Basra Körfezi'nin ağzındaki Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlattığı saldırılar öncesinde dünyadaki günlük petrol tüketimi ve LNG ticaretinin yüzde 20'si ile deniz yoluyla yapılan gübre ticaretinin 3'te biri, Hürmüz Boğazı'ndan geçiyordu.
Savaşın 100'üncü gününe girildiği 7 Haziran itibarıyla küresel ticaret için stratejik konumda bulunan Hürmüz Boğazı'nda günlük ticari gemi geçişleri oldukça kısıtlı sayıda gerçekleşirken, Boğaz'ı geçen gemiler için ana yöntem İran'a ödeme yapmak veya diplomatik müzakere yoluyla çözüm bulmak üzerine şekillendi. Hürmüz Boğazı'nda gemilerin bir kısmı Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) kapalı halde geçiş yaparken, bu dönemde İran'ın kara sularında gemiler için oluşturduğu "İran rotası" olarak nitelendirilen yeni bir güzergah ortaya çıktı. Gemilerin bir kısmı ise Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından belirlenen rotayı kullanmaya devam ediyor.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD) verilerine göre, 1-27 Şubat arasında Hürmüz Boğazı'ndan günde ortalama 129 gemi geçiş yaptı. İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre ise Hürmüz Boğazı'ndan tarihsel ortalamada günde 138 gemi geçiyordu. Savaşın 100 gününde Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerinin bilançosu, trafiğin savaş öncesi seviyelere göre yüzde 90'dan daha fazla gerilediğini ortaya koydu. Veri analitik şirketi Kpler'in verilerinden derlenen bilgilere göre, 7 Haziran Türkiye saatiyle 09.00 itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndan savaşın başından beri 988 ticari gemi geçiş yaptı, bunların 84'ünü konteyner gemileri oluşturdu.
Böylece, ortalamaya bakıldığında savaşın 100 gününde Boğaz'daki günlük gemi geçişleri 10 oldu. Yaklaşık 1000 gemi normal şartlar altında Boğaz'daki bir haftalık trafiğe denk geliyor. Boğaz'ı geçen gemiler arasında gölge filo veya yaptırım kapsamında yer alan gemilerin ağırlığı görülüyor.
GEMİ TRAFİĞİNDE TARİHİ DÜŞÜŞ
ABD/İsrail-İran Savaşı'nın 28 Şubat'ta başlamasının ardından Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişleri sert şekilde düşüş gösterdi. 28 Şubat'ta 78 gemi Boğaz'dan geçerken, bu rakam 1 Mart'ta 30 ve 2 Mart'ta 13 oldu.
Gemi geçişlerinin takip eden günlerde 2'ye kadar gerilediği görüldü. 1 Mart'ın ardından 18 Nisan da 27 gemiyle savaş döneminde en yoğun trafiğin yaşandığı gün olarak kayıtlara geçti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, 17 Nisan'da Lübnan'daki ateşkes doğrultusunda, ateşkes süresinin sonuna kadar Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını bildirmiş, ABD Başkanı Donald Trump da Boğaz'ın tamamen açıldığını ancak İran'la anlaşma süreci tamamlanana kadar ABD ablukasının süreceğini belirtmişti.
Ancak İran 18 Nisan'da ABD'nin İran limanlarına giden veya bu limanlardan hareket eden gemilere yönelik abluka kalkana kadar Hürmüz Boğazı'nın "kapalı kalacağını" açıklamıştı. Savaşın 100 günlük döneminde sadece bir geminin geçtiği 7 Mayıs ise Boğaz'daki trafiğin en düşük olduğu gün olarak kaydedildi. Savaşın başlamasından bu yana Boğaz'dan geçen gemilerin ana ticaret rotasını Körfez'deki üreticilerle Asya ve Afrika'daki belirli ülkeler oluştururken, Hürmüz Boğazı'nda Batı ülkeleriyle ticaret neredeyse silindi.
EN ÇOK PETROL GEMİLERİ OLUŞTURDU
Savaşın 100 gününde Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin 456'sını petrol ve petrol ürünleri taşıyan gemiler oluşturdu. Boğaz'dan 28 Şubat'ta 50 ham petrol ve petrol ürünü gemisi geçerken, bu rakam 1 Mart'ta 17'ye, 2 Mart'ta 6'ya ve 3 Mart'ta 2'ye kadar geriledi. Bu dönemde Boğaz'dan petrol ve petrol ürünleri gemisinin geçiş yapmadığı günler de oldu.
Söz konusu geçişlerde İran limanlarından kalkan yüklü gemiler çoğunluk oluştururken, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt, Umman, Suudi Arabistan ve Katar'dan hareket eden gemiler de Boğaz'dan geçti. Petrol ve petrol ürünleri taşıyan gemiler Boğaz'dan geçerek başta Çin, Hindistan, Singapur, Güney Kore, Japonya, Vietnam, Pakistan, Malezya, Tayland ve Myanmar gibi ülkelere gitti.
Savaşın başlamasının ardından İran'ın saldırılarında Körfez'de zarar gören enerji altyapısı nedeniyle bölgedeki üretimde önemli kayıp yaşandı.
Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin büyük kısmını oluşturan Katar'daki LNG tesisinde üretimin durmasıyla, Boğaz'dan günlerce LNG gemisi geçmedi. 28 Şubat'ın ardından ilk LNG gemisi 2 Nisan'da Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yaptı. Savaşın 100 gününde Boğaz'dan sadece 18 LNG gemisi geçti. Bu da söz konusu dönemdeki toplam geçişlerin yaklaşık yüzde 2'sine karşılık geldi. Hürmüz Boğazı'ndan geçerek Körfez'den çıkan yüklü LNG gemileri Pakistan, Hindistan, Çin ve Japonya'ya gitti.
Hürmüz Boğazı'ndan aynı dönemde geçen 149 LPG gemisi toplam geçişlerin yüzde 15'ini oluşturdu. Hürmüz Boğazı'nı geçen yüklü LPG gemileri en fazla İran olmak üzere, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt limanlarından hareket etti. Söz konusu gemilerin rotasında Pakistan, Hindistan, Çin, Malezya, Endonezya, Umman, Cibuti, Somali ve Şili yer aldı.
Boğaz'dan geçiş yapan gemilerin yüzde 28'ine karşılık gelen 281 gemiyi kuru yük gemileri oluşturdu. Bu dönemde Hürmüz Boğazı'ndan geçen kuru yük gemileri diğer yakıtlara göre daha çeşitli rotalar oluşturdu. Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, İran, Hindistan, Suudi Arabistan, Türkiye, Kanada, Tayland, Ukrayna, Brezilya, Arjantin, Çin, Umman, Tanzanya, Endonezya ve Irak dahil farklı ülkelerden yüklenen gemiler ticaret akışını sürdürdü. Ayrıca savaşın başlamasının ardından Körfez'de mahsur kalan 10'a yakın yolcu gemisi de bu dönemde Boğaz'dan geçti.
patronlardunyasi.com