Dünya


Mustafa Ali AYKOL

İran daha önce yaptığı açıklamalarda, bölgedeki ekonomik hedefleri vurabileceğini duyurmuştu. Bu açıklamaların ardından Körfez’de kritik üretim merkezlerine yönelik ilk büyük saldırılar gerçekleşti. Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’deki iki dev alüminyum üreticisi İran’ın füze ve İHA saldırılarının hedefi oldu.

İSRAİL, İRAN'DAKİ ÜÇ ÇELİK FABRİKASINI VURMUŞTU 

İsrail tarafından koordineli bir şekilde bombalanan İran’ın üç ana çelik fabrikası kompleksi-Mübareke Çelik, İsfahan Zob Ahan (İsfahan Demir Çelik) ve Huzistan Çelik- İran'ın çelik ihtiyacının yaklaşık yüzde 70'ini karşılıyordu. Bu tesisler İran’ın sanayisinde ve ekonomisinde hayati bir rol oynuyor.

Mübareke Çelik, otomobillerde ve boru hatlarında kullanılan çelik sacların en büyük üreticisiyken; Huzistan, ülke çapındaki fabrikalar için külçe çelik üretiyor. Zob Ahan ise yapısal kirişler ve demiryolu rayları gibi inşaat profillerinin en önemli üreticisi konumunda ve iç ihtiyacın yarısını karşılıyor. Bu tesisler, İran'ın petrol dışı sanayi hayatının kalbi olarak kabul ediliyor.

"ÖNEMLİ DÜZEYDE ZARAR VERDİ"

Dünyanın en büyük alüminyum tesislerinden biri olan Abu Dabi’deki Al Taweelah tesisi ciddi hasar aldı. Tesisi işleten Emirates Global Aluminium (EGA), saldırıda “önemli düzeyde zarar” oluştuğunu açıklarken, bazı çalışanların da yaralandığı bildirildi. Yıllık yaklaşık 1,6 milyon ton üretim kapasitesine sahip tesisin faaliyetlerinin nasıl etkileneceği henüz netleşmiş değil.

Benzer şekilde, Aluminium Bahrain (Alba) da tesislerinin vurulduğunu doğruladı. Şirketten yapılan açıklamada hasar tespit çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, iki çalışanın hafif yaralandığı ifade edildi. Bahreyn merkezli şirket, daha önce Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma nedeniyle sevkiyatların aksaması üzerine “mücbir sebep” ilan etmişti.

ÇELİK SEKTÖRÜ RİSK ALTINDA

Savaşın etkisi yalnızca alüminyum sektörüyle sınırlı kalmadı. Bahreyn Steel’in de aralarında bulunduğu bazı çelik üreticileri, artan güvenlik riskleri, hava sahası kısıtlamaları ve deniz taşımacılığındaki aksaklıklar nedeniyle operasyonlarının bir bölümünde mücbir sebep ilan etti.

Bu gelişmeler, Körfez ülkelerinin küresel metal arzındaki kritik rolü nedeniyle uluslararası piyasalarda da yankı buldu. Bölge üreticileri dünya alüminyum arzının yaklaşık yüzde 9’unu karşılıyor. Saldırıların ardından fiyatlarda yukarı yönlü hareket gözlenirken, tedarik zincirlerinde yeni kırılmaların yaşanabileceği değerlendiriliyor.

ARTIK SANAYİ TESİSLERİ DE HEDEFTE 

Öte yandan, sanayi tesislerinin hedef alınması yeni bir durum değil. Daha önce İsrail’in İran’daki çelik tesislerine yönelik saldırıları da dikkat çekmişti. Son yaşananlarla birlikte tarafların artık yalnızca askeri değil, ekonomik kapasiteyi de doğrudan hedef aldığı bir aşamaya geçildiği yorumları yapılıyor.

Uzmanlara göre bu durum, savaşın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Çünkü üretim tesislerine yönelik saldırılar, sadece cephede değil küresel ekonomi üzerinde de uzun vadeli etkiler yaratma potansiyeli taşıyor. Körfez’de başlayan bu “sanayi savaşı”, enerji ve hammadde piyasalarında daha büyük dalgalanmaların habercisi olabilir.

patronlardunyasi.com