Ekonomi


Jeopolitik gerilimler, enerji maliyetlerindeki artış ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler nedeniyle şirketler tedarik zincirlerini yeniden yapılandırırken, İstanbul stratejik konumuyla küresel lojistik ağındaki önemini koruyor.

İSTANBUL ÖNEMİNİ KORUYOR

Uluslararası gayrimenkul danışmanlık şirketi Cushman & Wakefield tarafından hazırlanan “Küresel Sanayi & Lojistik Dinamikleri 2026” raporuna göre, dünya genelinde faaliyet gösteren şirketler tek merkezli tedarik modellerinden uzaklaşarak daha esnek ve çok merkezli yapılara yöneliyor. Raporda 135 sanayi ve lojistik pazarı incelenirken, lojistik gayrimenkullerinin artık yalnızca operasyonel bir ihtiyaç değil, şirketler için stratejik bir rekabet unsuru haline geldiği vurgulandı.

Raporda, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinin önde gelen lojistik merkezleri arasında gösterilen İstanbul’un, artan maliyet baskılarına rağmen önemini koruduğu belirtildi. Türkiye’de yüksek enflasyon ve yaşam maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle iş gücü maliyetlerinin bölge ortalamasının üzerine çıktığına dikkat çekilirken, ülkenin Avrupa, Orta Doğu ve Asya pazarlarına erişim sağlayan coğrafi avantajının yatırımcılar açısından cazibesini sürdürdüğü ifade edildi.

MALİYET BASKILARI ARTIYOR

Küresel lojistik sektöründe maliyet baskıları da büyümeye devam ediyor. Rapora göre dünya genelindeki lojistik kiraları son beş yılda ortalama yüzde 36 arttı. İncelenen pazarların yüzde 61’inde kira artışları sürerken, Latin Amerika güçlü talep ve düşük boşluk oranlarıyla kira artışlarında başı çekti. Avrupa’da ise özellikle İngiltere, Fransa, Portekiz ve İskandinav ülkelerinde sınırlı arz nedeniyle kira seviyeleri yükselmeyi sürdürüyor.

Araştırma, lojistik sektörünün geleceğinde teknoloji ve enerji yatırımlarının belirleyici olacağını da ortaya koydu. Yapay zeka destekli planlama sistemleri, otomasyon çözümleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarının önümüzdeki dönemde sektörün dönüşümünü hızlandıracağı belirtilirken, elektrikli araçların ve enerji yoğun operasyonların yaygınlaşmasıyla enerji maliyetlerinin tesis seçiminde kritik bir kriter haline geldiği kaydedildi.

Rapora göre şirketler için yeni dönemde başarı; yalnızca düşük maliyetli üretim merkezleri seçmekten değil, tedarik zincirlerini çeşitlendirmekten, teknolojiyi operasyonlara entegre etmekten ve stratejik lojistik merkezlerinde uzun vadeli pozisyon almaktan geçecek. İstanbul da bu dönüşüm sürecinde bölgesel lojistik üslerden biri olarak öne çıkmayı sürdürüyor.

patronlardunyasi.com