Burak ARTUNER
Cem Boyner’in kızı Emine Boyner, 24 Eylül’de Pera Müzesi’nin “Yazar-Editör Sohbetleri” kapsamında yazar ve çevirmen Kıymet Erzincan Kına ile buluşacak. “Doğayla Kurduğumuz Bağı Hatırlamak” başlıklı söyleşide insan ile doğa arasındaki ilişkiyi; dil, mit, ritüel, sözlü kültür ve yaşamın döngüsü üzerinden konuşacaklar.
Aslında Emine Boyner’in bugün geldiği yer, oldukça uzun bir yolculuğun sonucu.
PERU’DA BAŞLAYAN MERAK
37 yaşındaki Emine Boyner, sanat eğitimini ABD’deki Bennington College’da tamamladı. Fakat hayatının yönünü değiştiren deneyimlerden biri Peru’da yaşandı. Ayacucho’daki bir kadın hapishanesinde el sanatları ve sanat çalışmaları yürütürken bitkisel şifaya ilgisi filizlendi. Sonrasında 2012’de Ayvalık’a yerleşti. Burada özel bir atölye kurdu. Resim, çömlek, doğal sabun ve bitkisel tedavi çalışmalarını bir araya getiren bu alan, onun için adeta yeni hayatının laboratuvarına dönüştü.
OTACILIK YOLUNDA "EBEDİ ÇIRAKLIK" VURGUSU
Ve Boyner’in yolu giderek “otacılık”a çıktı.
Kendisinin tanımıyla bu alanı bir uzmanlık makamından çok, doğanın rehberliğinde sürdürülen “ebedi bir çıraklık” olarak görüyor.
Bitki bilgesi Rosemary Gladstar ile başlayan otacılık yolculuğu sırasında “Cadı Kazanı” adıyla bitki harmanları da hazırladı. Bugün çalışmalarında yer-beden bütünlüğüne, bitki ve toprak mürekkepleriyle üretilen sanata ve doğayla daha şefkatli bir ilişki kurmaya odaklanıyor.
ŞİMDİ DE KİTAP
Bu yolculuğun doğal sonucu ise kitap oldu. “Yer ile Bir Otacının El Kitabı” 2026 baharında piyasaya çıkan kitap 224 sayfa. Ancak klasik anlamda yalnızca “bitkiler hakkında bilgi veren” bir kitap değil. İçinde alıştırmalar, araştırmalar, reçeteler, bitki harmanları, oyunlar ve öyküler bulunuyor.
Boyner, kitabında insanın yeryüzüyle kurduğu bağı yeniden hatırlamasının peşine düşüyor. Bunu yaparken de doğayı yalnızca dışımızdaki bir dünya olarak değil, insanın kendisini anlamasının bir parçası olarak ele alıyor.

Zeytin ağacının hafızası, karahindibanın direnci, incirin kısacık ömrü...
Kitabın anlatısında bunların her biri insanın kendi “yabanını” aradığı bir yolculuğun parçasına dönüşüyor.
BABASININ DÜNYASINDAN FARKLI BİR BOYNER
Cem Boyner’in dünyası yıllardır ticaret, marka, mağazacılık ve girişimcilik kavramlarıyla anılırken, kızı Emine Boyner'in dünyası bambaşka kelimelerle zenginleşti.
Topraktan, yabana, kökten şifaya, sanattan bitkiye uzanan bir dünya...
Bir tarafta tüketim kültürünün en bilinen markalarından biri. Diğer tarafta insanın tüketmek yerine doğayla yeniden bağ kurmasını anlatan bir kitap. Boyner soyadı aynı ama hikâyenin yönü oldukça farklı.

ŞİMDİ SIRA PERA’DA
Ve bu farklı yolculuk şimdi İstanbul’un kültür sanat merkezlerinden Pera Müzesi’ne uzanıyor. 24 Eylül’de Emine Boyner ile Kıymet Erzincan Kına’nın konuşacağı buluşmada mesele yalnızca bir kitap olmayacak. İnsanın doğayla kopan bağını yeniden hatırlaması, sözlü kültürlerin taşıdığı bilgi, kelimelerin hafızası ve yaşamın döngüsü tartışılacak.
Üstelik etkinlik ücretsiz ve rezervasyon gerektirmiyor. Belki de Emine Boyner’in hikâyesini en güzel anlatan cümle şu: Cem Boyner’in kızı olarak başladığı hayat, Peru’da bitkilere dokundu; Ayvalık’ta toprağa kök saldı; kitapta kelimelere dönüştü ve şimdi Pera’da anlatıya dönüşüyor.
Boyner soyadının bu kez adresi bir mağaza değil.
Pera Müzesi.
Ve vitrinde doğanın hafızası var.
patronlardunyasi.com
İLGİLİ HABER