlar nedeniyle özür diledi ve mağdurlar için bir "tazminat ve telafi" mekanizması oluşturdu. Program 31 Mart 2025'te açıldı ve 31 Mart 2026'da yeni başvurulara kapandı.
Fakat işin en çarpıcı tarafı, bu hesaplaşmanın şirket bilançosuna doğrudan yansıması oldu.
62,5 milyon sterlinlik tazminat gideri, Harrods'u kârdan zarara taşıyan olağanüstü maliyetlerden biri haline geldi.
Başka bir ifadeyle geçmişin faturası, bugünün bilançosuna yazıldı.

Sonra ne oldu?
Harrods'un yeni yayınlanan son bilançosu ise adeta “normalleşme” ilanı
Bir yıl önce:
34,3 milyon sterlin zarar.
Bir yıl sonra:
84,9 milyon sterlin kâr.
Üstelik toplam ciro da yaklaşık 1,1 milyar sterline çıktı.
Bu tablo bize şirketlerin geçmişle hesaplaşmasının yalnızca hukuk ve itibar meselesi olmadığını da gösteriyor.
Büyük şirketlerde geçmişte yaşanan bir olay, yıllar sonra milyonlarca sterlinlik mali yük haline gelebiliyor.
Harrods açısından Al Fayed'in mirası artık yalnızca tarih kitaplarında değil, muhasebe kayıtlarında da yer aldı.
Ama “borç ödendi, dosya kapandı” demek mümkün mü?
Hayır.
Çünkü tazminat programının kapanması, mağdurların tamamının adalet duygusunun tatmin edildiği anlamına gelmiyor. Bazı mağdur temsilcileri programın yeterli olmadığını savunuyor.
Programın kapanacağı 31 Mart 2026'da mağdur avukatları, yüzlerce kişinin hâlâ süreç içerisinde bulunduğunu ve mekanizmanın adil olmadığı yönündeki eleştirilerini dile getiriyor.
Mesela geçen ay, İskoçya Polisi, Al Fayed hakkında daha önce gündeme gelen bir cinsel saldırı iddiasını yeni bir tanığın ortaya çıkmasının ardından yeniden soruşturmaya başladı.

Yani hikâyenin insan tarafındaki bilanço henüz kapanmış değil.
Harrods gibi simgesel bir marka, turizm durağı, şehrin simge adreslerinden biri, lüks tüketimin vitrini
Kurucusu Al Fayed'den kalan kötü mirası parasal olarak ödedi görünüyor.
İnsan düşünmeden edemiyor: Yönetimi başkasına geçen bir şirket, eski patronunun davranışlarından ne ölçüde sorumlu tutulabilir?
Ama Harrods bu soruya tazminat ödeyerek bir cevap veriyor sanki.
Lüksün vitrini yeniden parlıyor.
Ama geçmişin gölgesi kalkıyor mu?
Takdir sizin.
patronlardunyasi.com