Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş.’ye yönelik operasyon 6 Ekim 2025’te düzenlenmişti. Şirket sahibi Özcan Halaç ile Genel Müdür Ayşen Esen’in de aralarında bulunduğu 20 kişi; suç örgütü kurmak, kara para aklamak ve kamu kurumlarını dolandırmak suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında şirketin, ithal edilen altınları Türkiye’de üretilmiş gibi göstererek sahte ihracat beyanında bulunduğu ve bu yöntemle devlet teşviklerinden yararlandığı öne sürülüyor.
12,5 MİLYON DOLARLIK KAMU ZARARI SUÇLAMASI
İddianameye göre yaklaşık 543 milyon dolarlık sahte ihracat beyan edildi ve devletin 12,5 milyon dolar zarara uğratıldığı iddia edildi. Soruşturma sonrasında Ayşen Esen tahliye edilirken, Özcan Halaç hakkında da 1 Nisan 2026’da ev hapsi kararı verildi. Hazırlanan iddianamede Halaç hakkında 121 yıldan 839 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
VİLLANIN KİLERİNDE BULUNAN 350 KİLO ALTIN
Dosyanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Florya’daki bir villanın kilerinde bulunan 350 kilo altın oldu. Yaklaşık 2 milyar 330 milyon TL değerindeki altınların, Özcan Halaç’ın eşi Zeynep Başak Halaç’ın halası Nurten Korkmaz’ın evinde ele geçirildiği kaydedildi.
Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre, Özcan Halaç’ın gözaltına alınmasının ardından şirketin eski şoförleri Ersin Koç ve Zekai Çabuk’un, Kuyumcukent’teki depodan aldıkları altınları araçla Florya’daki villaya taşıdığı belirlendi. İki isim ifadelerinde, kendilerini telefonla arayan kimliği belirsiz bir kişinin talimat verdiğini söyledi.
"MİRAS" SAVUNMASI
BirGün yazarı Timur Soykan’ın haberine göre, Zeynep Başak Halaç ise altınların halasına ait olduğunu savunarak, “emanet” olarak saklandığını öne sürdü. Nurten Korkmaz da altınların babasından kalan miras olduğunu iddia etti. Savcılık ise bu ifadelerin “suçtan kurtulmaya yönelik” olduğu değerlendirmesini yaptı.
İddianamede ayrıca, şirket çevresindeki çalışanlar adına çok sayıda paravan şirket kurulduğu ve Dubai merkezli şirketler üzerinden “Kral Suyu” adı verilen altın içerikli kimyasal sıvı ihracatı yapılmış gibi gösterildiği anlatıldı. Bu yöntemle hem döviz girişi sağlanmış gibi gösterildiği hem de devletin ihracat teşviklerinden yararlanıldığı ileri sürüldü.
MASAK raporlarına göre şirketin para hareketlerinde de dikkat çekici artış yaşandı. İAR A.Ş.’nin toplam para giriş-çıkış hacminin 2023’te 718 milyar TL seviyesindeyken, 2024’te 1,7 trilyon TL’ye, 2025’te ise 2,3 trilyon TL’ye yükseldiği kaydedildi. Savcılık, bu olağanüstü hareketliliğin kara para trafiğine işaret edebileceğini değerlendiriyor.
İLGİLİ HABER
patronlardunyasi.com