20. yüzyılın önemli bilim insanlarından Linus Pauling'in yıllar önce savunduğu yüksek doz C vitaminiyle kanser tedavisi yaklaşımı, modern araştırmalar ışığında yeniden değerlendiriliyor.
DAMAR YOLUYLA ALINAN C VİTAMİNİ ETKİLİ
Son çalışmalar, ağızdan alınan takviyelerden farklı olarak damar yoluyla uygulanan yüksek doz C vitamininin bazı tümör hücreleri üzerinde biyolojik etki oluşturabileceğini ortaya koyarken, uzmanlar yöntemin etkinliğinin kesinleşmesi için daha kapsamlı klinik araştırmalara ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor.
Linus Pauling, 20. yüzyılın en parlak bilim insanlarından biriydi. İki Nobel ödülü kazandı ve kimyasal bağlar ile proteinlerin yapısı hakkındaki anlayışımızı dönüştürdü. Ancak kariyerinin sonlarında, çok farklı bir şeyle ünlendi; çok yüksek dozda C vitamininin kanser hastalarına yardımcı olabileceğine dair tutkulu inancı. Birçok doktor bu görüşe katılmadı. Pauling'in kendisi de 93 yaşında kanserden öldüğünde, "halo etkisi"nin klasik bir örneği olarak gösterildi: bir alanda dahi olmak, başka bir alanda da bilgelik garantisi vermez.
Yarım yüzyıl sonra, durum daha karmaşık hal aldı. Pauling önemli noktalarda yanılıyordu, ancak tamamen de yanılmıyordu. Modern araştırmalar, kanser tedavisinde C vitaminine ikinci bir gözle bakıyor ve belirli koşullar altında, nazik bir vitamin gibi değil, daha çok bir ilaç gibi davranabileceği ortaya çıkıyor.
EN SON KANITLAR NE GÖSTERİYOR?
İnsanlarda kanıtlar henüz erken ve çelişkili. Küçük çaplı denemelerde, yumurtalık, pankreas veya beyin tümörleri gibi tedavisi zor kanser türlerine sahip hastalara damar yoluyla yüksek dozda C vitamini verildi. Şimdiye kadar birçok hasta, ciddi yan etkiler olmadan haftada birkaç kez yüksek dozlar alabiliyor. Özellikle böbrek fonksiyonları bozuk olan veya nadir görülen kalıtsal rahatsızlıkları olan kişilerde sorunlar ortaya çıkabilir; bu nedenle bu, sokaklarda satılacak zararsız bir sağlık serumu değil.
Bazı çalışmalar, kemoterapiye C vitamini infüzyonu eklenmesinin bazı hastaların yaşam sürelerini biraz uzatmaya veya yan etkileri azaltmaya yardımcı olabileceğini öne sürüyor, ancak diğer çalışmalar belirgin bir fayda göstermiyor. Çalışmalar küçük ve çeşitli olduğundan kesin sonuçlar çıkarılması zor.
Kemoterapiyle birlikte C vitamini verilen hastalar genellikle daha az yorgunluk, daha az ağrı ve mide bulantısı gibi daha az yan etki bildiriyor. İleri evre kanseri olan biri için bu önemli, Pauling'in bir zamanlar vaat ettiği kapsamlı bir iyileşme olmasa bile.
Laboratuvar çalışmaları ayrıca daha incelikli rollere de işaret ediyor. C vitamini, DNA'mızın nasıl "işaretlendiğini" ve okunduğunu etkileyen enzimlerde ve hücrelerin nasıl bölündüğünde ve düşük oksijene nasıl tepki verdiğinde rol oynar, bu da kanser davranışında önemli.
Bazı deneylerde, yüksek C vitamini seviyelerinin kanser hücrelerinin daha az agresif büyümesine ve tedaviye daha duyarlı hale gelmesine neden olduğu gözlemlendi. Hatta C vitamininin bağışıklık sisteminin tümörleri tanımasına ve saldırmasına yardımcı olabileceğine dair erken öneriler de bulunuyor, ancak bu henüz spekülatif bir durum.
*Not: Bu bir sağlık yönlendirmesi değildir. The Conversation’daki bilimsel değerlendirmeden yola çıkarak yazılmıştır. C vitamini alımı, kanser ya da diğer rahatsızlıklarınız için doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.
patronlardunyasi.com