Toygun ATİLLA
Brezilya’nın Goiás eyaletindeki Anápolis kentinde takvimler 1953’ü gösteriyordu.
José Batista Sobrinho küçük bir işletme kurdu.
Kasaplık ve hayvancılık işiyle başlayan o küçük aile şirketinin adının bir gün Wall Street’te işlem göreceğini, ABD’den Avustralya’ya uzanacağını, dünyanın en büyük et üreticisine dönüşeceğini herhalde kendisi de tahmin etmiyordu.
Şirketin adı, kurucusunun baş harflerinden gelecekti: José Batista Sobrinho.
JBS.
Aradan 73 yıl geçti.
Batista ailesinin üçüncü kuşağı şimdi dedesinin kurduğu şirketin en tepesindeki koltuğa oturmaya hazırlanıyor.
Batista ailesi o koltuğu bir kez kaybetti. Hem de çok büyük bir skandalın ardından. İşte bu, hikayemizin boyutunu daha da farklı bir noktaya taşıyor.

34 YAŞINDA DÜNYA DEVİNİN BAŞINA GEÇECEK
JBS, 34 yaşındaki Wesley Batista Filho’nun Ocak 2027’den itibaren şirketin CEO’su olacağını açıkladı.
Batista Filho, JBS’nin eski CEO’su Wesley Batista’nın oğlu.
Şirketin kurucusu José Batista Sobrinho’nun ise torunu. Bugün JBS’nin ABD operasyonlarını yönetiyor. Üstelik ABD, şirketin en büyük pazarı.
Görevi devralacağı isim ise Gilberto Tomazoni.
Tomazoni yönetimden tamamen ayrılmayacak; başkan yardımcılığına geçerek yeni CEO’nun kıdemli danışmanı olacak.
Bu nedenle şirket değişimi bir kopuş değil, kontrollü bir devir teslim olarak kurguluyor.
Batista Filho da Financial Times’a vereceği mesajı şimdiden netleştirdi: Yönetimde devamlılık olacak, büyüme devam edecek.
Yeni coğrafyalar, yeni protein alanları ve özellikle Güneydoğu Asya gündemde.
PATRON KOLTUĞU NEDEN AİLEDEN ÇIKMIŞTI?
İşte hikâyenin asıl önemli bölümü burada başlıyor.
JBS’yi dünya devine dönüştüren kuşağın en önemli iki ismi kardeşler Wesley ve Joesley Batista’ydı.
Şirket özellikle 2000’li yıllarda yaptığı satın almalarla inanılmaz bir hızla büyüdü.
2007’de Brezilya borsasına açıldı.
Aynı yıl ABD ve Avustralya’daki Swift operasyonlarını satın aldı.
2008’de ABD’de Smithfield’ın sığır eti operasyonları ile Five Rivers’ı bünyesine kattı.
2009’da dünyanın en büyük tavuk üreticilerinden Pilgrim’s Pride’ın kontrolünü aldı.
2013’te Seara’yı satın aldı.
Küçük Brezilya şirketi artık küresel protein imparatorluğuna dönüşmüştü.
Ancak büyümenin arkasından büyük bir kriz geldi. Brezilya’yı sarsan ve dünyada “Operation Car Wash” olarak bilinen geniş yolsuzluk soruşturması Batista kardeşlere kadar uzandı.
Reuters’ın aktardığı kayıtlara göre Wesley ve Joesley Batista, yaklaşık 10 yıllık dönemde yaklaşık 2 bin kamu görevlisi, düzenleyici ve siyasetçiye rüşvet verdiklerini kabul etti.

Bir mahkeme iki kardeşin JBS’de yönetim görevleri üstlenmesini yasakladı.
Batista ailesi şirketin günlük yönetiminden çekilmek zorunda kaldı.
Ve 2018’de JBS tarihinde ilk kez aile dışından bir isim Gilberto Tomazoni patron koltuğuna oturdu.
SEKİZ YILLIK PROFESYONEL YÖNETİM
Tomazoni’nin göreve gelmesi JBS için yalnızca bir CEO değişikliği değildi.
Şirket tarihinin belki de en önemli kurumsal yönetim deneyiydi.
Kurucu aile vardı.
Şirket üzerindeki ekonomik etkisi sürüyordu, direksiyonda artık profesyonel yönetici bulunuyordu.
Tomazoni’nin sekiz yıllık döneminde JBS büyümeye devam etti.
Et şirketi kimliğini genişletti.
Balık, yumurta, hazır gıda ve alternatif protein gibi alanlara girdi.
ABD’deki varlığını güçlendirdi.
Ve yıllarca üzerinde çalışılan bir başka büyük adım da gerçekleşti:
JBS, New York Borsası’na taşındı.
Bu süreç de kolay olmadı.
Şirketin ABD’de listelenme planı yıllarca Batista ailesinin geçmişteki yolsuzluk skandalları, çevresel sicili ve kurumsal yönetim tartışmaları nedeniyle gecikti.
Ancak sonunda JBS küresel sermaye piyasalarındaki yerini genişletti.
Şirket artık yalnızca Brezilyalı bir aile şirketi değildi. Küresel yatırımcıların izlediği bir dünya devi haline gelmişti.
ÖNCE BABA VE AMCA GERİ DÖNDÜ
Batista ailesinin dönüşü aslında bugün başlamadı.
İlk önemli işaret 2024’te geldi.
Wesley Batista ve kardeşi Joesley Batista, hissedarların onayıyla yıllar sonra yeniden JBS’nin yönetim kuruluna döndü.
Böylece aile önce yönetim kuruluna geri gelmişti.
Şimdi ikinci ve çok daha sembolik adım atılıyor.
CEO koltuğu üçüncü kuşağa veriliyor.
Ancak ailenin tercihi dikkat çekici.
34 yaşındaki Wesley Batista Filho şirkete dün girmedi.
Genç yaşından itibaren JBS operasyonlarının içinde yetişti.
Brezilya’dan Kuzey Amerika’ya farklı operasyonlarda görev aldı.
Son olarak grubun en büyük pazarı olan ABD operasyonlarının başına geçti.
Şimdi dedesinin kurduğu, babasının büyüttüğü şirketi yönetmeye hazırlanıyor.
Bir anlamda JBS, klasik aile şirketlerinin en zor sorularından birine kendi cevabını veriyor:
Üçüncü kuşak yalnızca servetin mirasçısı mı olacak, yoksa şirketin yöneticisi de mi?
Batista ailesinin cevabı belli oldu.
23,9 MİLYAR DOLARLIK ÇEYREK
Yeni CEO açıklamasının yapıldığı gün JBS’nin bilançosu da geldi.
Rakamların içinde ise ilginç bir paradoks vardı.
Şirketin ikinci çeyrek geliri yüzde 14 artarak 23,9 milyar dolara çıktı.
Bu JBS için rekor çeyrek ciroydu.
Ancak şirket aynı dönemde 102 milyon dolar zarar açıkladı.
Bir yıl önce aynı dönemde 528 milyon dolar kâr etmişti.
Analistler ise bu çeyrekte yaklaşık 379 milyon dolar kâr bekliyordu.
Yani satış rekor kırarken şirket zarar etti.
Özellikle ABD’deki sığır eti operasyonları, ülkedeki hayvan arzının daralması nedeniyle baskı altında.
JBS’nin düzeltilmiş FAVÖK’ü de yüzde 18,5 gerileyerek 1,43 milyar dolara indi.
Piyasanın yeni CEO ve bilanço haberlerine ilk tepkisi olumlu olmadı.
JBS hisseleri yaklaşık yüzde 5,8 değer kaybetti.
DÜNYANIN EN BÜYÜK KASABI ARTIK TORUNA EMANET
Batista ailesinin hikâyesinin ilginç tarafı yalnızca servetin büyüklüğü değil.
Üç kuşağın yaşadığı üç farklı dönem.
Dede José Batista Sobrinho şirketi kurdu.
İkinci kuşak Wesley ve Joesley Batista onu agresif satın almalarla dünya devine dönüştürdü.
Sonra aynı kuşağın karıştığı skandal aileyi şirket yönetiminden uzaklaştırdı.
Araya sekiz yıllık profesyonel yönetim girdi.
Şimdi üçüncü kuşak geliyor.
34 yaşındaki Wesley Batista Filho’nun önünde babasından ve amcasından çok farklı bir dünya var.
JBS artık Anápolis’teki küçük aile işletmesi değil.
New York’ta işlem gören, onlarca ülkede faaliyet gösteren, yıllık satışları on milyarlarca doları aşan küresel bir gıda şirketi.
Üstelik yeni kuşak yalnızca geçmişin başarılarını değil, geçmişin yükünü de devralıyor.
Yolsuzluk skandalının bıraktığı kurumsal yönetim tartışmaları…
Amazon ve ormansızlaşma üzerinden yıllardır süren çevre eleştirileri…
ABD’de daralan sığır arzı…
Küresel gıda fiyatları…
Yeni pazarlarda büyüme zorunluluğu…
Wall Street’in performans beklentisi.
José Batista Sobrinho 1953’te küçük işletmesini açarken şirketin bir gün bütün bunlarla uğraşacağını elbette bilmiyordu.
Aile şirketlerinde bazı hikâyeler üç kuşak sonra başladığı yere geri dönüyor.
JBS’de de öyle oldu.
Dede kurdu.
Baba büyüttü.
Skandal aileyi koltuktan indirdi.
Şimdi sıra torunda.
73 yıl sonra JBS’nin patron koltuğunda yeniden bir Batista oturacak.
patronlardunyasi.com