Burak ARTUNER
İspanya’da seçim yarışı artık yalnızca mitinglerde, televizyon tartışmalarında ve seçim vaatlerinde yaşanmıyor. Yapay zekâ da siyasi mücadelenin yeni araçlarından biri haline geliyor.
29 Kasım’da yapılması planlanan genel seçimler öncesinde ülkenin muhafazakâr Halk Partisi (PP), Başbakan Pedro Sanchez’in eşi Begona Gomez başta olmak üzere sosyalist siyasetle bağlantılı isimlerin görüntülerini ve seslerini yapay zekâyla taklit eden bir video yayımladı.
Yaklaşık 51 saniyelik video kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaştı. Ancak tartışma, videonun ne kadar izlendiğinden çok, gerçek kişilerin hiç söylemedikleri sözlerin onların görüntüleri üzerinden nasıl aktarılabileceği üzerine yoğunlaştı.
Üstelik video herhangi bir anonim sosyal medya hesabından değil, doğrudan ana muhalefet partisinin resmî hesaplarından yayımlandı.
#video_9756397#
SANCHEZ’İN EŞİNE NE SÖYLETTİLER?
Videonun en çok tartışılan bölümlerinden birinde Begona Gomez’in yapay zekâyla oluşturulmuş görüntüsü yer alıyor.
Gomez’e, eşinin başbakan olması sayesinde üniversitede bir kürsü elde ettiğini kabul ediyormuş gibi sözler söyletiliyor. Eski başbakan José Luis Rodríguez Zapatero’nun görüntüsü de mücevherleri kasada sakladığı yönündeki bir imayla kullanılıyor.
Eski Ulaştırma Bakanı José Luis Abalos ve eski Sosyalist Parti yöneticisi Santos Cerdan da videoda yer alan isimler arasında. Onların görüntülerine ise kamuoyunda tartışılan yolsuzluk iddiaları ve diğer soruşturmalar üzerinden kurgulanmış replikler eşlik ediyor.
Burada altı çizilmesi gereken nokta şu: Videodaki konuşmalar gerçek kişilerin gerçek itirafları değil. Yapay zekâ aracılığıyla üretilmiş kurgusal ifadeler.
Videoda kullanılan temalar, söz konusu kişiler hakkındaki soruşturma ve tartışmalara gönderme yapıyor. Ancak bu göndermeler, videoda söyletilen sözleri gerçek bir beyan haline getirmiyor. Hakkındaki iddialar ve soruşturmalar da tek başına suçluluk kanıtı sayılamaz.
PP, videonun yapay zekâyla üretildiğine ilişkin bir ibare kullandı. Ancak İspanyol basını, bu uyarının ekranın alt bölümünde oldukça küçük ve zor fark edilen bir yazıyla verildiğine dikkat çekti.
Tartışmanın düğümlendiği nokta da tam olarak bu: Bir içeriğin yapay zekâyla üretildiğini belirtmek, gerçek bir insanın yüzünü ve sesini kullanarak ona suçlayıcı sözler söyletmenin bütün etik sorunlarını ortadan kaldırıyor mu?

SOSYALİSTLERDEN SERT TEPKİ
İspanya hükümetinden videoya yönelik sert eleştiriler geldi.
Dijital Dönüşüm ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oscar Lopez, böyle bir içeriğin özellikle siyasi partilerin resmî hesaplarından yayımlanmasını eleştirdi. López, seçmenlerin görüntüleri gerçek sanabileceği uyarısında bulunarak yapay zekânın seçim dönemlerinde yanlış bilgi üretmek için kullanılmasının tehlikelerine dikkat çekti.
Bölgesel Politika ve Demokratik Hafıza Bakanı Angel Víctor Torres de siyasi bir figürün eşinin bu şekilde hedef alınmasını eleştirdi.
Ana muhalefet lideri Alberto Nunez Feijóo ise partisinin videolarını savundu.
Feijoo, sosyalistlerin de kendisinin kimliğini taklit eden içerikler kullandığını ileri sürerek, rakip partinin hakkındaki suçlamalar karşısında benzer bir videoya tepki göstermesini eleştirdi.
PP sözcüsü Borja Semper de amaçlarının izleyicileri görüntülerdeki kişilerin gerçekten bu sözleri söylediğine inandırmak olmadığını savundu. Partiye göre video, sosyalistlerin siyasi tutarsızlıklarını eleştiren hicivli bir çalışma.
Ancak eleştirilerin merkezinde, hicvin varlığından çok nasıl sunulduğu bulunuyor. Çünkü siyasi karikatürle, gerçek bir kişinin yüzünü ve sesini taklit ederek ona itiraf cümleleri kurdurmak aynı iletişim yöntemi değil.

HUKUKİ SINIR NEREDE BAŞLIYOR?
İspanya’da tartışma yalnızca siyasi değil, hukuki bir boyut da kazandı.
Eski sosyalist parti üyesi Leire Diez, kendisinin de yapay zekâyla oluşturulan görüntüsünün kullanıldığı video nedeniyle PP hakkında Ulusal Mahkeme’ye başvurdu. Díez, suçlayıcı ifadelerle ilişkilendirildiği videonun kaldırılmasını talep ederken hakaret ve dijital kimliğinin izinsiz kullanılması gibi iddiaları gündeme getirdi.
Sosyalist Parti de hukuki yollara başvurmayı değerlendirdiğini açıkladı.
Buna karşılık İspanyol gazetesi El Pais'in görüştüğü hukukçuların önemli bir bölümü, videonun siyasi hiciv olarak değerlendirilmesi ve yapay zekâ kullanımına ilişkin uyarı içermesi nedeniyle ifade özgürlüğü kapsamında kalabileceği görüşünü dile getirdi.
Ancak bu, videonun hukuka uygun olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunduğu anlamına gelmiyor. Bir içeriğin siyasi hiciv mi, kişilik haklarını ihlal eden bir yayın mı, yoksa yanıltıcı bir suç isnadı mı olduğu; içeriğin bütünü, sunuluş biçimi ve yaratabileceği karışıklık dikkate alınarak değerlendirilmeli.
Avrupa Birliği'nin yapay zekâ mevzuatı da gerçek kişileri taklit eden içeriklerin açıklanması ve şeffaflık yükümlülükleri açısından önem taşıyor. Bununla birlikte her yapay zekâ videosu otomatik olarak yasak değil; içeriğin niteliği, kullanım amacı ve geçerli istisnalar belirleyici.
İspanya'daki tartışma, bu kuralların siyasi propaganda söz konusu olduğunda nasıl uygulanacağına ilişkin yeni soruları da beraberinde getirdi.

SEÇİMİ KAZANMAK İÇİN GERÇEĞİN TAKLİDİ
Videonun ortaya çıkışında sosyal medyadaki karşılıklı propaganda da etkili oldu.
Sanchez, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin İspanya ziyareti sırasında kullandığı siyasi söylemlere karşı sosyalist kimliğini sahiplenen bir video yayımlamıştı. PSOE'nin başlattığı “solcu olmaktan gurur duyma” temalı kampanyanın ardından PP, aynı ifadeyi rakiplerine yönelik bir hiciv aracına dönüştürdü.
Böylece siyasi rekabet, yalnızca mesajların değil, rakiplerin görüntülerinin ve seslerinin de yeniden üretildiği bir alana taşındı.
Üstelik PP'nin ardından Vox'un da benzer yapay zekâ içeriklerini kullanmaya başlaması, yöntemin tek bir videoyla sınırlı kalmayabileceğini gösterdi.
Burada siyasi iletişim açısından önemli bir paradoks var. Bir parti, yapay zekâyla üretilen videonun gerçek olmadığını savunurken aynı zamanda milyonlarca kişiye ulaşmasını sağlayabiliyor. İzleyici içeriği bir hiciv olarak değerlendirse bile videodaki suçlamalar, görüntülerin gerçekliği ve kişilerin itibarı hakkındaki tartışma yayılmaya devam ediyor.
Sosyal medyada dikkat çekmek, siyasi mesajın doğruluğundan bağımsız bir başarı ölçüsüne dönüşebiliyor.
ASIL TEHLİKE SEÇİM GÜNÜNE YAKLAŞIRKEN
Bu olayın İspanya açısından önemi, yalnızca Sanchez'in eşinin görüntüsünün kullanılmasıyla sınırlı değil.
Bugün bir siyasi parti tarafından paylaşılan yapay zekâ videosunun hiciv olduğu savunulabilir. Ancak yarın aynı teknoloji, gerçek bir görüntüden neredeyse ayırt edilemeyen sahte bir konuşma üretmek için kullanılabilir. Üstelik bu içerik, kaynağı belirsiz hesaplardan yayılarak kısa sürede milyonlarca insana ulaşabilir.
Özellikle seçim gününe yakın bir tarihte yayımlanan sahte bir itirafın doğruluğunu araştırmak ve düzeltmek için yeterli zaman kalmayabilir.
İçerik sonradan yalanlansa bile ilk görüntünün yarattığı etki tamamen ortadan kalkmayabilir.
İşte burada, seçmenin gerçek bir açıklamayla yapay zekâ tarafından üretilmiş bir taklidi ayırt edebilmesini sağlayacak şeffaflığın nasıl korunacağı sorusu düşündürtüyor.
İspanya'daki olay, siyasi hiciv ile yanıltıcı içerik arasındaki sınırın teknoloji geliştikçe daha da karmaşık hale geldiğini gösteriyor.
patronlardunyasi.com