Fransa Meclisinin sözde Ermeni soykırımı iddialarının inkarını cezalandırmayı öngören kararını eleştiren Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı (AKPM) René van der Linden, kararın gerilimi artırdığını söyledi. Kararın yanlış bir örnek olduğunu belirten Linden, köprüler kurmaya ve bu konuda uzlaşı sağlanmasına gerek olduğunu söyledi.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı René van der Linden, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile bir araya geldi.
Dışişleri Bakanlığı'nda gerçekleştirilen görüşmeden sonra herhangi bir açıklama yapılmadı. Ankara'dan ayrılmadan önce Esenboğa Havalimanı'nda bir basın toplantısı düzenleyen AKPM Başkanı René van der Linden, temasları ve gelişinde yaşanan karşılanmama krizi ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Türkiye'nin AB reform süreci ve Kıbrıs'ta bir tren kazası yaşanıp yaşanmayacağı ile ilgili soruları cevaplandıran AKPM Başkanı René van der Linden, reform sürecinin ilk aşamasının yasaların yapılması ikinci aşamasının ise yasaların uygulanması olduğunu söyledi. Yasaların uygulanmasının zaman aldığını çünkü burada düşünce yapısının değiştirilmesi meselesi olduğunu belirten Linden, insanları yapılan reformların ülkenin yararına olduğuna ikna etmenin bu sürecin ikinci aşaması olduğunu söyledi. Bunların reformların doğasında olduğunu ifade eden Linden, insanları ikna etmede de zaman zaman zorluklar yaşanabileceğini kaydetti.
Önemli olanın sonuçta ortak bir hedef olması olduğunu belirten Linden, Türkiye ile AB arasında sürdürülen müzakerelerin Türkiye'nin üyeliği üzerine olduğunu ve AB'nin Türkiye'nin üyeliğini müzakere etme sözüne bağlı olduğunu kaydetti. Bu süreçte dengeli tutumlar ortaya konulmasının altını çizen Linden, eleştirilere açık olunması gerektiğini ve eleştirinin bir tür yardım ve pozitif bir element olduğunu vurguladı.
"301. MADDE DEĞİŞTİRİLMELİ"
Türkiye'ye baktığında eleştirilecek noktalar olduğunu belirten Linden, bunlardan birisinin Ceza Kanunu'nun 301 numaralı maddesi olduğunu ve bu maddenin değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
Fransız parlamentosunun sözde Ermeni soykırımı ile ilgili aldığı kararın doğru olmadığını belirten Linden, bu kararın açık şekilde ifade özgürlüğü ile çeliştiğini vurguladı. İnsanların düşüncesi olduğu için cezalandırılamayacağına işaret eden Linden, bunun Avrupa'da geriye doğru bir gidiş olacağını ve Avrupa Konseyi'nin hedefleri ile açık şekilde çeliştiğini vurguladı.
Linden, "İfade özgürlüğü ve protesto etme özgürlüğü insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü prensiplerinin temel yapı taşlarından birisidir. Ancak sizin ülkenizde de herkes düşüncesini özgürce ifade etmeli ve etme özgürlüğüne sahip olmalı" dedi.
Fransa meclisinin aldığı kararın Fransa'nın esas pozisyonunu ifade etmediğini savunan Linden, Fransız Senatosu'nun meclisin izlediği yolu izleyeceğine inanmadığını kaydetti. Linden sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu gerçekten yanlış bir yol. Bizim uzlaşmaya ihtiyacımız var. Bizim köprüler inşa etmeye ihtiyacımız var. Bu gerilimi artırıyor. Bu kötü bir örnek."
Kıbrıs'ta tren kazası yaşanmasını istemediğini belirten Linden, tren kazası sözcüğünü kullanmayı uygun bulmadığını ve bunun kendisini rahatsız ettiğini söyledi. Bu sözcüğün iki taraf olduğu ve diğer taraflar olduğu izlenimi verdiğini ifade eden Linden, süreçte işbirliğinin öne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Linden, tren kazasının iki tarafın da yararına olmayacağını ve Türkiye'nin bazı meselelerde çok sinirli davrandığını da sözlerine ekledi.
"Türkiye'deki mevcut hükümet AB yolundaki kararlılığını ortaya koydu"
Linden, Türkiye'deki mevcut hükümetin AB yolundaki kararlılığını ortaya koyduğunu söyledi. Linden, "İlk kez bu hükümet iktidara geldiği zaman Avrupa halklarındaki şüphelerin hepsini birer birer giderdi. Saygıdeğer kadim dostum Sayın Derviş'te (Kemal Derviş) benim bu görüşümü paylaşarak şimdiki iktidarın daha önceki hükümetlerden daha iyi bir iş çıkardığını ve AB'ne katılım konusunda daha önce hiçbir hükümetin alamadığı kararları aldığını vurguladı." diye konuştu.
Linden, İTO'nun onuruna verdiği yemekte yaptığı konuşmada, politikacıların politik sürecin işlemesi için işadamlarına ihtiyacı olduğunu belirterek, "İş dünyası, politika dünyası ve üniversiteler arasındaki işbirliğinin siyasi süreçleri hızlandırmadaki öneminin altını her zaman çizmişimdir.' dedi.
İstikrar refah ve barış sözcüklerinin AKPM için son derece önemli kavramlar olduğunu ifade eden Linden,"Fakat tüm bu kavramların yerleştirilmesi açısından insan hakları demokrasi ve hukukun üstünlüğünün teyit edilmesi gerekiyor. Doğrudan yabancı yatırımların hukukun üstünlüğü olmaksızın bir noktaya gelmesi mümkün değil. İnsan hakları olmaksızın ekonomik istikrardan da bahsetmek mümkün değil. Bütün bunları sağlamak için insanlığın bulabildiği 'ehven-i şer' de diyebiliriz ama en iyi yönetim biçimi demokrasidir. Bunun daha iyisini insanlık keşfetmiş değil." şeklinde konuştu.
'AB YOLUNDA ELEŞTİRİLER YAPICI OLURSA SİZE YARAR SAĞLAR'
AB'nin Türkiye'yi tam üye kabul etmek için siyasi bir taahhütte bulunduğunun akıldan çıkarılmaması gerektiğini dile getiren Linden, şuana kadar Türkiye'nin bu yolda elinden gelen çabayı ortaya koyduğunu belirtti. Linden şöyle konuştu: "Bilindiği gibi kriterler yerine getirildiği zaman ve taahhütler hayata geçirildikten sonra AB'ye giriş yolunda herhangi bir engel kalmıyor. Bunun için hem işadamlarına hem de politikacılara önemli görevler düşüyor. Tabi AB'nin de bu süreci son derece dengeli bir şekilde götürmesi gerekiyor. Elbette Türkiye'ye zaman zaman getirilen eleştiriler var. Ancak bunları sükûnetle karşılamak son derece önemli. Çünkü yapıcı olduğu müddetçe eleştiriler sadece eleştirmek için eleştirmediği takdirde mutlaka size de bir şeyler kazandıracaktır. Ben AB ile Türkiye arasındaki müzakerelerin karşılıklı güvene dayalı olarak yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı olarak Türkiye'den desteğimi hiçbir zaman esirgemeyeceğimi bir kez daha vurgulamak istiyorum."
Hükümetin AB yolundaki kararlılığını ortaya koyduğunu ifade eden Linden, İlk kez bu hükümet iktidara geldiği zaman Avrupa halklarındaki şüphelerin hepsini birer birer giderildiğine işaret etti. Linden, "Saygıdeğer kadim dostum Sayın Derviş benim bu görüşümü paylaşarak şimdiki iktidarın daha önceki hükümetlerden daha iyi bir iş çıkardığını ve AB'ne katılım konusunda daha önce hiçbir hükümetin alamadığı kararları aldığını bir kez daha vurguladı." diye konuştu.
Ankara/İstanbul/Cihan