Patronlar


Feramuz ERDİN

Türkiye iş dünyasının son dönemdeki en dikkat çekici satın almalarından biri mobilya sektöründe gerçekleşti.

Otomotiv başta olmak üzere inşaat, turizm, otelcilik ve araç kiralama sektörlerinde faaliyet gösteren Paşalı Grubu, Türkiye’nin en köklü mobilya markalarından İstikbal’i 16 milyar 500 milyon TL bedelle bünyesine kattı.

HERKESİN MERAK ETTİĞİ SORU: NEDEN SATIN ALDI?

Satın almanın ardından merak edilen soru ise şuydu:

Otomotivde büyüyen bir patron neden mobilyaya 16,5 milyar TL yatırdı?

Bugüne kadar kamuoyu önünde fazla görünmemeyi, işiyle anılmayı tercih eden Paşalı Grubu Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Adem Paşalı’ya bu soruyu yönelttim.

Verdiği cevap aslında satın almanın arkasındaki stratejiyi birkaç cümlede anlatıyordu:

“Mobilya olarak bakmayın, bizim işimiz zaten perakende. Distribütörlük, bayi ağları, müşteri memnuniyeti zaten bizim DNA’mızda olan bir şey. Bu tecrübeyle İstikbal’i büyüteceğiz.”

Paşalı’nın bu sözleri, ilk bakışta birbirinden oldukça uzak görünen otomobil ile mobilya sektörlerinin neden aynı yatırım stratejisinde buluştuğunu da ortaya koyuyor.

Çünkü Paşalı Grubu açısından satın alınan yalnızca bir mobilya üreticisi değil.

Üretimden mağazaya, bayi teşkilatından müşteriye kadar uzanan büyük bir perakende ve dağıtım ağı da grubun bünyesine katılıyor.

Paşalı’nın otomotivde yıllar içinde edindiği bayi yönetimi, satış, satış sonrası hizmetler ve müşteri deneyimi konusundaki tecrübesi şimdi İstikbal’de sınanacak.

İSTİKBAL İÇİN 90, 180 VE 360 GÜNLÜK PLAN

Edindiğimiz bilgiye göre yeni patron İstikbal’de işe uzun vadeli hedeflerden önce üç aşamalı bir planla başlayacak.

İlk 90 gün.
İlk 180 gün.
İlk 360 gün.

İlk aşamada çalışanlar ve bayi teşkilatıyla ilişkilerin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Ardından mağazacılık, üretim, dijitalleşme ve müşteri deneyimine yönelik adımlar gelecek.

Sonraki aşamada ise büyümenin rotası önce Türkiye, ardından yurt dışı olacak.

İhracat, Paşalı dönemindeki İstikbal’in en önemli büyüme alanlarından biri olarak görülüyor.

YENİ CEO BELLİ OLDU

İstikbal’de yalnızca mülkiyet değil, yönetim açısından da yeni bir dönem başlıyor.

Patronlar Dünyası’nın edindiği bilgiye göre İstikbal’in yeni dönem yönetimi için deneyimli bir CEO ile anlaşma sağlandı.

İsim henüz açıklanmıyor.

Yeni CEO’nun göreve başlamasının ardından kamuoyuna duyurulması bekleniyor.

Paşalı ise yeni dönemde üretimden satışa ve dağıtımdan müşteri hizmetlerine kadar mevcut operasyonun kesintiye uğramamasının ilk öncelikleri olduğunu söylüyor.

Yeni yatırım döneminin ana başlıklarını ise şöyle sıralıyor:

Üretim yatırımları, mağazacılık, dijitalleşme, müşteri deneyimi, sürdürülebilirlik ve ihracat.

“TÜRKİYE’DE YATIRIM YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Paşalı’ya ikinci sorum Türkiye ekonomisinin içinden geçtiği dönemle ilgiliydi.

Şirketlerin maliyetlerini düşürmeye, bazı yatırımlarını ertelemeye ya da farklı ülke seçeneklerini değerlendirmeye başladığı bir dönemde neden Türkiye’de 16,5 milyar TL’lik böylesine büyük bir satın alma yapmıştı?

Üstelik İstikbal için harcanacak para satın alma bedeliyle sınırlı kalmayacak, yeni yatırımlar da yapılacaktı.

Paşalı’nın cevabı şöyle oldu:

“Biz yatırımlarımızı her zaman Türkiye’nin geleceğine inanarak yaptık. Bugüne kadar büyümemizi bu ülkede gerçekleştirdik, bundan sonra da Türkiye’de yatırım yapmaya, üretmeye ve istihdam yaratmaya devam edeceğiz. İstikbal yatırımına da bu anlayışla bakıyoruz.”

Paşalı, otomotiv sektöründeki tecrübelerini İstikbal’e taşıyacaklarını da özellikle vurguluyor:

“Avek’te yıllar içinde oluşturduğumuz güçlü yapıyı ve iş yapma disiplinimizi şimdi İstikbal’in köklü marka gücüyle buluşturacağız. İstikbal’i hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda çok daha güçlü bir noktaya taşıyacağımıza inanıyoruz.”

HEDEF: İSTİKBAL’İ DÜNYADA BÜYÜTMEK

Paşalı’nın üzerinde özellikle durduğu konulardan biri İstikbal’in mevcut ekosisteminin korunması.

Çalışanlar, bayiler ve tedarikçiler yeni dönemin temel unsurları olmaya devam edecek.

Paşalı şöyle anlatıyor:

“İstikbal’i bugüne taşıyan en büyük güç çalışanlarımız ve bayilerimizdir. Yeni dönemde de büyümemizi onların deneyim, emek ve gücüyle birlikte inşa edeceğiz.”

İstikbal’in yurt dışındaki konumunu güçlendirmek istediklerini belirten Paşalı, yeni dönemin hedefini de şu sözlerle özetliyor:

“İstikbal’in geleceğine yatırım yapıyoruz. Sahip olduğu güçlü değerleri koruyarak daha fazla üretim, daha fazla istihdam ve daha fazla ihracat hedefliyoruz. Türkiye’de üreteceğiz, Türkiye ile büyüyeceğiz. İstikbal’i dünyada daha güçlü bir Türk markası yapacağız.”

PAŞALI GRUBU’NUN ÖLÇEĞİ İKİYE KATLANACAK

İstikbal satın alması Paşalı Grubu açısından yalnızca yeni bir sektöre giriş anlamına gelmiyor.

Grubun ölçeğini de ciddi biçimde değiştiriyor.

İnşaat, otelcilik, turizm, otomotiv ve araç kiralama alanlarında faaliyet gösteren grubun en önemli şirketlerinden Avek Otomotiv, Fortune 500 Türkiye listesinde 12 yıldır kesintisiz yer alıyor.

Avek Otomotiv, 2025 listesinde 119’uncu sırada bulunuyor.

Doğuş Otomotiv’in en büyük bayilerinden biri olan Avek, ikinci el otomobil pazarında da önemli bir oyuncu. Grubun araç kiralama şirketi AVEC Rent a Car ise uluslararası turizm platformlarıyla çalışıyor.

Paşalı Grubu şirketlerinde dönemsel değişikliklerle yaklaşık 3 bin kişi istihdam ediliyor.

İstikbal’in katılmasıyla bu rakamın 6 bin kişiye yaklaşması bekleniyor.

Başka bir ifadeyle 16,5 milyar TL’lik İstikbal satın alması, Paşalı Grubu’nun yalnızca portföyünü değil, çalışan sayısı açısından ölçeğini de neredeyse ikiye katlayacak.

Adem Paşalı’nın otomotivden mobilyaya uzanan hamlesinin arkasındaki düşünce ise başlangıçtaki o kısa cümlede saklı:

“Bizim işimiz zaten perakende.”

Şimdi Paşalı’nın otomotivde kurduğu sistemin, Türkiye’nin en eski ve en büyük mobilya markalarından birinde nasıl sonuç vereceğini göreceğiz.

patronlardunyasi.com