Küresel alüminyum piyasasında dengeler hızla bozuluyor. İran savaşı sonrası Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar hem hammadde akışını hem de bölgedeki eritme tesislerinin faaliyetlerini ciddi şekilde zayıflatırken, piyasada “kalıcı arz açığı” endişesi büyüyor. Uluslararası Alüminyum Enstitüsü’nün (IAI) verilerine göre küresel birincil alüminyum üretimi nisan ayında günlük ortalama 197,4 bin tona geriledi. Toplam aylık üretim ise yüzde 5,3 düşüşle 5,92 milyon tona indi. Böylece küresel üretimde hem aylık hem yıllık bazda dikkat çekici bir yavaşlama yaşandı. Piyasanın asıl kırılma noktası ise Körfez bölgesinde ortaya çıktı. Bölgedeki üretim nisan ayında aylık bazda yüzde 29, yıllık bazda ise yüzde 34,6 gerileyerek 330 bin tona düştü. Bu rakam, Kasım 2013’ten bu yana görülen en düşük üretim seviyesi oldu.
KÖRFEZ ÜRETİMİ SİSTEM İÇİN KRİTİK
Körfez ülkeleri savaş öncesi dönemde küresel alüminyum arzının yaklaşık yüzde 9’unu karşılıyordu. Ancak Çin dışındaki piyasa açısından bakıldığında bu oran yüzde 25’e kadar çıkıyor. Özellikle Japonya’nın alüminyum ithalatının yüzde 28’i, ABD’nin ise yüzde 21’i bölgeden sağlanıyor. Bu nedenle üretimdeki sert düşüş yalnızca bölgesel değil, küresel tedarik zinciri açısından da kritik görülüyor. IAI Genel Sekreteri Jonathan Grant, açıklanan nisan verilerinin henüz “dip seviye” olmayabileceğini belirterek, “Körfez eritme tesisleri Hürmüz üzerinden hammadde tedarik edemiyor. Alternatif kara yolları üzerinden sistemi ayakta tutmaya çalışıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
2000 SONRASI EN BÜYÜK ARZ ŞOKU
Emtia ticaret devi Mercuria’nın metal araştırmaları başkanı Nick Snowdon’a göre piyasada yaşanan gelişmeler sıradan bir arz daralmasının ötesine geçmiş durumda. Snowdon, “Alüminyum piyasasında gördüğümüz arz şoku muhtemelen 2000 sonrası dönemde baz metal piyasalarının yaşadığı en büyük tek arz şoku” ifadelerini kullandı. Mercuria, yıl sonuna kadar küresel piyasada en az 2 milyon tonluk açık oluşabileceğini tahmin ediyor. Bu rakamın daha da büyüyebileceği belirtiliyor. Çünkü mevcut görünür ve görünmeyen küresel stokların toplamı yalnızca 3 milyon ton civarında bulunuyor. Piyasadaki dikkat çeken bir diğer unsur ise Çin’in pozisyonu. Dünyanın en büyük üreticisi olan Çin’de üretim sınırı yıllık 45 milyon ton ile sınırlı. ABD ve Avrupa’da ise yeniden devreye alınabilecek ciddi bir atıl kapasite bulunmuyor. Bu nedenle Körfez’de yaşanan kaybın kısa sürede telafi edilmesi zor görülüyor.
FİYATLARDA ÇIKIŞ SÜRÜYOR
Ekonomim'den Evrim Küçük'ün haberin e göre, arz endişeleri Londra Metal Borsası’nda sert fiyat hareketlerini beraberinde getirdi. Alüminyum fiyatları bu hafta ton başına 3.672 dolara çıkarak son dört yılın zirvesini gördü. Fiziki piyasadaki primler de tarihi seviyelere ulaştı. ABD’de fiziki metal primi pound başına 1,14 dolar ile rekor kırarken, Avrupa’da ton başına 599 dolar seviyesine ulaşıldı. Piyasadaki yükseliş yalnızca kısa vadeli tedarik sorunlarından kaynaklanmıyor. Analistler, dünyanın önemli bölümünde yeni kapasite eksikliği nedeniyle sistemin yapısal olarak kırılgan hale geldiğine dikkat çekiyor.
patronlardunyasi.com