İran’da savaşın uzaması ihtimali küresel ekonomi için yeni bir şok dalgası anlamına geliyor. Oxford Economics’in hazırladığı senaryoya göre, Ortadoğu’da enerji üretimi ve sevkiyatın uzun süre aksaması halinde petrol fiyatları sert yükselirken, dünya ekonomisi aynı anda hem yüksek enflasyon hem de daralmayla karşı karşıya kalabilir.
‘PETROL 190 DOLARA ÇIKABİLİR’ İDDİASI
Rapora göre en kritik kırılma noktası Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek uzun süreli kapanma. Bu durumda küresel petrol arzı günlük yaklaşık 20 milyon varil azalırken, piyasada ciddi bir arz açığı oluşuyor. Bu şokla birlikte Brent petrol fiyatlarının 190 dolara kadar yükselmesi bekleniyor. Dizel ve jet yakıtı gibi rafine ürünlerde ise artışın daha da sert olacağı öngörülüyor.
Enerji fiyatlarındaki bu sıçrama, sadece akaryakıt maliyetlerini değil, üretimden taşımacılığa kadar tüm ekonomik faaliyetleri zincirleme etkiliyor. Küresel petrol tüketiminin büyük bölümünün ulaştırma kaynaklı olması, özellikle dizelin lojistik ve tarım için kritik rolü nedeniyle ekonomik darbenin çok daha geniş bir alana yayılmasına yol açıyor. Raporda yılın ikinci yarısında fiziki yakıt kısıtlamalarının bile gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Bu tablo, küresel enflasyonda yeniden sert bir yükseliş riskini beraberinde getiriyor. Statista verilerine göre, 2024’te yüzde 5,8 olan ve 2025’te yüzde 4,2’ye gerilemesi beklenen küresel enflasyonun, bu senaryoda yeniden yüzde 7,7 ile 2022 seviyesine yaklaşabileceği hesaplanıyor. Ancak bu kez 2022’deki gibi büyümenin sürdüğü bir dönemden farklı olarak, fiyat artışlarına ekonomik daralma eşlik ediyor.
BÜYÜMEDE SENKRONİZE DARALMA
Oxford Economics’e göre bu kötümser senaryoda, küresel büyüme 2026’da belirgin şekilde yavaşlayarak yüzde 1,4’e geriliyor. ABD ve Avrupa başta olmak üzere birçok gelişmiş ekonomi resesyona girerken, Çin’de büyüme yüzde 3,4’e kadar düşüyor. Bu tablo, pandemi ve küresel finans krizinin ardından son 40 yılın en senkronize daralmalarından biri olarak değerlendiriliyor.
STAGFASYON DÖNGÜSÜNE DÖNÜŞEBİLİR
Ekonomim'den Evrim Küçük'ün haberine göre, raporda en dikkat çekici risklerden biri de enflasyon beklentilerinin kalıcı olarak bozulma ihtimali. Henüz bu senaryo gerçekleşmiş değil. Ancak rapor, böyle bir tabloya yol açabilecek dinamiklerin halihazırda devrede olduğuna dikkat çekiyor. Küresel ekonomi için risk, sadece enerji fiyatlarının yükselmesi değil; bu artışın büyümeyi de aşağı çektiği bir “stagflasyon” döngüsüne dönüşmesi.
MERKEZ BANKALARI AYRIŞMAYA BAŞLAYABİLİR
Merkez bankaları açısından ise tablo oldukça karmaşık. Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele için faiz artırımlarına yönelmesi beklenirken, ABD Merkez Bankası’nın artan işsizlik nedeniyle faiz indirimine gitmesi öngörülüyor. Bu ayrışma, küresel piyasalarda yeni dalgalanmaların önünü açabilir.
“CEHENNEM” UYARISI GÖLGESİNDE BARIŞ PLANI GÖRÜŞÜLÜYOR
ABD ile İran arasında beş haftadır süren çatışmayı sona erdirmek için diplomasi trafiği hızlanırken, Washington yönetimi anlaşma için Salı gününü kritik eşik olarak belirledi. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını içeren bir uzlaşı sağlanmaması halinde İran’a yönelik saldırıların genişletileceği uyarısında bulundu. Kaynaklara göre Pakistan arabuluculuğunda şekillenen plan, önce ateşkes, ardından 15-20 gün içinde kapsamlı anlaşmayı öngörüyor. Ancak Tahran, boğazın derhal açılmasını reddederken, ABD’nin kalıcı ateşkese hazır olmadığını savunuyor.
patronlardunyasi.com