Ekonomi


PwC tarafından gerçekleştirilen 2012 Küresel Aile Şirketleri Araştırması’nın sonuçlarına göre, son bir yılda Türk aile şirketlerinin % 81'inin satışları artarken bu oran küresel düzeyde % 65 olarak gerçekleşti. Türkiye’deki katılımcıların yalnızca % 9'u son bir yılda satışlarında düşüş yaşadığını söylerken, bu oran küresel düzeyde % 19 oldu.
 
 
PwC'nin dünya çapında 30'dan fazla ülkeden 1952 aile şirketi yöneticisi ile gerçekleştirdiği, Türkiye’den de 500 kişilik bir örneklem içinden istatistiki bir yöntemle seçilen 99 aile şirketinin yer aldığı 2012 Küresel Aile Şirketleri Araştırması’nın sonuçları bir basın toplantısıyla açıklandı. PwC Küresel Aile Şirketi Hizmetleri Lideri Eric Andrew, PwC Türkiye Başkanı Cansen Başaran Symes ve PwC Türkiye Aile Şirketi Hizmetleri Direktörü Mehmet Karakurt’un katılımı ile gerçekleşen basın toplantısında araştırma sonuçlarını değerlendiren PwC Küresel Aile Şirketleri Hizmetleri Lideri Eric Andrew şunları söyledi.

“Aile şirketleri Türkiye ekonomisi için hayati öneme sahip ve iş hayatının ayrılmaz bir parçası. Bu nedenle Türkiye’de aile şirketlerinin büyüdüğünü ve geliştiğini görmek harika. Türkiye’de satış gelirlerinin düzeyi çok umut verici. Türk aile şirketlerinin % 81’i geçtiğimiz yıl satışlarda artış yaşandığını söyledi, bu oran dünya genelinde %65. Mevcut ekonomik ortamda bütün iş alanlarında bazı zorluklar söz konusu ancak Türk şirketlerinin 2010 yılına göre (%56) 2012 yılında belirgin bir şekilde daha az endişeli olduklarını (%37) görüyoruz. Türkiye’deki aile şirketleri azimli, başarılı,  kendine güvenli ve ekonomik kriz etkilerinin azalması ile güçlerinin büyüklüğünün de farkına varmaya başladılar.”
 
Türkiye sonuçlarını değerlendiren PwC Türkiye Aile Şirketi Hizmetleri Direktörü Mehmet Karakurt ise aile şirketlerinin bu ölçüde yerel ekonomiye canlılık kattığı ve iş hayatına etkisinin yüksek olduğu ülke sayısının sayılı olduğunu belirterek, “Araştırmamız gösteriyor ki Türk aile şirketleri geçtiğimiz zor dönemi başarıyla geçirmişler ve gelecek için de kendilerine güveniyor. Atlattıkları ekonomik krizin ardından kendi güçlerinin farkına daha çok varmaya başladılar. Artık Türk aile şirketleri dünyanın önde gelen

şirketleriyle rekabet edebiliyor hatta yeri geliyor onları kendi bünyelerine katmaktan çekinmiyorlar. Şu sıralar çok duyduğumuz gibi: ‘Türkler her yerde…’ ” dedi. 
 
Türkiye’de Öne çıkan Sonuçlar
 
PwC’nin bu yılki araştırmasında Türk şirketleri açısından öne çıkan temel bulgulardan bazıları şunlar:

·                Aile şirketleri büyümeye devam ediyor – Türk aile şirketlerinin % 81'i geçen yıl içerisinde satışlarında büyüme yaşarken, bu oran küresel düzeyde % 65 olarak gerçekleşti.

·                Türkiye'deki aile şirketleri büyüme konusunda istekliler ve kendilerine güveniyorlar- Türk aile şirketlerinin % 12'si önümüzdeki beş yıl içerisinde hızlı ve agresif bir biçimde büyümeyi planlıyor. Öte yandan Türkiye'deki aile şirketlerinin %78'i istikrarlı büyüme beklerken bu oran küresel düzeyde % 69.

 ·                Piyasa şartları halen en temel zorluk – Türki yöneticiler en temel zorlukları değerlendirdiklerinde ilk üç dış unsur olarak piyasa şartları (% 37), hükümet politikaları (% 34) ve dış pazarlardaki zorluklar (% 28) sıralanıyor. Endişe uyandıran noktalardan biri olan dış pazarlardaki zorluklar 2010 yılının sonucu olan % 38 oranına göre ciddi bir düşüş gösteriyor. Bu da Türk aile şirketlerinin uluslararası piyasalara açılma konusundaki kendilerine güveninin önemli bir kanıtı olarak yorumlanmalı.

·                Yetenekli elemanı bulabilmek -  Küresel düzeyde, beceri sahibi kişilerin işe alımı gün geçtikçe önem kazanan bir konu. Türkiye'de bu konu 2010 yılındaki % 44 oranından % 23'e gerilemiş olsa da Türk aile şirketleri için en büyük dahili endişe kaynağı olmayı hala sürdürüyor.

·                Hükümetlerin aile şirketlerine verdiği önem - Küresel katılımcıların %38’i hükümetin kendilerine gereken değeri vermediğini düşünürken Türk aile şirketleri bu konuya çok daha olumlu yaklaşıyor ve hükümetin kendilerine verdiği önem konusunda %41 gibi bir oranla mutabıklar.
 
Geleceğe bakış: 2017 yılında öne çıkması beklenen konular 
 
Türkiye'deki aile şirketleri, geleceğe ilişkin duydukları güvene rağmen önümüzdeki 5 yıl için ele alınması gereken önemli konu ve zorlukların da olduğunun farkındalar.

·                Elemanları elde tutabilmek - Türk aile şirketlerinin % 81'i yetenekli personelin elde tutulması konusunda endişelere sahipken bu oran küresel düzeyde % 46.

·                Uluslararasılaşma: Türk aile şirketlerinin satışlarının %33’ü yurtdışı pazarlara yapılırken, bunun önümüzdeki 5 yılda %40’a yükselmesi beklenmektedir.
 
·                Dünya ekonomisine ilişkin sorunlar sürüyor - Türk katılımcıların % 69'u orta vadede dünya ekonomisi konusunda endişe taşıyor (küresel oran %66).  Fiyat rekabeti Türkiye'de % 64 ile daha önemli bir konu olarak ön plana çıkmakta (küresel oran %59). Türk aile şirketlerinin %57’si özellikle Türk Ticaret Kanunu gibi yeni kanunlara uyumun dikkat edilmesi gereken bir konu olduğuna inanıyor.

·                Türk şirketleri yenilikçilik konusuna çok önem veriyor - Şirketlerin yönetimine ilişkin ortaya çıkan kilit konu ise yenilikçilik (% 77). Bu konu Türkiye'de küresel düzeyde olduğundan (% 62) daha öncelikli bir konu. Yeni teknolojiye duyulan ihtiyaç konusunda önceliklere sahip olan Türk şirketlerinin sayısı (% 61) küresel düzeye (% 37) kıyasla daha yüksek görülüyor. Bu da Türk aile şirketlerinin büyümek ve rekabetçi olabilmek için yenilikçiliğe ve teknolojiye verdiği önemin bir kanıtı.
  
·                Halefiyet sürecinin yönetimi, hayati öneme sahip - Türk katılımcıların % 41'i işlerin sonraki kuşağa devredilmesinin sorunlara yol açacağı konusunda endişelere sahipken, bu oran küresel düzeyde % 32. Türk aile şirketlerinin % 30'u aile içi anlaşmazlık olasılığını doğal bir sonuç olarak görürken bu oran küresel sonuç olan % 9’a kıyasla çok daha yüksek. Türkiye, araştırmaya katılan diğer ülkeler arasında bu konuda en yüksek hassasiyete sahip ülke durumunda.
 
PwC’nin 2012 Aile Şirketleri Araştırmasında, Kurumsallaşma, Kariyer Planlaması ve Kuşaklar Boyu Sürdürülebilirlik gibi aile şirketlerine özgü konular ile Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Türk aile şirketlerinin gelişimi üzerindeki muhtemel etkileri de ele alınıyor.