Toygun ATİLLA

HALİL PAŞA'NIN REKOR KIRAN DÖRT MEVSİM'İ
Halil Paşa'nın "Dört Mevsim" serisi, geçen hafta Sotheby's müzayede evinin 200 bin ile 300 bin pound değer biçtiği bandı aşarak 537 bin 600 bin gibi rekor fiyata satıldı. Bu rakam Halil Paşa'nın eserlerinin bugüne kadar ulaştığı en yüksek satış fiyatıydı.

SATIR ARASINDAKİ BİLGİ
Bu gelişmeden bir kaç gün sonra Hürriyet'te İhsan Yılmaz'ın köşe yazısını okurken satır arasında kalan bir ayrıntı dikkatimi çekti.
İhsan Yılmaz, İstanbul'da Pera Müzesi'nde devam eden "Suyun Kıyısında Halil Paşa'nın Yaşamı ve Sanatı" sergisinin ziyaretçilerle buluştuğunu söylüyor, bu eserlerin de iş insanı Nezih Barut'a ait olduğu bilgisini veriyordu.

NEZİH BARUT'UN HALİL PAŞA ÖNGÖRÜSÜ
Bu da aslında, Nezih Barut'un koleksiyonundaki Halil Paşa eserlerinin kıymetlendiğinin de bir nevi habercisi aynı zaman da Nezih Barut'un sanat konusundaki öngörüsünün de zaferi anlamına geliyordu. Halil Paşa bugünkü kadar konuşulmazken, Osmanlı dönemi ressamlarının eserleri müzayedelerde bugünkü fiyatlara ulaşmamışken, sessizce toplanmış eserler, sadece bir koleksiyonu değil ciddi bir öngörüyü de işaret ediyordu.

OSMANLI DÖNEMİ RESSAMLAR ULUSLARARASI KOLEKSİYONLARDA
Sanat eserleri, döviz gibi hareket edebilir, prestij taşır, müzelerde sergilenir hatta alle mirasının bir parçasına dönüşebilir. O yüzden iş dünyasında koleksiyoner patronları görürüz.
Aslında bir süredir Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi ressamlarından Osman Hamdi Bey, Şeker Ahmet Paşa, Halil Paşa, Hoca Ali Rıza gbi isimlerin eserleri bir süredir uluslararası müzayedelerde boy gösteriyor, rekor fiyatlara alıcı buluyor.
Onun içindir ki, Sotheby's'teki rekor satış Türkiye'nin önemli özel koleksiyonlarının uluslararası ölçekte değerlendiğinin de bir göstergesi.

Halil Paşa
ASKERLİKTEN EMPRESYONİZME
Gelelim Halil Paşa'ya...
1857'de İstanbul'da doğan Halil Paşa askerdi. Bugün "asker ressamlar kuşağı" diye anlatılan dönemin en önemli isimlerdendi.
Mühendishane-i Berri Hümayun'da okudu. Disiplinin, tekniğin ve devlet aklının içinden geçti.
Paris'e gittiğinde Fransız empresyonizmi ile karşılaştı. Claude Monet'lerin Renir'ların etkisinin Avrupa'ya yayıldığı, ışığın değişimi, suyun yansıması, doğanın ruh hali değişmişti.
İstanbul'a döndüğünde artık klasik bir Osmanlı ressamı değildi.

Bugün sanat tarihçileri Halil Paşa için "Suyun ressamı" ifadesini kullanıyorlar. Bunun sebebi ise, Halil Paşa'nın tablolarında deniz yalnızca deniz değil...
Boğaz kıyıları, iskeleler, sandal gölgeleri, gün batımı, mevsim geçişleri... Sanat otoriterlerine göre bunların hepsi bir atmosferi yaratır.
Bugün baktığınızda ise o tabloların sadece doğayı değil zamanının akışını da anlattığını görüyoruz bir nevi. Bir dönem hak ettiği küresel değeri tam olarak göremeyen Halil Paşa'nın eserleri bugün Londra'da rekorlar kırıyor.
patronlardunyasi.com