Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK), 2400 Alman şirketiyle yurt dışında iş yapmalarına ilişkin yaptığı anketin sonuçlarını açıkladı.
Buna göre, jeopolitik risklerin ve korumacı politikaların Alman ekonomisi üzerindeki baskısı devam ediyor.
Yurt dışında faaliyet gösteren Alman şirketlerinin yüzde 69'u, son 12 ay içinde ek ticaret engelleriyle karşılaştığını belirtti. Bu oran, anketin yapılmaya başlandığı 2005 yılından bu yana kaydedilen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.
Geçen yıla oranla 11 puanlık artış yaşanırken şirketlerin yüzde 21'i işlerinin daha da kötüleşmesini bekliyor.
"ABD ARTIK FIRSAT PAZARI DEĞİL, BİR RİSK FAKTÖRÜ"
DIHK Dış Ticaret Direktörü Volker Treier, konuya ilişkin değerlendirmesinde, özellikle ABD pazarındaki gelişmelere işaret ederek, "ABD artık bir fırsat pazarından ziyade bir risk faktörüne dönüşüyor." ifadesini kullandı.
Treier, küresel ticarette "negatif bir kültürün" yerleştiğine dikkati çekerek, bu durumun Alman firmalarını Hindistan ve Güney Amerika gibi alternatif pazarlara yönelmeye zorladığını belirtti.
ABD ile iş yapan şirketlerin yüzde 86'sı yüksek gümrük tarifelerinden şikayet ederken, siyasi oynaklık ve hukuki belirsizliklerin uzun vadeli planlamayı imkansız hale getirdiği vurgulandı.
Şirketlerin karşılaştığı teknik engellerin başında yerel sertifikasyon süreçleri geliyor.
SIKILAŞAN İHRACAT KONTROLLERİ ETKİLİ OLDU
Ankete katılan firmaların yüzde 51'i yerel sertifikasyon prosedürlerinden, yüzde 37'si katılaşan güvenlik standartlarından, yüzde 35'i ise sıkılaşan ihracat kontrollerinden şikayet ediyor. Özellikle ABD, Çin ve Hindistan gibi pazarlarda artış gösteren "yerli içerik zorunluluğu" Alman üreticilerin küresel rekabet gücünü ve hareket alanını kısıtlayan temel unsurlar arasında yer alıyor.
Anketin en dikkat çekici bulgularından biri, dış pazardaki engeller kadar Avrupa içi düzenlemelerin de yük oluşturması oldu. Şirketlerin yüzde 83'ü, Almanya ve Avrupa Birliği (AB) kaynaklı Tedarik Zinciri Yasası ve karmaşık raporlama yükümlülükleri gibi bürokratik süreçleri uluslararası rekabette ciddi bir engel olarak tanımlıyor.
Öte yandan, Ortadoğu'da tırmanan gerilimin lojistik maliyetlerini artırması ve enerji fiyatlarını tetiklemesi, Almanya'da ekonomik beklentileri de aşağı yönlü etkiliyor.
DIHK, daha önce yüzde 1 olarak açıkladığı 2026 büyüme tahmininin mevcut koşullar altında "sürdürülemez" olduğunu bildirdi.
Artan navlun ücretleri ve tedarik zincirindeki aksamaların enflasyonu yaklaşık yarım puan yukarı çekebileceği öngörülüyor.
Bu arada, iki yıl süren resesyon baskısının ardından 2025 yılını yüzde 0,2'lik zayıf büyüme ile kapatan Alman ekonomisi için tahminler de aşağı yönlü güncellendi.
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW) ve Münih merkezli Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), Almanya için bu yılki GSYH büyüme tahminini yüzde 0,8 seviyesine indirdi.
patronlardunyasi.com