Aktüel


Toygun ATİLLA
 
Nişantaşı...
 
İstanbul'un dünyaya açılan vitrinlerinden biri. Bugün bu semtte sadece Türkler yaşamıyor. 
 
Londra'dan gelen bir fon yöneticisi de, Dubai merkezli bir aile ofisinin temsilcisi de, Alman otomotiv şirketinin Türkiye CEO'su da, Fransız bir  moda direktörü de Nişantaşı'nda yaşıyor. Anlayacağınız Türkiye'ye gelen expatların tercihi genelde Nişantaşı ve çevresinde oluyor. 
 
 
Bugün onlardan birini hayal ettim. 
 
Sabah evinden çıkıyor, akşamları eve dönerken her zamanki gibi köşedeki kafede kahvesini yudumluyor. O gün, kırmızı tabelada oturduğu caddenin Hüsrev Gerede olduğunu görüyor. İlk işi cep telefonundan googla bakarak Hüsrev Gerede'nin kim olduğunu öğrenmek oluyor. 
 
Karşısına bir hayat hikayesi çıkıyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşlarından biri ile tanışıyor. Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkan kadroda yer alan kurmay subaylardan biri olduğunu , Milli Mücadelenin en önemli isimlerinden ve Cumhuriyet'in ilk diplomatlarından biri olduğunu öğreniyor. 
 
 
Aradan 3-4 hafta geçmiştir. Uluslararası haber sitelerinden birinde "Bennu Gerede müstehcenlikten gözaltına alındı" diye bir haber görüyor. 
 
Önce "Müstehcenlik" sonra da "Gerede" soyadı dikkatini çekiyor. 
 
 
Akşam iş dönüşü her zamanki kafeye gidiyor. Merakını yenememiştir. Orada tanıştığı, arada sırada sohbet ettiği bir Türk'e bir taraftan karşılarında duran kırmızı levhayı, diğer yandan da cep telefonundaki haberi göstererek soruyor:
 
"Bu caddeye ismini veren Hüsrev Gerede ile bu haberde adı geçen Bennu Gerede arasında bir ilişki var mı?" 
 
Türk cevap veriyor: "Evet... Torunu." 
 
Düşünsenize bir asır önce Cumhuriyet'in kuruluş  hikayesinin içinde olan bir soyadı bugün bambaşka bir nedenle bir soruşturma konusunun gündeminde...
 
Hüsrev Gerede anıtı.

Hüsrev Gerede Caddesi, aslında İstanbul’un ekonomi haritasının da önemli noktalarından biri. Cadde üzerinde tasarım ofisleri, mimarlık şirketleri, yaratıcı ajanslar, gastronomi mekânları ve seçkin yaşam alanları bulunuyor. Freedom of Space ve The Space gibi tasarım ve lüks perakende odaklı mağazalar, yaratıcı endüstrilere hizmet veren ofisler ve diplomatik temsilcilikler bu aks üzerinde yer alıyor.

Abdi İpekçi Caddesi.

Caddenin birkaç adım ötesinde ise İstanbul’un lüks ekonomisinin kalbi atıyor. Abdi İpekçi Caddesi… Burada VakkoBeymenLouis VuittonHermèsCartierPradaGucciDiorChanelRolex gibi dünya markaları yan yana sıralanıyor. Yani Hüsrev Gerede’nin adı bugün sadece bir cadde tabelasında yaşamıyor. Türkiye’nin en yüksek kira değerlerinden, en pahalı gayrimenkullerinden ve en prestijli ticaret akslarından birinin tam merkezinde yaşamaya devam ediyor.

Bugün Patronlar Dünyası dahil binlerce haber sitesinde sanki fabrikadan çıkmış gibi tek elden çıkmış, birbirlerini kopyalamış haberleri görünce bu yazıyı yazmak istedim. 

Bennu Gerede’nin "müstehcenlik" suçlaması ile gözaltına alınması bana Gerede soyadını ve sonrasında  Cumhuriyet’ten bugüne, Bandırma Vapuru’ndan Nişantaşı’na, tarihten bugünün manşetlerine uzanan yolculuğu anımsattı. 

patronlardunyas.com