Burak ARTUNER
Ve belki de en anlamlı gecelerden biri...
Çünkü karşısında Roma vardı, Şampiyonlar Ligi vardı, Kadıköy vardı.
Ve tribünde, sahadaki futbolcular kadar olmasa da kendi hayatının büyük bölümünü verdiği Fenerbahçe vardı.
#video_9751275#
40 METREDEN GELEN BİR HAYAT
İsmail Kartal'ın futbolculuk döneminden bugünlere kalan en güzel görüntülerden biri, Gençlerbirliği karşısında uzaktan attığı o unutulmaz goldü.
1984-85 sezonunda gelen gol, bugün hâlâ onun futbolculuk kariyerinin en güzel anlarından biri olarak hatırlanıyor.
Belki o gün kimse bilmiyordu ama Kartal'ın Fenerbahçe ile ilişkisi de o gol gibi uzun mesafeli olacaktı.

"KARAKTER"İNİ ORTAYA KOYDU
Çünkü mesele yalnızca futbolculuk değildi.
Kartal, Fenerbahçe'de futbolcu oldu.
Yardımcı antrenör oldu.
Teknik direktör oldu.
Yeniden geldi.
Yeniden gitti.
Ve 2026'da, 65 yaşında, dördüncü kez Fenerbahçe teknik direktörlüğüne döndü. Bir yıllık sözleşmeye imza attığında artık yalnızca bir teknik direktör değil, kulübün tarihinin yaşayan karakterlerinden biriydi.

“ARAP İSMAİL”DEN “İSMAİL HOCA”YA
Onu eski kuşak Fenerbahçeliler önce “Arap İsmail” diye tanıdı.
Daha önce yazmıştım, "Schumacher'in ilk antrenman"ını Dereağzı'nda izlemiş Üsküdarlı taraftar grubundaki bir genç Fenerbahçeli olarak izlenimlerimi...
103 gollü şampiyonluğun kadrosundaki İsmail Kartal'ın o ilk idmandaki ve sonrasındaki hikâyesini...

SONRA "İSMAİL HOCA" OLDU
Futbolun değiştiği, oyuncuların milyonlarca euroya transfer edildiği, teknik direktörlerin birkaç ay içinde gelip gittiği bir dünyada Kartal'ın hikâyesi başka türlüydü.
O, kulübün hafızasına ait isimlerden biriydi.
Fenerbahçe'de futbolculuk yaptığı yıllar, bugünün futbol dünyasına göre neredeyse başka bir çağdı.
Sonra yıllar geçti.
Formalar değişti, stadyum 'kapalı' oldu, yeniden inşa edildi, başkanlar gitti, geldi, oyuncular tümden değişti.
Ama İsmail Kartal bir şekilde hep geri döndü.
2026'daki son dönüşünde de kulübün başına dördüncü kez geçti.

ROMA GECESİ
Roma maçı öncesinde söylediği sözlerden biri aslında onun Fenerbahçe'ye bakışını özetliyordu:
“Taraftarlar bizim her şeyimiz, vazgeçilmezimiz.”
Roma'nın güçlü kadrosuna karşı takımını hazırlarken de “kendimize güveniyoruz” diyordu. Ve maç başladığında Fenerbahçe, 18 yıllık Şampiyonlar Ligi hasretinin ardından sahadaydı.
Roma öne geçti.
Fenerbahçe geri döndü.
Archie Brown'ın golüyle skor 1-1 oldu. Fenerbahçe'nin bir şutu Papaz'ın Çayırı'nda yine direğe takıldı.
Sonra iki takım da galibiyeti aradı.
Son dakikalarda Nathan Aké'nin kafa vuruşunun direkten dönmesi ise gecenin son büyük heyecanıydı.
Maç bitti.
Skor tabelasında 1-1 yazıyordu.
Ama belki o gecenin başka bir tabelası daha vardı:

İSMAİL KARTAL — FENERBAHÇE: SON PERDE BU KEZ GERİ DÖNMEYECEK
Çünkü bazı vedaların ardından “nasıl olsa yine gelir” denir.
İsmail Kartal için yıllarca böyle oldu.
Bir dönem bitti.
Sonra yeniden başladı.
Bir kapı kapandı.
Sonra başka bir kapı açıldı.
Ama bu kez durum farklı.
40 yıl boyunca Fenerbahçe ile futbolculuktan teknik direktörlüğe uzanan bir hikâyenin ardından Kartal'ın sarı-lacivertli kulübe bir daha teknik direktör olarak dönmemek üzere veda ettiği dönem başlıyor.
Bu yüzden Roma maçı yalnızca bir Şampiyonlar Ligi maçı değildi.
Bir kariyerin son düdüğüydü.
İsmail Kartal'ın Fenerbahçe hikâyesi, genç bir futbolcuyken yaklaşık 40 metreden attığı attığı bir golle yazılmaya başladı.
40 yıl sonra bir Roma maçı ile bitti.
İLGİLİ HABER