Ekonomi


Savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana tüm dünyada dizel fiyatları ortalama yüzde 25 arttı. Benzin fiyatları da benzer şekilde yükseliş gösterdi.

Krizin merkezinde, İran’ın kapattığı Hürmüz Boğazı yer alıyor. Küresel petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu hattaki kesinti, arzda uzun süreli daralma riskini artırıyor.

İNGİLİZLERİN GÖZÜNÜ KORKUTTU

Belçika tarihteki en yüksek petrol ve dizel fiyatlarına karşı hazırlıklı olma çağrısı yaparken, Macaristan yabancılara yüksek fiyattan benzin satmaya başladı. 

Birçok ülke ise akaryakıt satışını azalttı ya da azaltmak için çeşitli tedbirleri devreye soktu.

Bu durum, 1970 petrol krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri olan İngiltere'nin de gözünü korkuttu. 

Daily Mail'de yer alan habere göre  İngiltere Merkez Bankası yetkilileri, arzın kalıcı şekilde azalabileceğini ve gerekirse yakıt tüketiminin sınırlandırılmasının gündeme gelebileceğini belirtiyor.

“ETKİSİ DAHA BÜYÜK OLACAK”

Deniz taşımacılığı uzmanları ise mevcut krizin 1970’lerdeki enerji şokundan daha ağır hissedileceğini savunuyor. Gerekçe olarak günümüz ekonomisinin küresel tedarik zincirlerine çok daha bağımlı olması gösteriliyor.

Uzmanlara göre yalnızca petrol değil; gübre, alüminyum ve diğer kritik hammaddelerde de ciddi arz sıkıntıları yaşanabilir. Bu durum özellikle yoksul ülkelerde gıda fiyatlarını hızla artırarak siyasi istikrarsızlık riskini büyütebilir.

KÜRESEL GERİLİM TIRMANIYOR

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın petrol ihracatında kritik rol oynayan Harg Adası’na askeri operasyon ihtimalini gündeme getirmesi, piyasalardaki tedirginliği artırdı. ABD’nin bölgeye ek asker göndermesi ve kara operasyonu hazırlıkları da gerilimin süreceğine işaret ediyor.

“HENÜZ KRİZİN BAŞINDAYIZ”

Uzmanlara göre kriz henüz ilk aşamasında. Körfez’den yola çıkan petrol sevkiyatlarının hâlâ rafinerilere ulaşmakta olduğu, ancak bu akışın kısa süre içinde kesileceği belirtiliyor. Bu nedenle enerji fiyatlarının önümüzdeki 6 ila 12 ay boyunca yüksek kalabileceği öngörülüyor.

patronlardunyasi.com