Ekonomi


Burak ARTUNER 

İki yıl süren Gazze işgalinin ardından Ekim 2025'te sağlanan ateşkes sonra İsrail ekonomisi, 2025 yılını yüzde 2,9'luk bir büyüme ile kapattı ve uluslararası kuruluşlar ülkenin 2026'da yüzde 5'in üzerinde bir sıçrama yapacağını öngördü. Ancak İran'a saldırı ve sonrasında yaşanan son gelişmeler, trambolinin bu kez beklendiği kadar yükseğe fırlatamayabileceğini gösteriyor. 

2026 İLK ÇEYREK ŞOKU

İsrail Merkez İstatistik Bürosu’nun açıkladığı güncel verilere göre, İsrail ekonomisi 2026’nın ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda %3,3 daraldı. 2026'nın şubat ayında patlak veren İran ile doğrudan çatışma süreci ve karşılıklı balistik füze saldırıları, ekonomik çarkları yeniden yavaşlattı. 

İÇ TÜKEKİMDE SERT DÜŞÜŞ

Sürekli alarm durumu ve güvenlik endişeleri nedeniyle İsrail'de hane halkı harcamaları ilk çeyrekte yüzde 4,7 azaldı. Kişi başına düşen ekonomik faaliyetlerde yüsde 4,5'lik bir gerileme kaydedildi. 
Savaş ekonomisinin görünmeyen maliyetleri bulunuyor.
Yüz binlerce yedek askerin silah altına alınması iş gücü piyasasını etkiledi. Özellikle teknoloji şirketlerinde çalışan genç profesyonellerin aylarca cephede görev yapması üretkenlik kaybına yol açtı.
Turizm sektörü ise neredeyse durma noktasına geldi. Tel Aviv'den Kudüs'e kadar birçok bölgede oteller boş kaldı, uluslararası uçuşlar zaman zaman askıya alındı.
Savunma bütçesindeki hızlı artış da devlet maliyesi üzerinde ciddi baskı oluşturdu.

TRAMBOLİNİN İKİ GÜVENLİ KOLONU

Yaşanan bu darbeye rağmen, İsrail ekonomisinin tamamen çökmesini engelleyen ve trambolin etkisini koruyan iki temel kolon bulunuyor: 
İsrail ekonomisinin en önemli avantajlarından biri yüksek teknoloji sektörüne dayanması. "Startup Nation" olarak anılan ülke, nüfusuna oranla dünyanın en fazla teknoloji girişimi çıkaran merkezlerinden biri. Siber Güvenlik ve Yapay Zeka 'trambolin ekonomisi'nin iki önemli kolonu... GSYH'nin yüzde 20'sini ve ihracatın yüzde 56'sını oluşturan yüksek teknoloji sektörü, küresel sermayeyi çekmeye devam ediyor. Yatırımcılar siyasi riskleri "geçici" olarak gördüğü için Tel Aviv borsası ve Şekel görece istikrarlı kalabiliyor. 

ASKERİ-ENDÜSTRİYEL TALEP ARTIŞI

Küresel savunma sanayisindeki talep artışı ve devletin ordu harcamalarını yüksek tutması (yedek asker maaş destekleri dahil) piyasaya nakit akışını garantiliyor. 

CİDDİ METAL YORGUNLUĞU VAR 

Model kısa vadeli şokları emmede başarılı olsa da, uzun vadede trambolinin yaylarında ciddi metal yorgunluğu gözleniyor. 

Financial Times ve IMF analizlerine göre, artan savunma harcamaları devasa bütçe açıkları yaratıyor. Bu durumun önümüzdeki dönemde kemer sıkma politikaları ve vergi artışları getirmesi kaçınılmaz. 

Ayrıca 'İş gücü krizi' de kendini hissettiriyor. Yabancı işçilerin (özellikle inşaat ve tarım sektöründe) ülkeyi terk etmesi ve sürekli mobilizasyon, geleneksel sektörlerde üretimi felç etti.

Teknoloji sektörü zenginleşirken, yerel esnaf ve düşük gelirli kesim enflasyon, gıda güvencesizliği ve barınma kriziyle karşı karşıya kalıyor. Ekonomistler bu durumu kırılgan bir "Zombi Ekonomisi" olarak nitelendiriyor. 

YABANCI FONLARIN ÇIKIŞI VE BEYİN GÖÇÜ SIKINTISI

Yabancı fonlar uzun vadede sadece teknolojiye değil siyasi istikrara da bakıyor.
Son yıllarda bazı yatırımcıların sermayelerini Avrupa ve Amerika merkezlerine kaydırdığı görülüyor.
Üstelik genç ve eğitimli nüfusun bir bölümünün ülke dışına yönelmesi de İsrail kamuoyunda giderek daha fazla tartışılan bir konu.

İsrail'i makro düzeyde bir finansal krizden kurtaran Trambolin ekonomisi, bu kez İsrail'i bilinmeyen bir sıkıntıya mı fırlatacak ? Hep beraber izleyeceğiz...