İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, eşi Can Bey ve misafirleri, Yunanistan’ın Poros Adası’ndan çıktıktan sonra ölümle burun buruna geldiler.
1-Yelkenli katamaranları su alıyordu.
Acil yardım talebinde bulundular. Yatlarından ayrıldıkları küçük botlarıyla dev dalgalar arasında çırpınırken bir megayat yardımlarına yetişmişti. Faciadan kıl payı kurtuldular.
Peki ne olmuştu da yelkenli katamaranları su almıştı?
Bilinen gerçek şuydu: Bali marka 58 feet katamaran, AB kriterlerinde A kategorisinde sertifikaya sahip bir tekne.
A grubu tekne kategorisi (40 knot üzeri-saatte 80 kilometre hız/fırtına) ve 4 metreden yüksek dalgalara dayanabilen, okyanus aşırı ve uzun süreli seferler için tasarlanmış yüksek güvenlik standartlarına sahip tekneleri ifade eder.
Işınsu Kestelli
Bali 58 de böyle bir teknedir.
Bazı denizciler teknenin alt tarafında bulunan kaçış kapaklarından su aldığını düşünse de;
Bali 58’de kaçış kapağı yoktur.
Çünkü alabora olma ihtimali neredeyse yoktur.
Peki bu durumda ne olmuştu da böylesine güvenli bir tekne batmıştı?
Yunan Sahil Güvenliği soruşturma başlatmıştı.
Bu arada tekne Atina yakınlarında bir tersaneye çekilmiş; hem sahil güvenliğin uzmanları hem Catana/Bali’nin uzmanları hem de sigorta eksperleri tekneyi incelemeye başlamıştı.
Bu açık olan mandal pozisyonlarını görebilirsiniz.

2-AÇIK KALAN LOMBOZDAN SU GİRMİŞ
Ve önceki gün teknenin fabrikasından gelen uzmanların ilk raporlarına ulaşıyorum.
Raporun analiz ve sonuç bölümü aynen şöyle: “İncelememiz sırasında elde edilen bulgular aşağıdaki sonuçlara varmamızı sağlamıştır:
Herhangi bir çatlak, yırtılma veya gövde deformasyonu gözlemlenmemiştir;
Görünür bir yapısal hasar tespit edilmemiştir;
İncelenen sualtı bileşenleri yerli yerinde olup, görünür bir anormallik sergilememiştir;
Ciddi miktarda su girişini açıklayabilecek herhangi bir bileşen veya yapısal eleman arızası tespit edilmemiştir;
Mürettebat kamarası lombozunun açık olduğu görülmüştür;
Söz konusu lomboz, teknenin dalgalı denizlerde seyrettiği durumlarda özellikle dış etkilere açık bir bölgede yer almaktadır;
Olay sırasında bildirilen hava koşulları, bu açıklıktan ciddi miktarda su girmesine elverişli nitelikteydi;
Bu faktörler ışığında, mürettebat kamarası lombozunun açık bırakılmış olması, gözlemlenen su girişi için teknik açıdan tutarlı bir açıklama sunmaktadır.
3-İŞTE O ANLAR
Doğrusu merak ettim: Bu kadar gelişmiş bir tekne hangi durumda terk edildi? Olaylar nasıl gelişti?
İşte ulaşabildiğim bilgiler: “Tekne 14 Ağustos Cuma günü sabah 06.00 sularında Yunanistan’ın Poros Adası’ndan 6 yolcu ve 2 mürettebat ile hareket ediyor. O gün Ege Denizi’nde, 12-17 Ağustos tarihlerinde tüm Ege’yi etkisi altına alan ve Yunan makamlarının da uyarılarda bulunduğu, hatta bazı feribot seferlerinin iptal edildiği fırtınanın en etkili olduğu gün. Ancak Poros’u doğu tarafından döndükten sonra seyir yapılan Saron Körfezi’nde dalgalar 1.5-2 metre yüksekliğinde pruvadan gelmeye başlıyor. Misafirlerin kötü hava şartlarından etkilenmemesi amacıyla tekne 5.5-6 knot süratle seyir yapıyor. Rüzgâr iskele taraftan geldiği ve cenova açık şekilde seyir yaptıkları, aynı zamanda iskele baş omuzluktan dalgaya karşı gittikleri için mürettebat bu esnada su almaya başladıklarını fark etmiyor.
4-3 SAAT SONRA
Yola çıkıldıktan yaklaşık 3 saat sonra kabinden gelen bir koku dikkat çekiyor ve gemici bunun üzerine iskele orta kabinde bulunan farş tahtasını kaldırıyor; sintinede su fark ediliyor. Ardından ön kabin ve arka kabindeki farş tahtaları da kaldırıldığında bu kabinlerde de su görülüyor. Kaptan hemen motor bölmesini açarak orayı kontrol ediyor ve motor bölmesinde herhangi bir sıkıntı veya su olmadığını görüyor. O ana kadar açık olan cenova kapatılıyor. Bu sırada teknenin pozisyonu Atina’ya giden gelen gemilerin seyir hattında olması ve karaya yakın olmaları sebebiyle kaptan tam yol vererek 8 kn süratle karaya ulaşmaya çalışıyor. Bu hızda karaya doğru belirli bir süre ilerleniyor. Bu esnada su seviyesi hızla yükselerek iskele kabinin zeminini geçiyor. Tekne artık iyice iskele tarafa yatmaya başlıyor. Bu arada telsizden acil yardım çağrısı yapılıyor. Kaptan teknenin sürüklenip gemi trafiği hattına girmesini önlemek amacıyla 80-90 metre derinlikte pozisyonda 150 metrelik zincirin tamamını bırakıyor.
5-KAPTAN TEKNEYİ TERK EDİYOR
Misafirler arasında yaş nedeniyle sağlık sorunu olabilecek yolcular olduğu için kaptan platformda bulunan botu indirip yolcuları ve gemiciyi bota bindirerek ayrılıyor. Mayday çağrısına geçmekte olan bir megayat yanıt vererek büyük bir bot gönderiyor. Yolcular yata çıkarken tekne gemi trafik hattının sınırında demirli ve iskele tarafına doğru yatık bir şekilde yüzer durumda. Bu sırada Sahil Güvenlik geliyor, inceleme başlatıyor. Sahil Güvenlik 5-6 saat sonra teknenin ters dönüp yüzer vaziyette demirde durduğunu bildiriyor.
18 Ağustos günü tekne Atina yakınlarında bir tersaneye indiriliyor. Tekne indirildiği sırada dışarıdan yapılan incelemede iskele gövdede bulunan gemici kabininin iç gövdeye dönük olan lombozunun açık olduğu tespit ediliyor.
Tekne karaya indirildiği sırada sintinelerde yüksek miktarda su tespit ediliyor ve bu su da dışarıya herhangi bir yerden akmıyor ki bu da gövdede su alabilecek herhangi bir yerin olmadığının göstergesi olarak değerlendiriliyor.
6-IŞINSU HANIM ŞÖYLE ANLATMIŞTI
“Önceki hafta sonuna doğru yakın dostlarımla birlikte çıktığım deniz yolculuğu teknemizin olumsuz hava koşulları sebebiyle alabora olması nedeniyle adeta kâbusa dönüştü. Şanslıydık; yakınımızdaki bir yat tarafından kurtarıldık. Yunan Sahil Güvenlik ekipleri de hemen yardımımıza yetişti.”
7-BALİ’NİN ARAŞTIRMA SONUCU
Bali’nin yaptığı araştırmayı şöyle özetleyebilirim: “Yüksek kafa dalgasında personel lombozundan çok yüksek oranda su girdiği; teknenin süratinin arttırılması ile bu su yükselmesinin çok hızlı artması ve su seviyesinin teknenin iskele gövdesi lomboz seviyesine ulaşması nedeniyle teknenin bir gövdesinin yarı batık halinde uzun süre kalması... Ve demirin teknenin iskele tarafında olduğu için daha da artan dalgalarla suyun üzerinde sürüklenemeyerek 6 saat sonra ters dönmesi.”
Evet arkadaşlar İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ve eşi Can Bey’in misafirleriyle ölümden döndüğü olayın ilk rapor ve oluşumu böyle. Bir denizci olarak Rahmi Koç’un Işınsu Hanım’a verdiği şu mesajın altını çiziyorum: “Denizin şakası yoktur.”
Ona ben de efsane denizcimiz Sadun Boro’nun bizim kulağımıza küpe ettiği şu sözü ekliyorum: “Denizden korkmayan denizci değildir. Tedbiri elden bırakmayın...”
Bakın bir açık lomboz nelere neden oldu? Ben buradan Işınsu Hanım ve eşi Can Bey ile misafirlerine geçmiş olsun diyor ve ekliyorum: “Denizdeki ve seyirdeki kaptanlar, görüyoruz ki bu iklim değişikliği yüzünden hava raporları tutmuyor. Biz tedbiri elden bırakmayalım. Rüzgârınız kolayına, pruvanız neta olsun...”
patronlardunyasi.com
İLGİLİ HABER
Işınsu Kestelli'nin bulunduğu 25 tonluk Bali 5.8 katamaranı hayat kurtaran kapak mı batırdı?