Doğa


Toygun ATİLLA 

Filmin sonunda yaşlı makinist Alfredo’nun, yıllarca sansürlenip kesilmiş öpüşme sahnelerini bir makarada Salvatore’ye bırakmasını hatırlıyor musunuz?

#video_9744982#

Kimsenin istemediği o görüntüler… Filmin en unutulmaz sahnesine dönüşür.

Bazı şeyler çöpe gitmez, sadece zamanını bekler.

Ben bunu ilk kez Kars’ta öğrendim.

İlkokuldaydım. Belki 1, belki de 2.sınıfın yaz tatiliydi  

Dedemle pazardan dönüyorduk.

Elimde eski gazetelerden yapılmış birkaç kese kâğıdı vardı.

Can sıkıntısından üzerlerindeki haberleri okumaya başladım. Eski gazetelerdi.

Belki kimsenin hatırlamadığı insanlardan, olaylardan söz ediyordu. Olsun, ben okuyordum ya…

Bir çocuk, çöpe gitmiş bir gazetenin kelimeleriyle yürüyordu.

İşte o gün, gazeteciliğin ne olduğunu anladım.

Gazete bir günlüktü ama sadece kelimelerden ibaret değildi.

Bugün sabah bir kelebeğin çiçeğe konmasını beklerken aynı duyguyu yeniden yaşadım.

Kelebek de gazete gibi… Çok kısa ömürlü.

Bir gün…

Belki birkaç hafta…

Sonra yok.

Ama yokluğu, ömründen daha uzun sürüyor.

Çocukluğunuzdan bir kelebeği unutamazsınız. Tıpkı çocukluğunuzda okuduğunuz bazı cümleleri unutamadığınız gibi.

Ennio Morricone’nin müziklerini dinlerken hep aynı şeyi hissederim. Onun eserlerini büyük yapan notalar değildir. Bana göre notalarının arasındaki sessizliktir.

Kelebek de öyle değil midir? 

Asıl güzelliği kanat çırpışında değil… 

Kanadını kapatıp çiçeğin üzerinde durduğu o birkaç saniye değil midir ?

Hayat da galiba tam orada saklı.

Son günlerde “Türkiye’nin 100 Doğacı Patronu”nu arıyoruz. Her gün bir şeyler yazıyoruz. Yazacağız da…

Bir bahçeye hâlâ kelebek gelip gelmediğini merak ediyorum. Siz de edin lütfen… 

Hiç yatırım raporu okuyan kelebek gördünüz mü?  Onlar yalnızca yaşanabilir buldukları yerlere konarlar.

Bazen düşünüyorum…

Gazeteler artık kese kâğıdı olmuyor.

Filmler telefon ekranlarında izleniyor.

Morricone artık yeni besteler yapmıyor.

Belki çocuklar hiç kelebek kovalamayacak.

Ama yine de yazıyorum.

Çünkü biliyorum…

Bir gün, hiç tanımadığım bir çocuk, hiç bilmediğim bir yerde, belki bu yazının tek bir cümlesini okuyacak.

Belki de tam o sırada, omzunun üzerinden bir kelebek geçecek.

Ve o zaman anlayacak…

İnsan aslında dünyaya uzun yaşamak için değil… İyi bir iz bırakmak için geliyor.

İLGİLİ HABER

Hayrettin Karaca ve Ali Nihat Gökyiğit'in mirasını sürdürecek 100 doğacı patron arıyoruz 

patronlardunyasi.com