Küresel ilaç pazarının en büyük oyuncularından Eli Lilly, aşı ve enfeksiyon hastalıkları portföyünü radikal bir şekilde büyütmek için düğmeye bastı. Şirketten yapılan resmi açıklamaya göre; Curevo, LimmaTech Biologics ve Vaccine Company’nin devralınması konusunda ilgili taraflarla kesin anlaşmaya varıldı. Bu adım, dev şirketin biyoteknoloji dünyasındaki ağırlığını artırırken, bulaşıcı hastalıklara karşı küresel çapta yeni bir dönemin de kapısını aralıyor.
Satın alma planının en yüksek bütçeli ayaklarından birini oluşturan Curevo, özellikle yetişkin nüfusta ciddi sağlık sorunlarına yol açan zona hastalığının önlenmesine yönelik çalışmalar yürütüyor. Şirket, bu alanda büyük umut vadeden "amezosvatein" isimli bir aday aşı üzerinde laboratuvar faaliyetlerini sürdürüyor. Eli Lilly’nin bu yenilikçi teknolojiyi bünyesine katmak için Curevo hissedarlarına, performans kriterlerinin karşılanması durumunda toplamda 1,5 milyar dolara kadar ulaşabilecek bir ödeme yapacağı ifade ediliyor. Eli Lilly'nin radarına giren ve anlaşmanın en büyük payını alan bir diğer stratejik ortak ise Vaccine Company oldu. Nanopartikül tabanlı ileri aşı teknolojileri üzerinde uzmanlaşan şirket, yeni nesil bağışıklık çözümlerinde kilit bir rol oynuyor. İlaç devinin, modern aşı mimarisinde çığır açması beklenen bu platformu tamamen kontrol altına almak adına gözden çıkardığı tutarın 1,55 milyar dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.
BAKTERİLERE KARŞI YENİ KALKAN
Anlaşmanın üçüncü ve küresel sağlık güvenliği açısından en kritik halkasını LimmaTech Biologics oluşturuyor. Dünya genelinde giderek büyüyen bir tehdit haline gelen antibiyotik direncine odaklanan şirket, ilaçlara karşı bağışıklık geliştirmiş bakteriyel enfeksiyonlara karşı yeni nesil aşı çözümleri üretiyor. Eli Lilly, tıp dünyasının en zorlu cephelerinden biri olan bu alanda güç kazanmak için LimmaTech Biologics satın almasında 780 milyon dolara kadar ulaşabilecek bir bütçe öngörüyor.
Satın almaların perde arkasındaki küresel vizyonu paylaşan Eli Lilly Araştırma Laboratuvarları Başkanı Daniel Skovronsky, bu hamlenin sadece bir ticari genişleme olmadığını, aksine şirketin uzun vadeli tıbbi yönelimini yansıttığını vurguladı. Skovronsky, modern tıbbın artık reaktif bir tutumla hastalık sonrasında müdahale etmek yerine, proaktif bir yaklaşımla hastalıkların ortaya çıkmasını en başta engellemeye odaklanması gerektiğine dikkat çekti. Bulaşıcı hastalıkların sadece akut birer sağlık problemi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Daniel Skovronsky, bu rahatsızlıkların insan vücudunda kalıcı izler bıraktığını ifade etti. Pek çok enfeksiyonun, biyolojik olarak tetikleyici rol oynayarak ilerleyen yıllarda nörolojik rahatsızlıklara, belirli kanser türlerine ve hatta üreme sağlığı üzerinde geri dönülemez hasarlara yol açabildiğini belirten Skovronsky, aşıların bu kronik zinciri kırmak için en güçlü silah olduğunu aktardı.
Dünya genelinde tırmanışa geçen antibiyotik direnci nedeniyle bakteriyel enfeksiyonlara karşı mevcut tedavi seçeneklerinin ve ilaçların hızla tükendiğini hatırlatan Skovronsky, aşıların koruyucu bir bariyer olarak her zamankinden daha kritik bir konuma yükseldiğini belirtti. Eli Lilly, satın aldığı bu üç yenilikçi Ar-Ge platformunu kendi küresel üretim gücü, lojistik ağı ve klinik operasyon tecrübesiyle birleştirerek, geleceğin pandemilerine ve dirençli enfeksiyonlarına karşı küresel pazarda dominant bir avantaj elde etmeyi hedefliyor.
patronlardunyasi.com