Elif Yıldız HARMANKAYA
Rolex saat üretmekte olduğu kadar arzı, dağıtımı ve marka değerini kontrol etmekte de dünyanın en başarılı lüks şirketlerinden biri.
Bu nedenle 28 Eylül’de Londra’da yapılacak müzayedeyi yalnızca “dört pahalı Rolex satışa çıkıyor” diye okumak eksik kalıyor.
Rolex, The Four Seasons adını verdiği proje için dört özel Cosmograph Daytona hazırladı.
İlkbahar.
Yaz.
Sonbahar.
Kış.
Her saat farklı değerli metal, doğal taş ve mücevher kombinasyonuyla üretildi.
Her birinden yalnızca bir tane var. Rolex bu dört saati mağazalarında satışa çıkarmak yerine Phillips’in müzayede salonuna gönderiyor.

ROLEX TARİHİNDE BİR İLK
Phillips’in resmi açıklamasına göre 28 Eylül’de Londra’da gerçekleştirilecek organizasyon Rolex’in ilk yardım amaçlı müzayedesi olacak.
Dört saat tek set halinde değil, ayrı lotlar halinde satılacak.
Müzayedeyi saat dünyasının en tanınmış isimlerinden Phillips kıdemli danışmanı Aurel Bacs yönetecek.
Satış özel bir etkinlik olarak gerçekleştirilecek, Phillips teklif vermek isteyen koleksiyonerler için uzaktan katılım imkânı da sağlıyor.
Elde edilecek gelirin tamamı iki kuruluşa aktarılacak.
Roger Federer’in kurduğu Federer Foundation ve Leonardo DiCaprio’nun kurucu ortaklarından olduğu Re:wild.
Rolex projeyi şirketin çevre ve gelecek nesillere yönelik çalışmalarını bir araya getiren Perpetual Planet girişiminin parçası olarak konumlandırıyor.
Ancak saat piyasası açısından müzayedenin başka bir anlamı daha var.
FİYATI ROLEX DEĞİL KOLEKSİYONER BELİRLEYECEK
Lüks saat piyasasında bir modelin fiyatını belirlemek için genellikle karşılaştırılabilir örneklere bakılır.
Aynı referansın geçmiş müzayede sonuçları vardır.
Üretim yılı vardır.
Kondisyonu vardır.
Provenansı vardır.
Bu dört Daytona’da ise önemli bir sorun var.
Karşılaştırılabilir başka bir saat yok.
Dört referans da benzersiz
Dolayısıyla 28 Eylül’de oluşacak fiyat yalnız bir ikinci el Rolex fiyatı olmayacak.
Rolex fabrikasının ürettiği, piyasada başka örneği bulunmayan çağdaş bir Daytona’ya koleksiyonerlerin biçtiği değer olacak.
Bu nedenle müzayede aynı zamanda sıra dışı bir fiyat keşfi niteliği taşıyor.
DÖRT MEVSİM, DÖRT FARKLI DAYTONA
Rolex saatlerin teknik ayrıntılarını da açıkladı.
İlkbahar, 18 karat beyaz altın kasaya sahip. Krizopras kadranı, lepidolit sayaçları ve mor safirleri bulunuyor.
Yaz, 18 karat Everose altından üretildi. Turkuaz kadrana ve yakut kalbi sayaçlara pembe safirler eşlik ediyor.
Sonbahar, 18 karat sarı altın kasa, mookait kadran, krizopras sayaçlar ve yeşil turmalinlerle hazırlandı.
Kış ise 950 platinden. Mavi opal kadran, lapis lazuli sayaçlar, pırlantalar ve maviden fuşyaya geçen safirlerle donatıldı.
Dört model de Rolex’in 4131 otomatik kronograf kalibresini kullanıyor ve yaklaşık 72 saatlik güç rezervine sahip.
Rolex yalnız mevcut bir Daytona’ya farklı kadran takıp müzayedeye göndermiyor. Her mevsim için ayrı referans numarası taşıyan dört özel saat yaratmış durumda.
LÜKSTE YENİ PARA BİRİMİ: ERİŞİM
Bu müzayedenin lüks endüstrisi açısından verdiği başka bir mesaj daha var.
Bir ürünün çok pahalı olması artık tek başına onu koleksiyon objesi yapmaya yetmiyor.
Asıl değer giderek erişilebilirlikten geliyor.
Bir saati satın alabilecek binlerce kişi varsa fiyatı ne kadar yüksek olursa olsun piyasada karşılaştırılabilir örnekleri bulunabilir.
Dünyada yalnızca bir tane varsa fiyatlama mantığı değişiyor.
Rolex Four Seasons müzayedesinde de tam olarak bu olacak.
Üstelik yardım müzayedelerinin kendine özgü fiyatlama dinamiğini unutmamak gerekiyor.
Alıcı yalnız saate teklif vermiyor.
Hayırseverlik, prestij, rekabet ve benzersiz bir Rolex’e sahip olma ihtimali aynı salonda birleşiyor.
Bu nedenle 28 Eylül’de ortaya çıkacak rakamları normal bir Daytona müzayede sonucu gibi değerlendirmek de doğru olmayacak.
patronlardunyasi.com