Otomobil


Hyundai Motor Türkiye İzmit Fabrikası'nda düzenlenen "Hyundai IONIQ 3 Seri Üretim Başlangıç Töreni"nde konuşan Kacır, yeni nesil mobilite teknolojilerinde öncü ülkeler arasında yer alma vizyonunun meyvesi olan yatırımın, sektöre, sanayi ve teknoloji üssü Kocaeli'ye, ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.

Kacır, küresel ekonominin adeta kabuk değiştirdiği, yerleşik kabullerin çatırdadığı bir dönemden geçildiğini, uluslararası ticarette maliyet avantajını merkeze alan anlayışın yerini, tedarik güvenliğini, teknoloji yetkinliğini ve stratejik dayanıklılığı önceleyen yeni yaklaşıma bıraktığını belirterek, teknolojinin gelişim ivmesiyle ülkelerin kritik teknolojilerde kendi kabiliyetlerini ve kapasitelerini genişletecek politikaları benimsediğini söyledi.

Özellikle gelişmiş ekonomilerin üretim altyapılarını tahkim etmek, kritik teknolojilerde yetkinlik kazanmak ve stratejik yatırımları kendi coğrafyalarına çekmek için daha etkin ve müdahaleci uygulamaları devreye aldığına işaret eden Kacır, "Ancak bu ülkelerde uzun yıllar boyunca sürdürülen, sanayiyi zayıflatan politikaların yol açtığı kayıpların bugün atılan adımlarla ne ölçüde telafi edilebileceği ise belirsizliğini koruyor. Jeopolitik gerilimler, artan enerji maliyetleri, verimlilik sorunları ve rekabet baskısıyla karşı karşıya kalan sanayi üretim endeksi, pandemi öncesi döneme göre Almanya'da yüzde 11,5, İtalya'da yüzde 5,8, Fransa'da ise yüzde 3,3 aşağıda seyrediyor. Aynı dönemde Türkiye'nin sanayi üretimini yüzde 31 düzeyinde artırmış olması ise araştırma ve inovasyon kapasitemizi güçlendiren desteklerimizin, planlı sanayileşmeyi yaygınlaştıran adımlarımızın, nitelikli insan kaynağına yaptığımız yatırımların ve katma değerli üretimi önceleyen politikalarımızın önemini açıkça ortaya koyuyor." diye konuştu.

Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 23 yılda uygulanan üretim ve yatırım odaklı ekonomi modeli sayesinde ihracatı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara, imalat sanayi katma değerini 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine çıkardıklarını dile getirerek, ülkeyi dünyanın sayılı üretim ve teknoloji geliştirme üsleri arasına taşıdıklarını vurguladı.

Bakan Kacır, "Üretim kabiliyeti ve küresel değer zincirleriyle kurduğu güçlü bağlarla Türkiye, bugün Çin'den sonra Orta Avrupa ortasına kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Bu başarıları 'Güçlü Sanayi, Güçlü Türkiye' vizyonumuzu sahiplenen, üreten, geliştiren, yeniliğe cesaret eden girişimcilerimiz, sanayicilerimiz, mühendislerimiz ve emekçilerimizle elde ettik. Son 23 yılda üretimini 357 bin adetten 1,5 milyon adede, ihracatını ise 4,8 milyar dolardan 41,5 milyar dolara yükselten otomotiv sektörümüz, Türk sanayisinin lokomotif, öncü sektörleri arasındadır." dedi.

Ana sanayide 60 bin, yan sanayide ise 250 bine yakın kişi istihdam eden sektörün, oluşturduğu geniş değer zinciri ve güçlü çarpan etkisiyle lojistikten yazılıma, demir-çelikten elektroniğe pek çok alanda üretimi, yatırımı ve istihdamı beslediğini ve ülke ekonomisine yüksek katma değer sağladığını dile getiren Kacır, şöyle devam etti:

"Ülkemiz açısından böylesine stratejik sektörün rekabet gücünü artırmak ve teknoloji geliştirme kapasitesini derinleştirmek üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak çok boyutlu destek mimarisini devreye aldık. 2002 yılından günümüze yatırım teşviklerimizle otomotiv ana ve yan sanayi firmalarına ait toplam 1,5 trilyon lira yatırım büyüklüğüne ulaşan 3 bin 880 projeye destek olduk, önünü açtık. Küresel rekabetin yeni şartlarını ve ülkemizin stratejik önceliklerini esas alarak yenilediğimiz teşvik sistemimizde, otomotiv sanayinde nitelikli yatırımlara sunduğumuz desteklerin kapsamını ve ölçeğini büyüttük. Otomotiv sektöründe toplam 57,4 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 6 projeyi, ülkemizin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı kalkınma hedeflerini destekleyen Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı kapsamında uygun finansman imkanlarıyla buluşturduk. Tarihimizin en büyük ölçekli yüksek teknoloji destek programı HIT-30'un mobilite ve batarya üretimine yönelik çağrılarıyla sektörümüzün dönüşümünü hızlandıracak stratejik yatırımlara kapsamlı destekler sunuyoruz."

"İLK KEZ ULUSLARARASI BİR OTOMOTİV ÜRETİCİSİ ÜLKEMİZDE TAM ELEKTRİKLİ BİNEK ARAÇ ÜRETİMİNE BAŞLIYOR"

Bakan Kacır, başarılı bir sanayi politikasının temelinde, doğru teşvik ve destek araçlarını geleceği öngören, değişimi zamanında okuyabilen ve dönüşüme yön veren güçlü vizyonla buluşturmanın olduğunu belirterek, küresel otomotiv endüstrisinde bir devrin kapanıp yeni bir devrin açıldığı tarihi dönüşüme şahitlik ettiklerini söyledi.

Batarya maliyetlerinin azalması, yeşil dönüşüm hedefleri ile bağlantılı ve otonom sürüş teknolojilerindeki hızlı ilerlemenin otomotiv sektöründe değer zincirinin tüm halkalarını yeniden tanımladığını ve kullanıcıların elektrikli ve bağlantılı araçlara talebini yükselttiğine dikkati çeken Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi ile teknoloji geliştirme ve üretmede iddia sahibi ülke olarak, küresel otomotiv endüstrisindeki gelişmeleri Türk otomotiv sanayisi için fırsat penceresine dönüştürmeye kararlı olduklarını vurguladı.

Kacır, bu vizyonun en somut adımlarından biri olarak yerli ve milli otomobil Togg'u elektrikli ve akıllı mobilite platformu olarak hayata geçirdiklerini dile getirerek şunları söyledi:

"Togg'u hiçbir zaman salt otomobil projesi olarak görmedik. Batarya teknolojilerinden yazılıma, güç elektroniğinden şarj altyapısına ülkemizde bütüncül mobilite ekosisteminin oluşmasına öncülük edecek teknoloji hamlesinin kritik halkası olarak kurguladık. Bugün Togg, binlerce emekçimizin çalıştığı otomotiv sanayimizin rekabet gücünü koruma, sektörümüzü yeni nesil teknolojilerle dönüştürme ve Türkiye'yi mobilitenin geleceğinde söz sahibi ülkeler arasına taşıma irademizin en güçlü yansımalarından biridir. Kuşkusuz, yeni mobilite vizyonumuzun başarıya ulaşması, Togg ile başlayan dönüşümün sektörümüzün geneline yayılmasıyla, yani elektrikli araçlarda üretim ölçeğimizi büyütmemiz, yeni yatırımları ve teknolojileri ülkemize kazandırmamızla mümkündür. Türkiye'de halihazırda üretim yapan küresel otomotiv firmalarının yeni nesil mobilite yatırımlarını ülkemize yönlendirmesi, mevcut üretim kapasitelerini elektrikli ve akıllı araç teknolojileriyle yenilemeleri bu nedenle ülkemiz için son derece kıymetlidir, önemlidir."

Bakan Kacır, 30 yıla yakın süredir faaliyette olan Hyundai Türkiye İzmit tesislerinin, Hyundai'nin Güney Kore dışında ilk ve en uzun süredir faaliyet gösteren denizaşırı üretim tesisi olarak bugüne kadar 13 farklı modelin banttan inişine şahitlik ettiğini belirterek, sağladıkları yatırım teşvikleriyle üretim kapasitesini 2002'den bu yana yıllık 50 binden 230 bine yükselten Hyundai Türkiye'nin 250 milyon avroluk yatırımla ilk aşamada yılda 30 bin IONIQ3 üreteceğini ifade etti.

Bu yatırımın Türkiye'yi yeni nesil mobilite yolculuğunda müstesna konuma taşıyan iki önemli hususunun bulunduğunu söyleyen Kacır, "Birincisi, ilk kez uluslararası bir otomotiv üreticisi ülkemizde tam elektrikli binek araç üretimine başlıyor. İkincisi ise araç yatırımını tamamlayıcı olan Hyundai MOBİS'in batarya yatırımıdır. Hyundai Türkiye'nin IONIQ 3 yatırımı, yeni nesil mobilite vizyonumuzun küresel otomotiv üreticileri nezdinde karşılık bulduğunun, ülkemizin güvenilir ve ölçeklenebilir üretim merkezi olarak konumlandırıldığının ispatıdır. Türkiye'yi elektrikli araç ve batarya teknolojilerinde küresel üretim üssü haline getirme hedefimizde aşılmış çok kıymetli bir eşiktir." dedi.

Kacır, Türkiye'nin köklü sanayi birikimi, güçlü tedarik ekosistemi, gelişmiş lojistik altyapısı ve geniş pazarlara erişim imkanıyla, yeni nesil mobilite yatırımlarının ölçeklenebileceği müstesna adreslerden biri olduğunu vurgulayarak, Gümrük Birliği ve imzalanan serbest ticaret anlaşmalarıyla yatırımcılara 1 milyarlık nüfusa engelsiz erişim imkanı sunduklarını kaydetti.

"AVRUPA DEĞER ZİNCİRİNİN EN ÖNEMLİ OYUNCULARINDANIZ"

Türkiye'nin, Avrupa değer zincirlerinin en önemli oyuncularından biri olduğunun altını çizen Kacır, "1,6 trilyon dolarlık ekonomi ve 86 milyonluk nüfusumuzla geniş bir iç pazara sahibiz. Bugün birçok gelişmiş ülkede dahi bulunmayan ulaştırma ağını son 23 yılda oluşturduk. Türkiye'nin yollarındaki araç sayısını 7 milyon 600 binden 33 milyon 600 bine yükselttik. Bu alanda elektrifikasyonu hızlandırdık. Halihazırda elektrikli araç sayımız 450 bini geçti. Bu yıl tam elektrikli araçların yerel pazarımızdaki payı yüzde 17'yi aştı. 2030 yılına geldiğimizde Türkiye'nin yollarında 1,5 milyondan fazla elektrikli araç olacak." ifadesini kullandı.

Kacır, bu yatırımın, yeni nesil mobilite ekosisteminde yeni projelerin önünü açacağına, yeni yatırım kararlarını cesaretlendireceğine inandığını, Türkiye ile Güney Kore arasındaki köklü dostluğun pekişmesine ve yeni ortaklıklarla taçlanmasına vesile olacağını belirterek, "Arzumuz, Hyundai'nin yatırım iradesinin Güney Kore'deki şirketler için örnek teşkil etmesidir. Zira iki ülke arasındaki yatırım işbirliğinde birlikte değerlendirebileceğimiz halen büyük potansiyel bulunuyor. Türkiye olarak yatırım yapan, üreten, teknoloji geliştiren, nitelikli istihdam oluşturan ve ülkemizi küresel değer zincirlerinde daha ileri noktalara taşıyan tüm yatırımcıların yanında olmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Törende, Hyundai Motor Türkiye CEO'su YongJin Alex Kim, Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO'su Xavier Martinet, Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar ve Güney Kore'nin Ankara Büyükelçisi Boo Sukjong da konuşma yaptı.

Törene, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, Yeni Parti Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş, siyasi partilerin il temsilcileri, Hyundai yetkilileri ve çalışanları katıldı.

Bakan Kacır, tören alanına seri üretimine başlanacak Hyundai IONIQ 3 ile geldi.

Törenin sonunda Bakan Kacır, Vali Aktaş, YongJin Alex Kim, Xavier Martinet ve Ali Kibar, Hyundai IONIQ 3'ün kaputuna imza attı.

patronlardunyasi.com