Necla DALAN
Adel Mardini, beş kıtaya yayılan özel havacılık imparatorluğunun kurucusu… 2005 yılında Jetex’i kuran ve Mardini, Türkiye’ye İGA İstanbul Havalimanı ile birlikte hayata geçirdikleri Jetex-İGA Genel Havacılık Terminali ile adım attı. Dün akşam terminalin açılışında Mardini ile sohbet ettik. Mardini, Türkiye’ye ilişkin yeni hedeflerini PD’ye anlattı.

Önce Adel Mardini ile ilgili kısa bir hatırlatma yapayım. Adel Mardini, Şam’da doğmuş bir Türk vatandaşı. Jetex’in kurucusu ve CEO’su olan Adel Mardini, 1970 yılında Şam’da dünyaya geldi. Babası Türk, annesi Suriyeli… Kariyerinin ilk dönemlerinde Kalyon ve Cengiz’in yeniden yapmak istediği Şam Uluslararası Havalimanı'nda çalıştı. Özel jetlerde yolcuların şikayetleri ve hizmet eksikliğini gören Mardini, 2005 yılında Dubai’de Jetex’i kurdu. Havacılıkla lüksü buluşturan Jetex, Dubai’nin ardından Paris'teki Le Bourget Havalimanı'yla dünyaya açıldı. Ardından Umman, İtalya, Fas gibi şehirlere yöneldi. Jetex, bugün Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Asya Pasifik ve Güney Amerika'da 1.000'den fazla havacılık ve konaklama uzmanından oluşan bir ekip tarafından desteklenen, dünya çapında 40’ın üzerinde özel jet terminalinden oluşan küresel bir ağ işletiyor.
Tekrar Mardini ile sohbetimize dönelim… Savaşların, küresel dalgalanmaların sürdüğü bir ortamda İstanbul’da yaptığı stratejik yatırımı soruyorum. Her krizin eninde sonunda bir fırsat doğurduğunu ve pazarın toparlanacağına dair iyimser olduğunu vurguluyor. Çok niş bir iş yaptıklarını söylüyor ve şöyle devam ediyor:

“TÜRKİYE PAZARINA ÇOK GÜVENİYORUZ”
“Dünyada binlerce otel, binlerce özel sermaye şirketi ya da banka var. Ancak bizim yaptığımız işi yapan kuruluş sayısı son derece az. Dünyada bu alanda faaliyet gösteren beş büyük uluslararası kurumdan biriyiz. Hizmetlerimiz, ultra yüksek net varlıklı bireyler için son derece niş ve benzersiz. Bu nedenle mevcut durumdan hiç endişe duymuyoruz. Pazar geri dönecek. Bazı havalimanları yolcu kaybetmiş olabilir. COVID döneminde de yaşandı. Müşterilerimizle kurduğumuz bağ, piyasaya olan güvenimiz için fazlasıyla yeterli.
Türkiye pazarına giriş konusuna gelince… Uzun zamandır Türk pazarında yer almak istiyorduk. İGA ile Türkiye’ye gelmekten ve Türkiye'deki varlığımızı güçlendirmek için iş birliği yapmaktan dolayı çok mutluyuz. İstanbul ilk durağımız. Pazara çok inanıyoruz; daha fazla uçağın İstanbul’a park edebilmesi için altyapıya yatırım yapmak istiyoruz. Şu an yaklaşık 120 Türkiye tescilli uçak var; amacımız altyapıyı geliştirerek daha fazla uçak ve iş hacminin buraya çekilmesini sağlamak.”

“İSTANBUL’UN İHTİŞAMI VAR”
Türkiye’de İstanbul dışında otel gibi başka planları olup olmadığını da soruyorum. Şöyle yanıtlıyor:
“Yakın zamanda Suudi Arabistan'da Kızıldeniz'de bir tatil beldesi açtık. İşimizin yüzde 70'i eğlence-tatil, yüzde 30'u iş odaklı. Ama İstanbul'un hem tatil hem de iş açısından bir ihtişamı var. Büyümeye devam eden bir grubuz. İstanbul 44’üncü noktamız oldu. Bu yıl dört ila altı ay içinde Milano, Kızıldeniz ve Sofya’da açılışlar yapacağız. Türkiye’deki diğer planlarımıza gelince: İstanbul ilk durağımız. Bodrum ve Antalya’ya da açılmak istiyoruz; görüşmelerimiz sürüyor. Ultra yüksek net varlıklı bireylerin tercih ettiği bu destinasyonlarda yer almayı çok istiyoruz. Antalya ve Bodrum mevsimlik bölgeler olsa da yeni açılan tatil köyleriyle birlikte son derece ilgi çekici uluslararası destinasyonlar haline geliyor.”

“KENDİ EVİMDE AÇILIŞ YAPMAKTAN MUTLUYUM”
Sohbetimiz sık sık onunla tanışmak isteyenler tarafından kesildiği için son olarak Türkiye ile ilgili kişisel bağını soruyorum. “Babam Türkiye’nin Mardin şehrinden, annem ise Suriye’den. Türk pasaportum var, dolayısıyla burası benim için bir ev. Kendi evimde açılış yapmak beni çok mutlu ediyor; kendimi bu topraklara ait hissediyorum. Buraya geldiğimde Türk pasaportumla giriş yaptım. Tek eksik olan şey dil” diyor. Onu da öğrenirsiniz elbet diyorum, gülerek “Belki” cevabını veriyor.
patronlardunyasi.com