Ortadoğu'daki çatışmaların yeniden tırmanması, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden piyasaların merkezine taşıdı. Bölgede enerji akışının kesintiye uğrayabileceği endişesi petrol fiyatlarını yukarı iterken, yatırımcılar da yükselen enerji fiyatlarından fayda sağlayabilecek şirketlere yöneldi.
Brent petrolün varil fiyatı 1 Eylül'de yüzde 7,8 yükselerek 95 doların üzerine çıktı. WTI tipi ham petrol de 90 dolar seviyesini aştı. Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek uzun süreli bir arz kesintisi ihtimali, petrol piyasasında risk priminin hızla yükselmesine neden oldu.
ENERJİ HİSSELERİ ÖNE ÇIKTI
Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, enerji şirketlerinin hisselerine de yansıdı. Yatırımcılar, yüksek petrol fiyatlarının gelir ve kârlılıklarını destekleyebileceği beklentisiyle enerji sektörüne ağırlık verirken, sektör ABD borsalarının geri kalanından belirgin biçimde ayrıştı.
Hürmüz krizinin etkisiyle enerji hisselerinde yaşanan yükseliş, S&P 500 endeksinin genel performansının birkaç katına ulaşan getirileri beraberinde getirdi. Böylece enerji sektörü, jeopolitik riskin piyasada yarattığı en belirgin kazanç alanlarından biri haline geldi.
2 Eylül'deki işlemlerde de S&P 500 yüzde 0,71 gerilerken enerji sektörü yüzde 1,54 yükseldi. Aynı seansta altyapı yüzde 0,86, sağlık yüzde 0,66 ve temel tüketim yüzde 0,23 değer kazandı.
YATIRIMCILARIN ROTASI DEĞİŞTİ
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler yalnızca petrol fiyatlarını değil, hisse senedi piyasasındaki yatırımcı davranışını da etkiliyor. Enerji maliyetlerinin yükselmesi, özellikle enerji üreticilerini desteklerken petrol tüketimi yüksek sektörler açısından ise maliyet baskısı yaratıyor.
Bu nedenle yatırımcıların son dönemde büyüme ve teknoloji hisselerinden daha defansif ve emtia bağlantılı alanlara yöneldiği görülüyor. Jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde enerji şirketlerinin nakit akışlarının petrol fiyatlarına doğrudan bağlı olması, bu şirketleri portföylerde öne çıkarabiliyor.
ABD borsalarında yaşanan bu ayrışma, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin sadece enerji piyasasını değil, hisse senedi piyasasının sektör dağılımını da değiştirdiğini gösteriyor.
KRİZİN SEYRİ BELİRLEYİCİ OLACAK
Piyasaların bundan sonraki yönünde ise Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler kritik önem taşıyor. Boğaz üzerinden enerji sevkiyatının ne ölçüde sürdürülebileceği, petrol fiyatlarının mevcut seviyelerde kalıp kalmayacağını belirleyebilecek en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
ABD ile İran arasındaki çatışmaların yeniden tırmanmasıyla arz kesintisi ihtimalinin güçlenmesi, petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı artırmış durumda. Daha önceki süreçlerde boğazdaki trafik yeniden hızlandığında ise petrol fiyatlarının gerilediği görülmüştü.
Dolayısıyla enerji hisselerindeki güçlü yükselişin kalıcı olup olmayacağı, büyük ölçüde Hürmüz Boğazı'ndaki krizin ne kadar süreceğine bağlı olacak. Gerilimin azalması ve petrol arzının normale dönmesi halinde enerji hisselerindeki yükselişin bir bölümünün geri verilmesi, krizin derinleşmesi durumunda ise sektörün yeniden piyasanın geri kalanından pozitif ayrışması beklenebilir.
patronlardunyasi.com