Patronlar


Burak ARTUNER

Fiat, Peugeot, Citroën, Opel ve Jeep gibi markaları bünyesinde bulunduran grubun hisseleri yıl başından bu yana sert değer kaybederken, şirketin Türkiye’deki ortağı Koç Holding’in Bursa’daki yeni yatırımı ise üretim cephesinden farklı bir hikâye anlatıyor.

İtalyan gazetesi Corriere della Sera’nın haberine göre, Stellantis sermayesinin yaklaşık yüzde 10’una karşılık gelen hisseler üzerinde açığa satış pozisyonları bulunuyor. En az 10 hedge fonun pozisyonları, şirketin geleceğine ilişkin piyasa beklentilerinin ne ölçüde ayrıştığını ortaya koyuyor.

Gazetenin Francesco Bertolino imzalı haberinde, Stellantis hisselerinin yıl başından bu yana yüzde 63,4 değer kaybettiği ve şirketin piyasa değerinin yaklaşık 28 milyar avrodan 10,3 milyar avroya gerilediği belirtiliyor.

Bir dönem Avrupa otomotiv sektörünün en güçlü oyuncularından biri olan Stellantis için artık soru yalnızca kaç araç satacağı değil; üretim kapasitesini kârlılığa dönüştürüp dönüştüremeyeceği.

Bursa'daki TOFAŞ Fabrikası'nda 26 Ekim'de düzenlenen törene  Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan da katılarak konuşma yapmıştı.

MARSHALL WACE’İN DÜŞÜŞ BAHİSİ 200 MİLYON EUROYU AŞIYOR

Stellantis üzerindeki düşüş pozisyonlarında öne çıkan isimlerden biri, İngiltere merkezli hedge fon Marshall Wace.

Consob verilerine dayanan habere göre fonun Stellantis’teki net açığa satış pozisyonu sermayenin yüzde 1,98’ine ulaşıyor. Bu pozisyonun piyasa değeri 200 milyon euroyu aşıyor.

27 Ekim tarihli güncellemede de Marshall Wace’in pozisyonu yüzde 1,98 düzeyinde görünüyordu. Aynı gün yayımlanan verilerde Jericho Capital Management’ın pozisyonu yüzde 1,26, KGH’nin yüzde 1,12, Two Sigma’nın yüzde 1,10 ve Jupiter Asset Management’ın yüzde 1,01 seviyesindeydi.

AQR Capital Management, Arrowstreet Capital, Citadel Advisors, Ilex Capital Partners ve Kintbury Capital da açıklanan pozisyonlar arasında yer alıyor.

Bu rakamlar, Stellantis hisselerinde önemli miktarda düşüş beklentisi bulunduğunu gösteriyor. 

Ancak açığa satış pozisyonlarının varlığı, fonların şirketi birlikte hedef aldığı ya da aralarında koordinasyon bulunduğu anlamına gelmiyor.

Ömer Koç, Bursa'da üretimin başlaması töreninde konuşmuştu.

AÇIĞA SATIŞ NASIL ÇALIŞIYOR?

Hedge fonların kullandığı açığa satış yöntemi, yatırımcının bir hisse senedinin fiyatının düşeceği beklentisiyle pozisyon almasına dayanıyor.

Fon, ödünç aldığı hisseleri piyasada satıyor. Hisse fiyatı düşerse daha düşük fiyattan geri alıp ödünç aldığı hisseleri iade ederek aradaki farktan kazanç sağlayabiliyor. Ancak hisse yükselirse zarar edebiliyor; teorik olarak bu zararın üst sınırı yok.

Stellantis’teki pozisyonların büyüklüğü bu nedenle dikkat çekici. Fakat açığa satış miktarı, fonların kesin olarak kazanacağı bir para anlamına gelmiyor. Hisse fiyatının yönü ve pozisyonların hangi koşullarda kapatılacağı sonucu belirliyor.

STELLANTIS NEDEN BASKI ALTINDA?

Şirketin yaşadığı sıkıntıları yalnızca borsadaki işlemlerle açıklamamak gerekiyor. 

Avrupa otomotiv sanayisi ABD tarifeleri, Çinli üreticilerin rekabeti, elektrikli araçlara geçişin maliyeti ve tüketici talebindeki değişim gibi birden fazla baskıyla karşı karşıya. Stellantis de satışlarını ve pazar payını yeniden güçlendirmeye çalışıyor.

Reuters’ın 13 Ekim tarihli haberine göre grubun 2026’nın üçüncü çeyreğindeki tahmini araç sevkiyatı, yıllık bazda yüzde 1 azalarak 1,3 milyon adede geriledi. Avrupa’daki sevkiyatlar yüzde 10 artarken Kuzey Amerika’da yüzde 12’lik düşüş yaşandı. Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki sevkiyatlar da yüzde 21 geriledi.

Şirket, Kuzey Amerika’daki yaz dönemi üretim duruşlarının yanı sıra Türkiye pazarındaki zayıflığın da bölgesel sonuçları etkilediğini bildirdi.

Stellantis’in üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını 28 Ekim’de yani bugün açıklaması bekleniyor. 

Bu sonuçlar, piyasanın şirketin toparlanma planına ne ölçüde güven duyduğunu anlamak açısından kritik olacak.

BURSA’DA 300 MİLYON DOLARLIK YATIRIM ÜRETİME GEÇTİ

Stellantis’in küresel ölçekte karşı karşıya olduğu finansal baskının yanında Türkiye’deki üretim ortaklığı farklı bir gelişmeyle gündemde.

Koç Holding ile Stellantis ortaklığındaki Tofaş, 26 Ekim’de Bursa fabrikasında 300 milyon dolarlık K9 projesinin seri üretimine başladı. Üretim hattından inen ilk araç Fiat Doblò oldu.
Proje kapsamında Fiat Doblò, Citroën Berlingo, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner modellerinin Bursa’da üretilmesi planlanıyor. Yıllık 100 bin araçlık kapasite hedeflenirken yaklaşık 1.000 kişilik istihdam ve 100’e yakın yerli tedarikçinin projeye katılımı öngörülüyor.
Üretimin yaklaşık yüzde 20’sinin ihraç edilmesi hedefleniyor. Çoklu enerji seçeneklerini destekleyen platform, ilerleyen dönemde elektrikli hafif ticari araçların üretimine de imkân sağlayabilecek.
Tofaş’ın yeni yatırımı, Stellantis’in Türkiye’deki üretim ağının önemini artırırken Bursa’nın Avrupa otomotiv sanayisi içindeki rolünü de güçlendirme potansiyeli taşıyor.

ÖMER KOÇ: SON BEŞ YILDA 1 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, K9 projesinin üretime geçiş töreninde yaptığı açıklamada, son beş yılda Tofaş’a yapılan yatırımın 1 milyar dolar düzeyine ulaştığını belirtti. Koç, bu yatırımın yaklaşık yarısının araştırma-geliştirme ve inovasyon çalışmalarına yöneltildiğini ifade etti.
Ömer Koç ayrıca Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımının Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği ilişkisini göz ardı etmemesi gerektiğine dikkat çekti. Otomotiv sektöründeki üretim ve mühendislik kapasitesinin korunması için karşılıklılık temelinde adımların gerekebileceğini söyledi.
Bu açıklama, Türkiye otomotiv sanayisinin önündeki temel meselelerden birine işaret ediyor: Yeni üretim yatırımları kadar bu yatırımların Avrupa pazarına erişimi ve uzun vadeli rekabet gücü de önemli.

BİR YANDA BORSANIN KARAMSARLIĞI, DİĞER YANDA ÜRETİM

Stellantis örneği, finans piyasaları ile sanayi yatırımlarının aynı şirket için nasıl farklı sinyaller verebildiğini gösteriyor.

Hedge fonların yüksek açığa satış pozisyonları, yatırımcıların şirketin geleceğine ilişkin önemli riskler gördüğünü ortaya koyuyor. Bursa’daki yeni üretim hattı ise Stellantis markalarının üretim kapasitesini kullanabileceği somut bir sanayi altyapısına işaret ediyor.

Elbette 300 milyon dolarlık yatırım, Stellantis’in küresel finansal sorunlarını tek başına çözemez. Yatırımın başarısı üretim hacmine, satışlara, maliyetlere ve ihracat performansına bağlı olacak.

Buna karşılık, Bursa’da birden fazla markanın aynı platform üzerinden üretilebilmesi, şirketin farklı pazarlara hizmet verme kapasitesi açısından önemli.

Stellantis için şimdi iki ayrı sınav var: Borsada düşüş beklentilerini boşa çıkaracak finansal performansı göstermek ve fabrikalarda üretimi sürdürülebilir kârlılığa dönüştürmek. 

Bursa’daki 300 milyon dolarlık yatırım ikinci sınavın somut adımlarından biri; bugünkü finansal sonuçlar ise ilk sınavın yeni göstergesi olacak.

patronlardunyasi.com