Kültür-Sanat


Feramuz ERDİN

Sanat dünyasının kalbi bu kez bir futbol finalinde değil, müzayede salonunda attı.

Barbier-Mueller koleksiyonuna ait La Chaise Lorraine isimli eser için başlayan açık artırma kısa sürede tam anlamıyla psikolojik savaşa dönüştü.

129.5 x 89.2 santimetre ölçülerindeki, kanvas üzerine yağlı boya çalışma için ilk teklif 21 milyon dolar oldu. Ardından telefonlar devreye girdi. Salon içindeki koleksiyonerler, telefon hattındaki temsilciler ve kimliği açıklanmayan alıcılar arasında geçen mücadele yalnızca 10 dakika sürdü ama sanat piyasası açısından aylarca konuşulacak bir sonuca dönüştü.
Çekiç tam 41.5 milyon dolarda indi. 
Bu tabloya neden bu kadar büyük bir savaş verildi?

Çünkü bu eser sıradan bir Matisse işi değil.
Henri Matisse yalnızca bir ressam değil, modern sanatın yönünü değiştiren isimlerden biri olarak kabul ediliyor.

Picasso ile birlikte 20’nci yüzyıl sanatının en büyük iki devinden biri sayılan Matisse, özellikle renk kullanımıyla sanat tarihinde yeni bir çağ açtı.

“Renk duygunun kendisidir” yaklaşımı onun sanat anlayışının merkezindeydi.

1919 tarihli bu eser ise Matisse’in savaş sonrası dönemine ait olması nedeniyle ayrı önem taşıyor. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa yeniden şekillenirken, sanat dünyası da karanlık ve ağır klasik anlayıştan uzaklaşıp daha özgür, daha duygusal ve daha modern bir dile yönelmişti.

“La Chaise Lorraine” tam da o dönemin ruhunu taşıyor.

Tablodaki sakin iç mekan dili, dengeli kompozisyon ve renk geçişleri sanat tarihçilerine göre Matisse’in “olgunluk dönemi”nin önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.

Özellikle son yıllarda Körfez ülkeleri, Amerikan hedge fon milyarderleri ve Asyalı koleksiyonerlerin modern sanat eserlerine agresif biçimde yönelmesi fiyatları tarihi seviyelere taşıdı.

Çünkü bazı koleksiyonerler için bir Matisse tablosu, Manhattan’daki gökdelen ya da Londra’daki malikâneden daha prestijli kabul ediliyor.

1869 ile 1954 yılları arasında yaşayan ünlü Fransız ressam Henri Matisse, geçirdiği bir ameliyat sonrasında hayatını çoğunlukla yatağa bağlı olarak geçirmişti.

patronlardunyasi.com