Gündem


STİL CADISI

Ah Ahmet Bey…

Bu sabah Hürriyet’i açtım.

Başlığınız karşımda: “Yaşasın Ankara yazması, yaşasın Güdül motifi.”

Önce hakkınızı vereyim.

Emine Hanım’ın kıyafetlerinin hakkını vermeniz hoşuma gitti.

Bravo.

New York’ta herkes Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi trafiğine bakarken sizin gözünüz Emine Erdoğan’ın başındaki yazmaya, elbisesindeki işlemelere takılmış.

Stil Cadısı birkaç gün önce aynı fotoğrafa bakarken tam da bu ayrıntının altını çizmişti.

Demek ki gözlerimiz aynı yere kaymaya başlamış.

AMAN AHMET BEY, MODA İNCE İŞTİ

Hele konu Anadolu’nun geleneksel tekstilleri olunca daha da ince iştir.

Siz “Güdül motifi” demişsiniz.

Ben biraz kurcaladım.

Cadılıkta birinci kural şudur. Motifin nüfus kâğıdını görmeden memleketini yazmayacaksın.

Güdül üzerine yapılmış akademik çalışmalara baktığınızda karşınıza tek bir “Güdül motifi” çıkmıyor.

Tam tersine, Güdül yöresinin çok zengin bir geleneksel işleme repertuvarı var.

Gazi Üniversitesi’nde Güdül’ün geleneksel işlemeleri üzerine hazırlanmış kapsamlı akademik araştırmada yörede hesap işi, Türk işi ve suzeni örnekleri inceleniyor. Bezeme konuları ise bitkisel, geometrik, nesneli, figürlü ve yazılı olarak sınıflandırılıyor. Düz ve verev pesentten balıksırtına, sarmadan Türk ajuruna, gözeme ve tel kırmaya kadar çok sayıda teknik kayda geçirilmiş.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi akademik kayıtlarında da ayrıca “Güdül İlçesi Türk İşi İşlemelerinden Örnekler” başlıklı bilimsel çalışma bulunuyor.

Yani Ahmet Bey…

Güdül tek bir motif değil, başlı başına bir işleme dünyası.

ANKARA YAZMASI DEMEK DE AZ ŞEY DEĞİL

Ankara yazmacılığının da kendine ait tarihsel desen repertuvarı var.

Örneğin akademik yazmacılık araştırmalarında geyik figürlü Ankara yazmaları açık biçimde belgelenmiş durumda. Üstelik geyik yalnız Ankara’ya özgü değil, Tokat, Kastamonu ve Elazığ yazmalarında da görülüyor. Yani bir motifi gördüğünüz anda yalnızca şekline bakıp coğrafi kimlik çıkarmak her zaman mümkün değil.

İşte moda dediğiniz şey bazen tam burada başlıyor.

Bir kumaşın renginden önce hikâyesini bilmekte…

Bir işlemenin yalnız güzelliğine değil, tekniğine, motifine, kompozisyonuna ve geldiği geleneğe bakmakta.

HAKKINIZI YEMEYECEĞİM

Emine Erdoğan’ın New York’taki tercihinde asıl güzel olan da bu.

Anadolu’nun geleneksel tekstil hafızasından gelen bir unsuru, uluslararası diplomasi sahnesinde çağdaş bir kıyafetin parçası haline getirmesi.

Ben birkaç gün önce bunun hakkını vermiştim.

Şimdi siz de vermişsiniz.

Bravo Ahmet Bey.

Ancak…

Bundan sonra motif işine girecekseniz dikkatli olun.

 Stil Cadısı oralarda dolaşıyor.

Bir gün “Güdül motifi” dersiniz…

Cadı çıkar: “Hangisi Ahmet Bey?” diye sorar.

Moda ince iştir. Cadılık daha da ince.

Bir tehlike daha var. Onu da anlatayım.

Bugün Güdül motifini araştırırsınız, yarın kendinizi bir devlet yemeğinde smokinlerin paça boyuna bakarken bulursunuz.

Sonra bir bakmışsınız…

Hürriyet’te köşe yazmak yetmiyor, eliniz süpürgeye gidiyor.

Süpürgeme ortak etmem ama yanımıza park ettiririz :)

patronlardunyasi.com